Parveke / Paylaş / Share
Ülkemin alnına vuran busedir Karadeniz’in dalgaları
öyle sert vurur ki
öpe öpe çatlatacak sanırsın topraklarımı
sanırsın ki bin yıldır ülkeye hasret
sanırısn ki ölümüne sevdalı
kıyılarına kıyılarına Kolhetya’nın
öyle sert vurur ki
Botan’a Basra’ya varmak ister sanırısn
gerçekte Kalkanlı’ya Kaçgar’a sevdalıdır
ama yanıltır seni
öyle sanırsın.
Bir de kupkuru olmuş dudaklarıma vur
o ejderha dalgalarını
bir de yüreğime serp sularını
akıntılarından ve dalgalarından
bir mektup bırakayım şişenin içine
sürükle al götür
ötele ötelere
öte kıyıların insanlarına
benden selam olsun
dillerini bilmediğim
insanlarına öte kıyıların.
Kötü kötü söyletme insanı
mavimsi kıpırdanışına karşı
bak çay bahçeleri yemyeşil
haydi sarıl yeşile
kucakla yeşili
vur hiç çekinmeden dalgalarını
yeşilte yeşilte vur
vur mavi mavi.
Kırma n’olur kalbimi Karadeniz
biraz merhamet göster
akıntılarında sürükle beni
sürükle al götür
uzaklara çok uzaklara
zulmün ve sömürünün
kula kulluğun
ve ölümden de beter ihanetin olmadığı
adını bilmediğim
ve hiç duymadığım uzak diyarlara
al götür beni.
18 Nisan 1993
GÜLİSTAN

Parveke / Paylaş / Share