25 NİSAN
ARJANTİN
Dünden kalan tüm yorgunluğumuza rağmen, bugün de her zamanki gibi sabah erkenden kalkıyoruz.
Gezi arkadaşım, can dostum güzel insan sevgili Yaşar Gülen ile beraber, bu yeni günümüzde, ilk işimiz, her sabah ilk olarak yaptığımız gibi, otelde güzel bir kahvaltı yapmak.
Amérian Buenos Aires Park Hotel adlı otelimizin 1. katında bulunan kahvaltı salonuna iniyor ve orada kahvaltımızı yapıyoruz,
Bugün gezmeyeceğiz, başka türlü bir gün yaşayacağız. Sadece Arjantin’de değil, tüm dünya çapında meşhur olan bir kitlesel gösteriye, eyleme katılacağız. Dün “turist” takılmıştık, bugün de “terörist” takılacağız.
Arjantin’de 42 yıl önce gerçekleşen askerî darbede izlerini kaybettikleri yakınlarının bulunması için 41 senedir her hafta eylem yapan Arjantinli annelerin başkent Buenos Aires’teki eylemine katılacağız.
Arjantin’de “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) olarak anılan kayıp yakınları yaşlı anneler, 41 senedir her Perşembe günü Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)’da eylem yapıyorlar.
Bugün Perşembe, 2141. eylemlerini yapacaklar ve biz de katılacağız, “Sediyani Haber” ekibi olarak.
Hem tarihî bir olaya tanıklık edeceğiz ve hem de bu tarihî olayın katılımcılarından olup tarih yazacağız.
Annelerin eylemi, öğleden sonra saat 15:00’te başlayacakmış. Kahvaltıdan sonra otelde oturup kahve içiyor, sohbet edip vaktin gelmesini bekliyoruz. Bir yere çıkmıyoruz. Çünkü bugün tek işimiz bu ve o eyleme katılmaktan başka hiçbir şeyle meşgul olmayacağız.
Nihayet vakit geliyor ve Mayıs Meydanı (İsp. Plaza de Mayo)’na doğru yürümeye başlıyoruz. Mayıs Meydanı (Plaza de Mayo), zaten otelimize yürüyerek birkaç dakikalık mesafede.
Mayıs Meydanı’na geldiğimizde, eylem için toplanan insanların yavaş yavaş meydana akın ettiklerini görüyoruz.
Heyecanlıyız. Biz de katılıyoruz aralarına. Göstericiler bizi çok sıcak karşılıyorlar.
Eylem başlamadan önce, çitlere ve duvarlara, anıtlara afişlerin asılmasında organizatörlere yardım ediyoruz. Eylem öncesi son hazırlıklar yapılıyor.
Meydanın orta yerine bütün kayıpların isimlerinin yazılı olduğu büyük bir bez yerleştiriliyor.
Sonra kimi yetkili insanlarla röportajlar gerçekleştiriyoruz. Bugün “seyyah” değil, “gazeteci”yiz; “turist” değil “eylemci”yiz.
Arjantin’de “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) olarak anılan kayıp yakınları yaşlı annelere Türkiye’de aynı amaçla her hafta eylem yapan “Cumartesi Anneleri”ni anlatıyoruz. Arjantin’deki eylemin organizatörlerine, Arjantin’deki siyasî partilerin temsilcilerine, devrimci hareketlerin liderlerine, Arjantin eski bakanlarına ve milletvekillerine, Arjantin medyasına ve Arjantinli annelere Türkiye’deki “Cumartesi Anneleri”ni ve mücadelelerini anlatıp, Arjantinli kayıp annelerine Türkiye’deki kayıp annelerinin selamlarını iletiyoruz, Arjantin’deki kayıp annelerinden de Türkiyeli kayıp annelerine selam getiriyoruz.
Ve eylem başlıyor…
Buenos Aires’te annelerin kalbi bu meydanda atıyor. Arjantin televizyonları ve gazeteleri annelerin eylemine büyük ilgi gösteriyor.
Arjantin’de 42 yıldır susmayan çığlık. Bu meydan 42 yıldır susmadı, susmayacak…
Irkçılığa, faşizme ve militarizme karşı annelerin onurlu direnişi…
* * *
1976 Askerî Darbesi, Arjantin tarihinin en karanlık ve en kirli sayfası.
1973’te Genelkurmay Başkanı olmuş ve 1975’te Başkomutanlık’a atanmış olan General Jorge Rafael Videla Redondo (1925 – 2013) öncülüğünde, Arjantin’de 24 Mart 1976 tarihinde askerî darbe oldu.
Ordunun yönetime el koymasıyla María Estela Isabel Martínez Cartas de Perón (1931 – halen hayatta) cumhurbaşkanlığından uzaklaştırıldı. General Jorge Rafael Videla, General Orlando Ramón Agosti Echenique (1924 – 97) ve Amiral Emilio Eduardo Massera Padula (1925 – 2010) ile birlikte oluşturduğu üç kişilik bir askerî cuntanın başı olarak devlet başkanlığını üstlendi. Ülkede düzen yeniden kurulduktan sonra sivil yönetime geçileceğini açıkladı; Ulusal Kongre’nin çalışmalarını durdurdu ve yasama yetkilerini 9 kişiden oluşan bir askerî komisyona devretti. Mahkemelerin, siyasî partilerin ve sendikaların çalışmaları durduruldu; bütün önemli görevlere subaylar atandı. Yalnızca Mart ayının son haftasında yolsuzluk suçlamasıyla 4 bin kişi tutuklandı. Bundan sonra ekonominin canlanması amacıyla Peronizm’in düzenlemelerine son vererek serbest pazar ekonomisini güçlendiren önlemler aldı. Bu önlemlerin bir ölçüde başarılı olmasına karşın emekçilerin hoşnutsuzluğu sürdü.
Askerî darbe sonucunda kurulan askerî rejim, başta Sol düşünceli insanlar olmak üzere muhaliflere karşı “Millî Yeniden Örgütlenme Dönemi” (İsp. Proceso de Reorganización Nacional) adını verdiği, muhaliflerin ve tarafsız çevrelerin “Kirli Savaş” (İsp. Guerra Sucia) olarak adlandırdığı bir devlet terörü uygulamaya başladı. ABD destekli bu kirli savaş, 1976 – 83 arası 7 yıl kadar sürdü.
Bu dönemde devlete bağlı askerler, polisler, birtakım sağcı gruplar ve Arjantin Antikomünist İttifakı, Sol düşünceyle ilişkili olduğunu düşündükleri kişileri kaçırıp öldürmekteydi. Bu kanlı dönemdeki ölü sayısının 7.000 ilâ 30.000 kişi arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte baskı altına alınan veya işkence gören sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler, Marksistler ve Peronistler’le birlikte bu sayının 150.000 – 250.000 arasında olduğu belirtilmektedir.
Öldürülen ya da kaçırılan kişilerin aileleri çocuklarını bulmak için onyıllarca süren mücadeleler vermişlerdir.
30 Nisan 1977 tarihinde başkent Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)’da toplanan kayıp anneleri, başlarına beyaz başörtüler bağlayarak büyük bir gösteri düzenlediler ve kayıp olan yakınlarının bulunmasını istediler. Bunlara “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) dendi.
Bu gösteriyle birlikte “Madres de Plaza de Mayo” hareketi doğdu. O günden sonra her hafta bu eylemi gerçekleştiren anneler, her Perşembe günü Arjantin yerel saatiyle 15:00 – 16:30 arasında Plaza de Mayo isimli meydanda toplanıp gösteri yapıyorlar.
Arjantin’deki 7 yıllık askerî cunta rejimi, 30 Ekim 1983 tarihine kadar sürdü.
Mart 2016’da Vatikan yönetimi, “Kirli Savaş”a dair gizli olan arşivlerini açma kararı almıştır.
İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre 1976 – 83 diktatörlüğü sırasında çoğunluğu rejim karşıtı 30 bin Arjantinli kayboldu. Diktatörlük döneminde hamile kadınları öldürmek, kendilerini “Batılı ve Hristiyan” olarak tanımlayan ordu mesupları tarafından yasaklanmıştı. Bunun yerine hamile aktivistleri doğurana kadar ellerinde tutup doğumdan sonra öldürüyorlar; doğan bebekler de yetiştirilmek üzere çocuksuz ordu mensuplarına veriliyordu. Bu yolla rejim düşmanlarını tamamen imhâ edeceklerine inanıyorlardı. Bu şekilde yaklaşık 500 bebek, öz ailelerinden koparılıp ordu mensuplarınca yetiştirildi.
1976 darbesi sırasında işlenen suçlar Arjantin’da derin izler bıraktı. Üzerinden 45 yıl geçmesine rağmen ülke hâlâ yaralarını sarmaya çalışıyor. Son 10 yılda 600’den fazla ordu yetkilisi insanlık suçu işledikleri için tutuklanırken, 1000’den fazlası hakkında dâvâ açıldı. Fakat Arjantin’de adaletin sağlanması için süre giderek daralıyor. Diktatörlük zamanında katliâmlara katılanların 227’si ölürken birçoğu 90’lı yaşlarına ulaştı bile.
Örneğin 1970’lerin sonunda başkent Buenos Aires’e 200 km uzaktaki Parana Delta’sının farklı adalarında çalışan bir görgü tanığı, o günlerde tanık olduklarını şöyle anlatıyordu: “Askerî uçakların, bölgeye garip paketler attıklarını hatırlıyorum. İçlerinde ne vardı bilmiyordum. Sonra bu paketlerin, nehir kenarlarında sürüklendiğini gördüm. Birini açtığımda ödüm patladı. Paketlerin içinde cesetler vardı.”
Bu kan donduran olaylar, 1976 – 83 yılları arasındaki faşist askerî cunta döneminde yaşandı. Cunta, “Kirli Savaş” dönemi olarak bilinen o yıllarda siyasî muhaliflere karşı kanlı operasyonlar yürütüyordu. Resmî rakamlar, dönem içinde neredeyse 20 bin kişinin “kaybolduğunu” belirtirken, gerçek rakamın ise en az 30 bin olduğu tahmin ediliyor. Hükûmet dışı bir kuruluş olan Arjantin Adlî Antropoloji Ekibi şimdiye kadar 600’den az kişinin bulunup kimliklerinin belirlendiğini açıklıyor.
Kayıplar, onyıllar boyunca Arjantin toplumunda, özellikle de kayıp aileleri üzerinde derin bir yara bıraktı. Tutuklananlar, benzer akıbetlerle karşılaştılar. Birçoğu evlerinden gece yarısında alınmış, gizli gözaltı merkezlerinde işkenceden geçirilmiş ve daha sonra cesetleri uçaklardan atılmıştı. Yıllar süren soruşturmaların ardından, bazı cesetlerin dinamitlerle tahrip edildiği, diğerlerinin bilinmeyen toplu mezarlara gömüldüğü, ancak çoğunluğunun uçaklardan Atlas Okyanusu’na atıldığı biliniyor.
Askerî dikta, ölüm kamplarında Nazi dönemini hatırlatan yöntemlerle organize cinayetlere girişmişti. Doktorlar tarafından vücûtlarına sinir sistemini etkileyen sedatif enjekte edilen birçok muhalif, canlı canlı Atlas Okyanusu’nun dondurucu sularına atılmıştı.
Darbenin ardından, Arjantin karakollarındaki tüm polisler ordu tarafından mülakata tabi tutuldu. Birçoğu bu dönemde insan hakları ihlallerine karıştıkları için mahkûm oldular.
Birçok kişi konuşmaktan çekiniyordu, ancak üst düzey askerî yetkililerin yargılanıp tutuklanmaları, konuşmak isteyenlere gerekli cesareti vermişti.
Hapisteyken dünyaya getirdikleri çocukları askerî dikta tarafından ellerinden alınan çocukların izlerini süren Mayıs Meydanı Anneleri (Beyaz Başörtülü Anneler)’nin de adalet arayışı sürüyor. Mayıs Meydanı Anneleri (Beyaz Başörtülü Anneler), bugüne dek 119 çocuğa ulaşabildi.
Arjantin’de 1976 yılında gerçekleşen askerî darbede izlerini kaybettikleri yakınlarının bulunması için 41 senedir her hafta eylem yapan ve beş gün sonra bu eylemleri tam 42 yılını dolduracak olan Arjantinli annelerin başkent Buenos Aires’teki 2141. eylemi oldukça görkemli geçti. Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)’da 25 Nisan 2019 Perşembe günü gerçekleştirilen eyleme katılan Sediyani Haber, Arjantin’deki kayıp anneleri ile Türkiye’deki kayıp anneleri arasında “gönül köprüsü” kurdu.
Sediyani Haber muhabirleri İbrahim Sediyani ve Yaşar Gülen, hem eylemin organizatörleri ve anneler ile söyleşiler yaptılar, hem de büyük bir duyarlılık örneği sergileyip bizzat gösterici olarak eyleme katılarak Arjantinli anneler ile birlikte yürüyüp slogan attılar.
Arjantin yerel saatiyle 15:00 – 16:30 saatleri arasında gerçekleştirilen eyleme, eylemi gerçekleştiren Madres de Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı Anneleri) Hareketi Başkanı, 90 yaşındaki anne Hebe Pastor de Bonafini, Arjantin Sosyal Güvenlik ve Çalışma Eski Bakanı Carlos Alfonso Tomada, İtalya’daki Caravana Kabawil Hareketi Temsilcisi Renato Di Nicola, Arjantinli Gazeteci, Şair ve Yazar Demetrio Iramain ve halk katıldı. Arjantin televizyonları ve gazeteleri de annelerin eylemine büyük ilgi gösterdi.
Yüzlerce annenin ve halkın katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte sık sık “Faşizm Yenilecek – Anneler Kazanacak” sloganları atıldı. 42 yıl önceki askerî darbede ortadan kaybolan ve izleri hâlâ bulunamayan kayıpların isimleri tek tek okunarak, Arjantin hükûmetinden, bu kayıpların 41 senedir meçhul olan akıbetlerinin bulunması istendi. Yürüyüş esnasında bir anne, mikrofondan bu kayıpların isimlerini tek tek okudu. Okunan her isimden sonra göstericiler “Presente” (Burada) diye bağırdılar.
Ayrıca meydanın orta yerine bütün kayıpların isimlerinin yazılı olduğu büyük bir bez yerleştirildi. Gösteride ayrıca meydanın ortasındaki Pirámide de Mayo (Mayıs Piramidi)’ne büyük bir Venezuela bayrağı asılarak, ABD emperyalizmi eliyle askerî darbenin yapılmak istendiği Venezuela hükûmetine ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro Moros’a destek gösterisinde bulunuldu.
Buenos Aires’teki eyleme katılan Sediyani Haber ekibi, hem eylemin organizatörleri ve anneler ile söyleşiler yaptı, hem de büyük bir duyarlılık örneği sergileyip bizzat gösterici olarak eyleme katılarak Arjantinli anneler ile birlikte yürüyüp slogan attı.
Sediyani Haber, Arjantin’de “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) olarak anılan kayıp yakınları yaşlı annelere Türkiye’de aynı amaçla her hafta eylem yapan “Cumartesi Anneleri”ni anlattı. Arjantin’deki eylemin organizatörlerine, Arjantin’deki siyasî partilerin temsilcilerine, devrimci hareketlerin liderlerine, Arjantin eski bakanlarına ve milletvekillerine, Arjantin medyasına ve Arjantinli annelere Türkiye’deki “Cumartesi Anneleri”ni ve mücadelelerini anlatan Sediyani Haber, Arjantinli kayıp annelerine Türkiye’deki kayıp annelerinin selamlarını iletti, Arjantin’deki kayıp annelerinden de Türkiyeli kayıp annelerine selam getirdi. Böylece Sediyani Haber, yıllardır sesleri kısılmaya, duyulmamaya çalışılan ve horlanan, hakir görülen hatta kimi zaman egemen güçlerin kolluk kuvvetleri ve onların borazanlığını yapan kukla medya tarafından şiddet ve saldırıya maruz bırakılan Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ne dünyadaki en büyük desteği sağlayan yayın organı olmanın haklı gururunu yaşadı.
Sediyani Haber’e açıklamalarda bulunan Arjantinli kayıp anneleri, “Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ni en kalbî ve sıcak duygularımızla selamlıyoruz. Biz Arjantin’de mücadeleyi bırakmadık, bırakmayacağız. Türkiye’dekiler de mücadeleyi bırakmasınlar. Faşizm yenilecek, anneler kazanacak” dediler.
