Afrika’da Su Kuyusu Açanlar

Parveke / Paylaş / Share

 

     Sevgili okurlar;

     “Su” hayattır, yaşamak demektir. Kime sorsanız, yaşamın iksirleri arasında “suyu” en öne koyar. “Su ve hava”, canlıların olmazsa olmazıdır.

     Bunları bildiğimiz halde, gel gör ki, insanoğlu, ne su kaynaklarını, ne de soluduğumuz havayı önemsemiştir. Meselâ, Sakarya ovasının her yerinde, bir zamanlar ayağınızı toprağa vursanız, “küçük su pınarları” ile karşılaşırdınız. Hatta dağlarımızın etekleri, zirveleri, “su kaynakları” ile dolu idi.

     “Akyazı’nın içinden Alaağaç’a gidelim / Soğuk soğuk suları, ayranından içelim”Alaağaç köyü, benim köyüm. Sakarya’nın sahiplenilmesi yıllarında, gelen göçler arasında bizim aile de var. Sakarya, o yıllar bir göç bölgesidir.

     SERİN SULU PULAKLAR

     Bu vesile ile “serin sulu pulaklardan, bize selam getirenler”, suya ne kadar önem verdiklerini, türkülerde bile anlatmazlar mı? Gelen ailelerin önemsediği tek şey, “su başına konmak”tır; “su kaynağına yakın olmak”, başlıca tercih nedenidir.

     O yıllar, su bakımından ova köyleri, Kaynarca yöresi biraz şansızdır. “Kuyu suyu” ve daha önceleri ise, “büyük küplerde su toplamak, hatta birçok evin önünde, bir tulumba bulundurmak” ihtiyaçtır. Sakarya Nehri, Mudurnu, Maden Deresi, Dinsiz Çayı ve diğer küçük derelerin suyu ise, hayvanlarımız ve tarım için öncelikli kaynaklardır.

     Gel zaman git zaman, hem su kaynaklarımızı kuruttuk, hem havamızı kirlettik.

     HAYDİ GEL

     Hayat yolunda yaşamımızı güçleştirdik. Haydi gel, Sakarya Nehir, Mudurnu, Dinsiz Çayı’nın suyunu iç bakalım…

     Ben, Mudurnu Çayı’ndan kana kana su içtiğimizi bilirim. Haydi, iç şimdi, emmi dayı! Ya Sakarya Nehri? Sormayın gitsin… Öyle Sakarya’ya gelip, “Ayağa kalk Sakarya” demek çok kolay. Oh, ne güzel memleket! İç suyu, çek nutuğu yuttur halka! Devir bu ya. Vatandaşımız da alkışlar. Ama işin gerçeği, kimseyi ilgilendirmez. Bu vurdumduymazlığın faturası ise, gelecek nesillere kesilir. Neden, ne diye, değil mi?

     Uzatmayalım, bizim bir Sapanca Gölü’müz var.

     AKYAZI BALLIKAYA BARAJI

     Bir de, işte bu su önceliklerine önem verenlerin yaptırdığı Akçay Barajı.

     Peki, büyük bir heyecan ve coşku ile başladığımız ama sorunlarını bir türlü aşamadığımız Akyazı Ballıkaya Barajı ne oldu?

     “Ağır ağır ilerliyor!”… Bu söz bana ait değil. Akyazılı bir hemşerime ait olan bu sözlerin, ardı arkası yürüdüm. Sorunlar hâlâ giderilemedi. Çalışmalar sürüyor! Beldibi ve toplanacak su havzasındaki vatandaşlarımız için, yeni bir yerleşke yapılmış. Yeni Beldibi “köyü” pardon “mahallesi” oluşturulmuş!

     Ama, yine de sorunlar var. Ne zaman su toplanacağı, ne zaman hizmete açılacağı belli değil. Bu su havzası da tamamlandığında, önemli bir su kaynağımız olarak, kayıtlara girecek.

     SAPANCA VE HENDEK DERELERİ

     “Su” deyince, hoyratça harcadığımız Sapanca ve Hendek dereleri aklıma geldi. Ya diğer alanlar?

