Hollanda’da yayınlanan günlük De Kanttekening gazetesinin İbrahim Sediyani ile yaptığı röportajı sizler için tercüme ettirdik.
Hollanda’da yayınlanan günlük De Kanttekening gazetesinin yeni çıkan “Frizya ve Günümüzde Frizler” adlı kitabı hakkında gazeteci – yazar İbrahim Sediyani ile yaptığı ve bugün yayınlanan röportaj. Almanca yapılan ve Flamanca yayınlanan sohbeti sizler için Türkçe’ye tercüme ettirdik.
* * *
Kürt gazeteci İbrahim Sediyani’nin Frizler’le arasında gönül bağı var. O’na göre Frizler’in kurtuluş mücadelesi Kürtler’inkine benziyor. Yakın zamanda Frizya hakkında bir kitap bile yayınladı: “Frizya ve Günümüzde Frizler”.
Şu anda Almanya’da yaşayan Sediyani, kitabında, Ortaçağ’ın başlarındaki “Magna Frisia” (Büyük Friz İmparatorluğu)’dan günümüze dek Frizya tarihini anlatıyor. Redbad gibi ünlü Friz krallarını ve “Grutte Pier” (Büyük Pier) lakaplı Pier Gerlofs Donia (1480 – 1520) gibi Friz özgürlük savaşçılarını anlattığı bu kitabı kaçırılmamalı.
Ewout Klei / DE KANTTEKENING
– Frizya hakkında bir kitap yazma fikri sizde nasıl oluştu?
– Frizya’yı her zaman ilginç buldum. Frizya’yı seviyorum. Bu konuda çok şey okudum. Fakat Frizya hakkında henüz Türkçe hiçbir kitap yoktu. Kitabım yayınlanmadan önce Türkiye’de kimse Frizler’i bilmiyordu. Bu yüzden bu konuda bir kitap yazmak istedim.
– Frizya’nın en çok neyini seviyorsun? Göller? Wadden Adaları? Ya da başka birşey mi?
– Adalarını, insanlarını, göllerini, köylerini, yel değirmenlerini, doğasını… Frizya’da kendinizi sanki bir filmdeymiş gibi hissediyorsunuz. Gerçekten güzel bir doğası var. Oraya gitmeyi seviyorum. Fakat bir büyük eksikliği var, özellikle Kürdistan’dan gelen biri için büyük yoksunluk: Dağ yok.
– Frizya’nın “Elfstedentocht” (Onbir Şehir Turu) var. Kürtler’in de böyle şeyleri var mı?
– Biz Kürtler’in 21 Mart’ta baharın başlangıcını kutladığımız Newroz’u var. Her yıl kutladığımız millî bayramımız bu. Ancak Frizya’daki “Onbir Şehir Turu” maalesef yirmi yıldan fazla bir süredir yapılmamaktadır.
– Kürt okuyucular kitabınız hakkında ne düşünüyor?
– Kitabım iki aydır piyasalarda. Kürt okuyuculardan olumlu tepkiler aldım. Artık Frizya’nın nerede olduğunu biliyorlar. Ve daha fazla farkındalık var: Kürtler kendi devletleri olmayan tek halk değiller.
– Devletsiz uluslar: Frizya’ya olan ilginizin başlangıç sebebinin de buradan geldiğini okudum.
– Doğru. Dünyada yaklaşık 200 ülke var. Hepsi de savaşlarla şekillendiler ve sınırları masa başında çizildiler. Fakat kendi devletleri olmayan 200 ulus da var. Dünya haritasında onları göremiyorsunuz: Kürtler, Frizler, Sorblar, Katalonlar ve Basklılar, Asurîler, Beluclar ve Keşmirliler, Rohingyalar, Uygurlar vb. Bu azınlık halklara karşı güçlü bir hayranlık duyuyorum. Bir ülkeye gittiğimde kültür, etnik köken, dil hakkında herşeyi bilmek istiyorum. Yazdığım şiirler de bu azınlık halklar üzerinedir.
– Kürt medyasından “Kurdistan 24”e yaptığınız açıklamada, Frizya ve Kürdistan’ın ortak noktaları olduğunu söylediniz. Her iki ulusun bağımsız olmamaları dışında bu benzerlikleri nelerdir?