Türkiye’den gazetecileri Buenos Aires’teki eylemde görmekten mutluluk duyduğunu belirten Madres de Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı Anneleri) Hareketi Başkanı, 90 yaşındaki anne Hebe de Bonafini, bize bir “anne sıcaklığıyla” sarılıp kucaklayarak Sediyani Haber’e yaptığı açıklamada, “Acılar ortak olunca, annelerin de dili birdir. Türkiye’deki anneler ile acımız ortak, farklı dilleri konuşsak da dilimiz birdir. Onları bütün kalbimle selamlıyorum. Hepsine en içten duygularımla sarılıyor, selamlıyorum” dedi.
Arjantin’de 2003 – 07 yılları arasında Devlet Başkanlığı yapan Néstor Carlos Kirchner döneminde ve ardından 2007 – 15 yılları arasında Devlet Başkanlığı yapan hanımı Cristina Elisabet Fernández de Kirchner döneminde, 2003 – 15 yılları arası 12 yıl boyunca Arjantin Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı yapan Carlos Tomada da Sediyani Haber ekibiyle yakından ilgilenerek, bizlerle tanışmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Türkiye’deki hak ve adalet mücadelesini selamlayan Tomada, dünyanın farklı ülkelerindeki hak ve adalet mücadelelerinin birbirleriyle dayanışma içinde olmalarının büyük önem arzettiğini kaydetti. Kürtler hakkında da konuşan Carlos Tomada, “Kürtler’i çok seviyorum” dedi. Tomada’ya göstericiler de büyük sevgi gösterisinde bulundu. Sediyani Haber ekibinden İbrahim Sediyani ile hatırâ fotoğrafı çektiren Arjantin Sosyal Güvenlik ve Çalışma Eski Bakanı Carlos Tomada, gösterinin son bölümünde şarkılar okunurken de dinleyiciler arasında bulunan İbrahim Sediyani’yi yanlarına, protokol bölümüne çağırarak sitemize güzel bir jest yaptı.
Arjantinli gazeteci, şair ve yazar Demetrio Iramain da her hafta düzenli olarak katıldığı bu eylemde, bu sefer Türkiye’den meslektaşlarıyla karşılaştığı için hem şaşkınlık hem mutluluk duyduğunu ifade etti.
Arjantin’deki dünyaca meşhur kitlesel eyleme bizzat katılan Kürt gazeteci, yazar ve seyyah İbrahim Sediyani, tarihî bir çabaya imza atarak, Arjantin’de “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) olarak anılan kayıp yakınları yaşlı annelere Türkiye’de aynı amaçla her hafta eylem yapan “Cumartesi Anneleri”ni anlattı. Arjantin’deki eylemin organizatörlerine, Arjantin’deki siyasî partilerin temsilcilerine, devrimci hareketlerin liderlerine, Arjantin eski bakanlarına ve milletvekillerine, Arjantin medyasına ve Arjantinli annelere Türkiye’deki “Cumartesi Anneleri”ni ve mücadelelerini anlatan Sediyani, Arjantinli kayıp annelerine Türkiye’deki kayıp annelerinin selamlarını iletti, Arjantin’deki kayıp annelerinden de Türkiyeli kayıp annelerine selam getirdi.
Böylece “Erdemli Bir Toplum – Aydınlık Bir Ülke” mottosuyla yayın yapan ve her konuda her zaman için zalimlere karşı mazlumların, ezenlere karşı ezilenlerin, varsıllara karşı yoksulların, müstekbirlere karşı mustazafların, haksızlara karşı haklıların, egemenlere karşı savunmasız halkların, faşizme karşı onurlu direnişlerin yanında yer alan yayın organınız Sediyani Haber, yıllardır sesleri kısılmaya, duyulmamaya çalışılan ve horlanan, hakir görülen hatta kimi zaman egemen güçlerin kolluk kuvvetleri ve onların borazanlığını yapan kukla medya tarafından şiddet ve saldırıya maruz bırakılan Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ne dünyadaki en büyük desteği sağlayan yayın organı olmanın haklı gururunu yaşadı. Sediyani Haber Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Sediyani’ye açıklamalarda bulunan Arjantinli kayıp anneleri, “Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ni en kalbî ve sıcak duygularımızla selamlıyoruz. Biz Arjantin’de mücadeleyi bırakmadık, bırakmayacağız. Türkiye’dekiler de mücadeleyi bırakmasınlar. Faşizm yenilecek, anneler kazanacak” dediler.
