Parveke / Paylaş / Share
Bir tufan Yâ Râb! Akıyor ab-ı lânet,
Ayasında miskin kılıç, od û puttan minnet.
Beriden müthiş bir akın, “Lâ İlâhe İllallâh” sesleri,
Bunlar muhatarasız, Bedr’in muharibleri,
Bunlar dün ağlamışlar, bugün gülmek isterler,
Bunlar cennet bahçesinde, herbiri ins-i muhayyer,
Bunları anlamak için, imansı idrak gerek,
Bunları anlatmak için, zar-ı lâl bülbül gerek,
Bunlar ki tüm tâğutlara büyük korku salmışlar,
Bunlar ki cenneti, canlarıyla satın almışlar,
Bunlar en ali muhacerete kanlı bilet alırlar,
Bunlar ki ölümsüzler, ölüme dünden hazırlar,
Bunların Allâh’a fedâya, canları her dem hazırdır,
Bunları siper örten, inançlarındaki nasırdır.
Tarih mi yargılanmaktadır bu ufacık Bedir’de,
Kahramanlık üçgenidir bu: Hamza – Ali – Ubeyde,
Melekler ordusudur gelen gökten yere son hızla,
Üç kat fazla olan düşmandan üç kat fazla,
Eğri kılıçta doğruluk, dâvette ilâhî hikmet,
Bu kanlı GÜLİSTAN adeta, insanlar demet demet.
Yâ Râb! O ne müthiş manzara, göz görmezse inanmaz,
Mahşer yekvücûd olmuş, us-i beşer ulaşmaz,
Bu herkesin itimadı, gönüllere sefâdır,
Bu en öndeki cevher, Mûhâmmed Mustafa’dır.
13 Mart 1989
GÜLİSTAN

Parveke / Paylaş / Share