– Her iki ulus da bölünmüş durumda. Kürtler Türkiye, Suriye, Irak ve İran’a yayılmıştır; Frizler de Hollanda, Almanya ve Danimarka’da. Her iki halk da uzun süredir devam eden ve kendi dillerini ve kültürlerini korumak için mücadele ettikleri bir asimilasyon süreciyle uğraşıyor.
– Frizya ve Kürdistan arasındaki farklar nelerdir?
– Frizler’de asimilasyon süreci daha güçlü. Kürtler’in çoğu Kürtçe konuşuyor, ama birçok Friz artık kendi dilini konuşamıyor. Ancak, Kürtler Ortadoğu’da yaşarken, Frizler üç demokratik ülkeye (Danimarka, Almanya, Hollanda) yayıldıkları için şanslılar. Türkiye ve Irak tam olarak demokratik değil, Suriye ve İran diktatörlüktür. Bir diğer önemli fark ise Frizler’in yaklaşık 1, 5 milyon, Kürtler’in ise 60 milyon olduğu.
– Frizler’in PKK benzeri bir hareketi yok. Bu aynı zamanda karakteristik bir fark değil mi?
– Aslında Frizler bunu gerekli görmüyorlar, çünkü demokratik ülkelerde yaşıyorlar.
– PKK hakkında ne düşünüyorsunuz?
– PKK ile hiçbir ilgim yok ve desteklemiyorum. Ben bir yazarım, bir demokratım.
– Almanya’da özgürlükçü bir Kürt olabilir misiniz? Yoksa bu duruş Bozkurtlar ve benzeri milliyetçi Türkler tarafından tehdit unsuru mu olur?
– Benim konumum Kürt aktivistlerden farklı. Herhangi bir Kürt derneğine ya da partisine katılmadım. Tarih ve kültür hakkında kitaplar yazıyorum. Bu yüzden tehdit ve benzeri şeylerden muzdarip olmadım. Siyasî bir tehlike olarak görülmüyorum.
– Ama elbette bu konularda bir fikriniz vardır. Ne de olsa Kürdistan’dan da bahsediyorsunuz.
– Benim çizgim, özgürlüğü ve demokrasiyi, uygarlığı savunmak, herkes için dînî özgürlüğü ve azınlık haklarını desteklemektir. Barışı da çok önemli buluyorum. Herkes bunun üzerinde çalışmalı. Silahım kılıç değil kalemdir.
– Kürdistan’ın bağımsız bir devlet olmasını ister misiniz?
– Tabiî ki bağımsızlıktan yanayım. Ben Kürd’üm. 60 milyon Kürt var. Bizler de kendi kaderimizi kendimiz belirleme hakkına sahibiz.
– Ama bu politik olarak mümkün mü?
– Yakın zamanda olmaz. Kürtler’in Irak ve Suriye’de özerkliği var. Ancak Irak’ta Kürt bölgelerini bağımsız kılmak için yapılan Referandum sonrası Irak ordusu bize saldırdı. Suriye ve Irak’ta, özerklik, şimdilik ulaşılabilmiş en yüksek statüdür. Türkiye ve İran’da bu kolay değil, çünkü çok daha güçlü devletler. Ama umarım zamanla değişir.
– Frizya bağımsız bir ülke mi olmalı? Yoksa şimdiki gibi mi kalmalı?
– Frizler buna kendileri karar vermelidirler. Eğer bağımsız olmak istemiyorlarsa, bunu yapmamalılar. Ama ilkesel olarak Katalonlar’ın bağımsızlık hakkı olduğu gibi, Frizler’in de vardır.
– İnanıyorum ki okuyucularımızın birçoğu kitabınızın Kürtçe, Flamanca ve – tabiî ki – Frizce çevirilerini bekliyor. Ne zaman çıkıyorlar?
– Bu Kürdistan, Hollanda ve Frizya’daki yayıncılara bağlıdır. Tabiî ki iyi olurdu. Ve benimle iletişime geçebilirler. Ancak inisiyatif onlara aittir.
(*) Röportajın Flamanca orijinalini şu linkten okuyabilirsiniz:
Ewout Klei
DE KANTTEKENING
20 MAYIS 2020