Eylemin sonunda anneler ve göstericiler hep birlikte II. Dünya Savaşı esnasında İtalya’da Faşizm’e karşı bestelenen “Bella Ciao” (Elveda Güzelim) adlı ünlü devrim şarkısını okudular. Şarkı okunurken hep birlikte alkışlar eşliğinde Arjantin versiyonuna uyarlanarak “Macri chau, chau, chau” sözleriyle tempo tutuldu.
* * *
Birbuçuk saat süren eylemden sonra meydanın etrafındaki café’lerden birinde oturup kahve içtik. Sonra otelimize geri döndük.
Eylemin haberini yazıp Sediyani Haber’de yayınladım ve böylece Türkiye’ye ve tüm dünyaya duyurdum. Eylem ve bizim eylemde yaptığımız, Türkiye’de büyük ilgi gördü.
Gece uyumak için yastığa başımızı koyduğumuzda, haklı olarak taşıdığımız bir gurur, içimizde bizi mutlu eden müthiş bir huzur vardı.
Yaşar kardeşimle beraber çok güzel, onurlu, şerefli bir şey yapmıştık. Tâ Arjantin’e gelerek, bu ülkedeki “en büyük kanayan yara” olan soruna dahil olmuş, 42 yıldır kayıp yakınlarını arayan beyaz başörtülü ve gözleri yaşlı, kalpleri hüzünlü, yürekleri parça parça annelere, Arjantinli annelere destek vermiştik.
Arjantinli annelerin Avrupa’da yaşayan iki Kürt evlatları olarak, Buenos Aires’te bu annelerimizin ellerini öpmeye gelmiştik…
Onların tarihe tanıklık eden beyaz başörtülerinde huzur bulmaya, acı ve çileden çatlamış dudaklarındaki sloganlara eşlik etmeye gelmiştik…
“Anneler bizden hoşnut olsun ki, Allah da bizden razı olsun” diye düşünerek bu eyleme katılmıştık…
“Anneler bizi bağrına bassın ki, Allah da bize merhamet etsin” diye düşünerek gösteriye iştirak etmiştik…
“Anneler bizi kucaklasın ki, Allah da bizi rahmetiyle kuşatsın” diye düşünerek o sloganlara eşlik etmiştik…
Ne mutlu bize, ne mutlu bize, ne mutlu bize!
Arjantin’deki Beyaz Başörtülü Anneler’e, Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ne ve dünyadaki tüm annelere selam olsun.
Ellerinden öpüyoruz.
sediyani@gmail.com
SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ
CİLT 11
VİDEOLAR:
Madres de Plaza de Mayo – 25 de Abril de 2019 (Sediyani Haber en Buenos Aires / Argentina)
En vivo Marcha Nº 2141 Madres de Plaza de Mayo
FOTOĞRAFLAR:
Plaza de Mayo / Buenos Aires (Argentina)
Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı), kayıp yakınlarının bulunması için 42 yıldır her hafta eylem yapan kadınların sembolü olmuş durumda. Bu kadınlara, başlarına beyaz başörtü takarak bu eylemi yaptıkları için “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) deniyor.
Bugün yine Perşembe ve eylem günü
25 Nisan 2019 Perşembe günü gerçekleştirilen 2141. eylemi yayın organınız Sediyani Haber yerinde takip etti
Kürt gazeteci, yazar ve seyyah İbrahim Sediyani, gösteriden önce afişlerin asılmasında göstericilere yardım etti
Bu meydan 42 yıldır susmadı, susmayacak…
Göstericiler ekibimizi çok sıcak karşıladı
Irkçılığa, faşizme ve militarizme karşı annelerin onurlu direnişi
Arjantinli anneler, 42 yıldır kayıp olan yakınlarının akıbetini soruşturuyor. Dünyanın en asil eylemi.