     “Hazine arazilerine konan uyanıklar, su kaynaklarına çöken bir zihniyetin varlığından” haberdar mısınız? Ya şu güzelim nazar boncuğu Sapanca Gölü’ne kaynak teşkil eden, yamaçları, tepeleri ne hale getirdik, bilen var mı? Neden, ne diye? Konut mu yaptık, yazlık mı, villa mı? Rantiye, rantiye, rantiye! Nemelazımcıları alalım ti’ye.

     Şu güzelim yeşil yamaçlara bakıp, o iğreti binaları, yapıları görüp, içi sızlamayan kaç kişi var derseniz? Sapanca, Kırkpınar ve civar köylerde yaşayanların sesi neden çıkmaz, bilinmez? Alan razı satan razı, öyle mi? Ya gelecek? Ya yeni nesil?

     BİR GÜN BİTER

     Her şeye rağmen, Ballıkaya Barajı inşaatı tamamlandığında, bu kaynağın önemli bir su havzası olarak Akyazı, Hendek, Karapürçe ve hatta civar yerleşim merkezlerine su sağlayacağını bilmek bile güzel. Ağır ağır inşaatı sürse de bir gün biter. Ve hizmete girer.

     Biz görür müyüz, görmez miyiz bilmem ama, gelecek neslin, bu havzaya sahip çıkacağı muhakkak.

     DARAÇAYIRI BARAJI

     “Su” kaynaklarımızdan söz ederken, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’nin çok önem verdiği ve en önemli projelerinden biri olan Darıçayırı Barajı projesine değinmeden olur mu?

     Her geçen gün bir adım daha ilerleyen proje, hayata geçirildiğinde, sadece bölge insanı değil, bu alandan Söğütlü, Kaynarca ile Ferizli ilçe halkının yararlanacağını paylaşalım. Söğütlü Organize Sanayi Bölgesi için de bu baraj, hayatî bir öneme sahip. Yılda 40 milyon metreküp su toplayacak olan Sakarya Darıçayırı Barajı da” artık, envantere girmek için gün sayıyor. Planlanması, maliyeti ve kararlılıkla projenin takibinin yapılması sevindiricidir..

     GELECEK VE SU İHTİYACI

     Bütün bunlar, Sakarya’nın gelecekteki su ihtiyacını karşılar mı? O nedenle de hazırlıklar yapılmalı…

     Bir kere, mevcut su kaynaklarını gözümüz gibi korumalıyız. Bu işin lamı cimi yok!

     Gelecekte “su savaşları”nın yapılacağını söyleyenler, ne kadar haklıdırlar bilemem. Ama suyu pet şişelerde içtiğimiz, çeşme sularının bu mânâda kullanmadığımız şu günlerde, üzerimize farz olan bu görevi bir kenara öteleyemeyiz.

     Su kaynaklarımızı korumak için, ormanlarımızı korumak, çevremizi kirletmemek, bu yağma ve talana devam eden, göz yumanlara ise meydanı boş bırakmamamız gerek.

     “Susadım çeşmeye varmaz olaydım / Elinizden bir tas su içmez olaydım”Ferdi Tayfur şarkısına konu olan çeşmelerimiz nerede ha?

     AFRİKA’DA SU KUYUSU

     Unutmayınız ki, suyu kirletmek, hayatı kirletmek demektir.

     “Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.”

     “Su: Akarsa nehir, düşerse şelâle, durursa göl olur.” (İbrahim Sediyani)

     En önemlisi de, “Suyun değeri, kuyu kuruyunca anlaşılır” diyen Goethe, ne kadar da haklıdır.

     Ben de diyorum ki, “Afrika’da su kuyusu açanlar, yanıbaşımızdaki su kuyularını körletmesinler”, he mi?

     Su gibi aziz olun, hoşça kalın.

     BİZİM SAKARYA GAZETESİ

     4 EKİM 2022

 


Parveke / Paylaş / Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir