Daha çok Hakkari ve Van bölgesinin yüksek yaylalarında doğal olarak yetişen ve Tunceli, Afşin, Şırnak, Erzurum ve Adıyaman illerinde de görülen Guldexwîn / Ters Lale, Hakkari için sadece “güzel bir çiçek” değil, çok önemli kültürel bir değerdir.
Her dalında altı adet çiçeği bulunan ve çiçekleri ters şekilde büyüyen ters lale bitkisi 60 ilâ 80 santime kadar boy atıyor.
Doğal ortamında sarı, açık kırmızı ve koyu kırmızı olmak üzere üç ayrı rengi bulunan ters lale çiçeği, son zamanlarda ticarî bir ürün olarak önem kazandı.
Bugün dünya üzerinde bilinen 165 türü bulunan ters lale Türkiye’de daha çok Hakkari ve Van illerinin yüksek kesimlerinde yetişiyor. Karların erimesiyle beraber Nisan ayının başından itibaren yeşermeye başlayıp 15 günlük kısa ömrüyle bir renk cümbüşü oluşturan, fotoğraf tutkunlarına doyumsuz manzaralar sunan guldexwîn / ters lalenin birçok farklı ismi ve öyküsü var. Yazar İbrahim Sediyani tarafından yazılan ve konusu Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde geçen, 2012 yılında yazılıp yayınlanan “Guldexwîn” adlı Kürtçe bir çocuk hikâyesi bile var
Hakkari coğrafyasının hemen hemen her tarafında yetişen ve hüznün sembolü olarak bilinen bu süs bitkisinin en çok kullanılan orijinal ismi ise “şilêr” ya da “gula şilêr”dir. “Ters lale” ismine ilham kaynağı olan diğer bir ismi “gulnuxîn”dir. Bu isimler dışında kan kırmızısı rengine ve çiçeğinden su damlatmasına ithafen “kan gülü” anlamına gelen “guldexwîn” ve “çan gülü” anlamına gelen “gul zengil” ya da “zengêlok” isimleri de kullanılır. Ters lale için kullanılan diğer Türkçe isimler ise “ağlayan gelin” ve “ağlayan lale”dir. Bu Türkçe isimler, ters lalelere her sabah çiçeklerinden gözyaşı damlası gibi berrak bir su damlattığı için verilmiştir. Geçmişte Hakkari’de yaşayan Asurîler de ters lale için “dağ gülü” anlamına gelen “warda d-tura” ya da “ağlayan gül” anlamına gelen “warda bixyo” isimlerini kullanıyorlardı.
GULDEXWÎN HÜZNÜN ÇİÇEĞİDİR
Lale çiçeği ile ilgili görüşlerini sorduğumuz Hakkarili araştırmacı – yazar Vasfi Ak, bu isimlere ek olarak Hakkari yöresinde eskiden “keçi gülü” anlamına gelen “gulbizîn” ve “yayla çanı” anlamına gelen “zengila zomê” isimlerinin de kullanıldığını belirtiyor. Ters laleler genelde yüksek yaylalarda yetiştiği için bu iki ismin kullanıldığını belirten yazar Vasfi Ak, ters lalelerin Hakkari coğrafyası dışına çıkarılması ile ilgili de şunları belirtti: “Guldexwîn çiçeği 19. yy ortalarına kadar sadece doğal ortamında görülebilirdi. Ancak eskiden Hakkari bölgesine gelen gezginler bu çiçeğin soğanlarını yurtdışına çıkarıp yetiştirmeye ve ticarî bir meta olarak pazarlamaya başladılar. Hatta Hakkari yöresinde ters lale soğanlarının ilk kez yurtdışına kaçırılması ile ilgili çok yaygın olarak bilinen bir öykü de vardır. 1900’lü yılların ikinci yarısında define aramak amacıyla Hakkari’ye gelen bir grup, gittikleri arazide ters laleleri görünce çantalarına bu endemik bitkinin soğanlarını doldurup, define aramaktan vazgeçerek ülkelerine dönmüşler. Bu olaydan sonra bir süre ters lale soğanları yoğun olarak doğal ortamlarından sökülerek, çeşitli yollarla yurtdışına çıkarıldı. Ancak daha sonra bu konuda belli bir duyarlılık oluşunca bu yasadışı ticaret için önlemler alındı ve ters lale soğanlarının il dışına çıkarılması yasaklandı.” Ters lale çiçeğinin kültürel özellikleri ile ilgili de konuşan Ak, endemik bitki ve çiçek türleri açısından oldukça zengin olan Hakkari bölgesinde hiçbir bitkinin ve çiçeğin ters lale çiçeği gibi çok öyküsü olmadığını belirterek şöyle konuştu; “Guldexwîn çiçeği için söylenmiş birçok şarkı var. Eskiden özellikle yayla şenliklerinde bu şarkılar eşliğinde halay çekilirdi. Çiçeği eğik olduğu için hep üzüntü ve hüzün çağrıştırır. Kürtler’in çektiği acılara üzüldüğü söylenir. Bölgede eskiden yaşayan Hristiyanlar tarafından da kutsal olarak kabul edilirdi. Bu çiçeğin hem Müslüman Kürtler hem de Hristiyan Asurîler arasında dillendirilen efsaneleri vardı: Hristiyan rivayetlerine göre; Hz. İsa’nın çarmıha gerilişine şahid olan Hz. Meryem’in gözyaşlarının düştüğü yerde ters lale yetişmeye başlamıştır. Müslüman söylencelerine göre ise; Hz. Hasan ve Hüseyin’in Kerbelâ’da katledilişlerinden dolayı bu bitkinin çiçekleri ters olarak, aşağı doğru yeşermeye başlamıştır.”
“KÜRTLER’İN HEİDİ’Sİ” GULDEXWÎN
Guldexwîn, Kürtçe çocuk hikâyesinin kahramanına isim oldu. Kültürel bir değer olan ters lale, anavatanı olan Hakkari’de yeterince sahiplenilmediği için başka birçok il bu çiçeği sahiplenmekte hatta festivallerini yapmaktadır.
Ters lalenin tanıtımı ve sahiplenilmesi anlamında ilginç bir adım Hakkarili yazar İbrahim Sediyani tarafından 2012 yılında atılmıştı. Yazar Sediyani Kürtçe olarak yazdığı bir çocuk hikâyesinin kahramanına ters lalenin Kürtçe ismi olan “Guldexwîn” ismini vermişti. Bu çocuk hikâyesi 2013 yılında “Siirt’ten Öte Kültür ve Edebiyat Sitesi” tarafından “Yerelden Evrensele” sloganıyla başlatılan bir proje kapsamında aynı sitede yayınlanmıştı. “Kürtler’in Heidi’si” olarak tanımlanan “Guldexwîn”in resimleri de ressam Zişan Özeke tarafından çizildi.
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde yaşayan bir kız çocuğunun öyküsüne anlatan “Guldexwin”in yazarı İbrahim Sediyani, İsviçre’nin çizgi film kahramanı “Heidi”den yola çıkarak yazdığı hikâye ile ilgili basına yaptığı açıklamasında amacını şöyle açıklamıştı; “Projemizin üç amacı vardır. Birincisi, çocuklara doğa sevgisi ve çevre bilinci aşılamak. İkincisi, Kürt Çocuk Edebiyatı’na ölümsüz bir eser kazandırmak. Üçüncüsü ise Guldexwîn çiçeğini tanıtmak.”
HAKKARİ OBJEKTİF HABER
8 MAYIS 2021