Buenos Aires’te annelerin kalbi bu meydanda atıyor
Eylem öncesi son hazırlıklar yapılıyor
Meydanın orta yerine bütün kayıpların isimlerinin yazılı olduğu büyük bir bez yerleştirildi
Arjantin’de 1976 yılında gerçekleşen askerî darbede izlerini kaybettikleri yakınlarının bulunması için 41 senedir her hafta eylem yapan ve beş gün sonra bu eylemleri tam 42 yılını dolduracak olan Arjantinli annelerin başkent Buenos Aires’teki 2141. eylemi oldukça görkemli geçti
Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)’da 25 Nisan 2019 Perşembe günü gerçekleştirilen eyleme katılan Sediyani Haber, Arjantin’deki kayıp anneleri ile Türkiye’deki kayıp anneleri arasında “gönül köprüsü” kurdu
Sediyani Haber Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Sediyani, Arjantinli kadınlarla beraber yürüdü, eyleme destek verdi
Onurlu eylem, anlamlı destek
Arkadaşımız Yaşar Gülen de Arjantinli kadınlarla beraber yürüdü, eyleme destek verdi
Arjantin’de 42 yıldır susmayan çığlık
Faşizm Yenilecek – Anneler Kazanacak
Yüzlerce annenin ve halkın katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte sık sık “Faşizm Yenilecek – Anneler Kazanacak” sloganları atıldı
42 yıl önceki askerî darbede ortadan kaybolan ve izleri hâlâ bulunamayan kayıpların isimleri tek tek okunarak, Arjantin hükûmetinden, bu kayıpların 41 senedir meçhul olan akıbetlerinin bulunması istendi. Yürüyüş esnasında bir anne, mikrofondan bu kayıpların isimlerini tek tek okudu. Okunan her isimden sonra göstericiler “Presente” (Burada) diye bağırdılar.
Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)’da 25 Nisan 2019 Perşembe günü gerçekleştirilen 2141. eyleme katılan Sediyani Haber muhabirleri İbrahim Sediyani ve Yaşar Gülen, hem eylemin organizatörleri ve anneler ile söyleşiler yaptılar, hem de büyük bir duyarlılık örneği sergileyip bizzat gösterici olarak eyleme katılarak Arjantinli anneler ile birlikte yürüyüp slogan attılar
İbrahim Sediyani yürüyüşün içinde, Arjantinli kadınların eylemine destek veriyor
Arjantin’de 1976 yılında gerçekleşen askerî darbe sonucunda kurulan askerî rejim, başta Sol düşünceli insanlar olmak üzere muhaliflere karşı “Proceso de Reorganización Nacional” (Millî Yeniden Örgütlenme Dönemi) adını verdiği, muhaliflerin ve tarafsız çevrelerin “Guerra Sucia” (Kirli Savaş) olarak adlandırdığı bir devlet terörü uygulamaya başlamıştı. ABD destekli bu kirli savaş, 1976 – 83 arası 7 yıl kadar sürmüştü.
Bu dönemde devlete bağlı askerler, polisler, birtakım sağcı gruplar ve Arjantin Antikomünist İttifakı, Sol düşünceyle ilişkili olduğunu düşündükleri kişileri kaçırıp öldürmekteydi. Bu kanlı dönemdeki ölü sayısının 7.000 ilâ 30.000 kişi arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte baskı altına alınan veya işkence gören sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler, Marksistler ve Peronistler’le birlikte bu sayının 150.000 – 250.000 arasında olduğu belirtilmektedir.
Öldürülen ya da kaçırılan kişilerin aileleri çocuklarını bulmak için onyıllarca süren mücadeleler vermişlerdir.
30 Nisan 1977 tarihinde başkent Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)’da toplanan kayıp anneleri, başlarına beyaz başörtüler bağlayarak büyük bir gösteri düzenlediler ve kayıp olan yakınlarının bulunmasını istediler. Bunlara “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) dendi.
Bu gösteriyle birlikte “Madres de Plaza de Mayo” hareketi doğdu. O günden sonra her hafta bu eylemi gerçekleştiren anneler, her Perşembe günü Arjantin yerel saatiyle 15:00 – 16:30 arasında Plaza de Mayo isimli meydanda toplanıp gösteri yapıyorlar.
Gösteride ayrıca meydanın ortasındaki Pirámide de Mayo (Mayıs Piramidi)’ne büyük bir Venezuela bayrağı asılarak, ABD emperyalizmi eliyle askerî darbenin yapılmak istendiği Venezuela hükûmetine ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro Moros’a destek gösterisinde bulunuldu
Arjantin’deki dünyaca meşhur kitlesel eyleme bizzat katılan Kürt gazeteci, yazar ve seyyah İbrahim Sediyani, tarihî bir çabaya imza atarak, Arjantin’de “Madres con Pañuelo Blanca” (Beyaz Başörtülü Anneler) ya da “Madres de Plaza de Mayo” (Mayıs Meydanı Anneleri) olarak anılan kayıp yakınları yaşlı annelere Türkiye’de aynı amaçla her hafta eylem yapan “Cumartesi Anneleri”ni anlattı. Arjantin’deki eylemin organizatörlerine, Arjantin’deki siyasî partilerin temsilcilerine, devrimci hareketlerin liderlerine, Arjantin eski bakanlarına ve milletvekillerine, Arjantin medyasına ve Arjantinli annelere Türkiye’deki “Cumartesi Anneleri”ni ve mücadelelerini anlatan Sediyani, Arjantinli kayıp annelerine Türkiye’deki kayıp annelerinin selamlarını iletti, Arjantin’deki kayıp annelerinden de Türkiyeli kayıp annelerine selam getirdi.
Sediyani Haber’e açıklamalarda bulunan Arjantinli kayıp anneleri, “Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ni en kalbî ve sıcak duygularımızla selamlıyoruz. Biz Arjantin’de mücadeleyi bırakmadık, bırakmayacağız. Türkiye’dekiler de mücadeleyi bırakmasınlar. Faşizm yenilecek, anneler kazanacak” dediler.
Türkiye’den gazetecileri Buenos Aires’teki eylemde görmekten mutluluk duyduğunu belirten Madres de Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı Anneleri) Hareketi Başkanı, 90 yaşındaki anne Hebe de Bonafini, bize bir “anne sıcaklığıyla” sarılıp kucaklayarak Sediyani Haber’e yaptığı açıklamada, “Acılar ortak olunca, annelerin de dili birdir. Türkiye’deki anneler ile acımız ortak, farklı dilleri konuşsak da dilimiz birdir. Onları bütün kalbimle selamlıyorum. Hepsine en içten duygularımla sarılıyor, selamlıyorum” dedi.
Arjantin’de 2003 – 07 yılları arasında Devlet Başkanlığı yapan Néstor Carlos Kirchner döneminde ve ardından 2007 – 15 yılları arasında Devlet Başkanlığı yapan hanımı Cristina Elisabet Fernández de Kirchner döneminde, 2003 – 15 yılları arası 12 yıl boyunca Arjantin Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı yapan Carlos Tomada da Sediyani Haber ekibiyle yakından ilgilenerek, bizlerle tanışmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Türkiye’deki hak ve adalet mücadelesini selamlayan Tomada, dünyanın farklı ülkelerindeki hak ve adalet mücadelelerinin birbirleriyle dayanışma içinde olmalarının büyük önem arzettiğini kaydetti.
Arjantin televizyonları ve gazeteleri annelerin eylemine büyük ilgi gösterdi
Eylemin sonunda anneler ve göstericiler hep birlikte II. Dünya Savaşı esnasında İtalya’da Faşizm’e karşı bestelenen “Bella Ciao” (Elveda Güzelim) adlı ünlü devrim şarkısını okudular. Şarkı okunurken hep birlikte alkışlar eşliğinde Arjantin versiyonuna uyarlanarak “Macri chau, chau, chau” sözleriyle tempo tutuldu.
Sayın Sediyani,
Her zaman ki gibi yazdıklarınızı okudum ama bu sefer yüreğimin bir yanında çöken hüzün günlerce benimle birkte günlerini gecirdi, fotografların çokluğu çok iyi oldu, kağıda dökülemeyen duygular resme cok yansımıştl, cok sağolun, yadıklarınızla, fotoğraflarınızla bizlei de oraya kadar götürdünüz, cok teşekkürler.
saglıkla kalın