Güneş’in Batmadığı İmparatorluğa Mezopotamya Güneşi’ni Taşıyorum Viking Bilgelerin Desteğiyle – 3

Parveke / Paylaş / Share

 

     Almanya saatiyle ikindi vakti 17:40’ta Almanya’nın Hessen eyaletinin Frankfurt (Alm. Frankfurt am Main) şehrinde bulunan Frankfurt Uluslararası Ren – Main Havaalanı (Alm. Frankfurt Internationaler Rhein – Main Flughafen)’ndan havalanan Lufthansa şirketine ait uçağımız, Büyük Britanya ve Birleşik Krallığı saatiyle akşam vakti 18:05’te Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı’na ait İngiltere ülkesinin Kuzeybatı İngiltere (İng. North West England) bölgesinin Manchester şehrindeki Manchester Uluslararası Havaalanı (İng. Manchester International Airport)’na iniş yapıyor.

     Uçaktan iniyor ve terminale doğru yürüyoruz.

     Keyfim yerinde, bomba gibiyim. Epey bir yürüdükten sonra, pasaport kontrol noktasına geliyorum. Sıra bana geldiğinde, selam verip pasaportumu UK polislerine uzatıyorum:

     – Es-selamun hello.

     – Hello. What’s your name?

     – My name is -him, İbraa-him.

     – Where are you from?

     – Elazığ Ferrikrom.

     – How many are there?

     – Tu xortî were der…

     – Welcome to England.

     – Nav xêrêda bi.

     Kontrolden de geçtikten sonra, serbestim artık. Çıkış reyonundan geçer geçmez, karşıda karayağız bir Zaza delikanlısının gülümseyerek bana el salladığını görüyorum. Yanında da yaşının güzelliğinden hiçbir şey kaybettirmediği, Hollywood yıldızlarını bile kıskandıracak derecede yakışıklı bir adam var: Beni İngiltere’ye davet eden Nevzat Töre kardeşim ile babası Hüseyin Töre ağabey.

     – Mamoste hoşgeldin, deyip kollarını açıyorlar bana. İçten bir kucaklaşma gerçekleştiriyoruz.

     Ne kadar güzel bir duygu, değil mi? Düşünün ki, hayatımızda ilk defa birbirimizi görüyoruz. Kendilerini hiç tanımıyordum bile. Bu güzel insanlar beni sevmişler, benimsemişler, yakından görmek istemişler, beni misafir etmek istemişler. O yüzden buradayım.

     Mart 2023 günlerinde, ben Türkiye’nin başkenti Ankara’dayken (Anadolu’nun makus talihini değiştirmek için ordaydım 🙂 ), “Facebook” sosyal medya hesabımın “Messenger” kutusuna bir mesaj düşmüştü. Belirli aralıklarla pekçok insandan aldığım mesajlardan biriydi yine bu. Hiç tanımadığım bir kardeşimiz, beni çok sevdiklerini, çalışmalarımı çok beğendiklerini ve canlı yayınlarımı da büyük ilgiyle izlediklerini belirtip, beni daha yakından tanımak istediklerini söylüyordu. Ailece çok seviyorlarmış beni. Beni mahçup eden bu iltifatları karşısında mutlu oldum ve teşekkür ederek, şu anda Türkiye’de olduğumu ve seçimlerden dolayı burada yoğun bir pogramımın bulunduğunu, haftaya Almanya’ya döneceğimi, döndükten sonra konuşabileceğimizi söyledim. Böylece, gelecek hafta sohbet etmek üzere anlaştık.

     Bir hafta sonra Almanya’ya döndükten sonra kendisiyle sohbet ettik. Beni babasıyla da tanıştırdı ve O’nunla da hoş sohbetlerimiz oldu. Çok tatlı insanlardı ve beni ailece seviyorlardı. Onur duydum ve mutlu oldum.

     Bu sohbetlerimizden birinde, yaptığım geziler ve kaleme aldığım “Seyahatname” hakkında konuşurken, İngiltere’ye niye hiç gelmediğimi sordular. Ben de “Nasip olmadı. Şimdiye kadar herhangi bir sebep hasıl olmadı” dedim. Onlar da, “O zaman o sebep şimdi oluşsun. Hocam, seni İngiltere’ye davet ediyoruz. Gel bir hafta misafirimiz ol. Seni yakından tanımak bizim için mutluluk verici olacaktır” dediler.

     O kadar mutlu oldum ki, hemen kabul ettim tabiî. (NOT: İki konuda çok yüzsüzümdür, yapılan teklifi reddetmem ve hemen kabul ederim: 1. Gezi daveti; 2. Yemek daveti.)

     Bana resmî bir “davetiye” gönderdiler, vize alabilmem için. Almanya’daki Birleşik Krallık Konsolosluğu’na başvurup vizemi aldım.

     Vizemi aldıktan sonra, bu kardeşlerimiz benim uçak biletimi de aldılar.

     Böylece şu anda İngiltere’deyim ve bir hafta onların misafiri olacağım.

     Bu, inanılmaz derecede kıymetli bir sevgi, muhabbet. Düşünün ki; daha 5 ay öncesine kadar bu insanları hiç tanımıyordum bile.

     İşte bu; yaptığımız çalışmalarla, ortaya koyduğumuz eserlerle, halkımızın gönlünde edindiğimiz yer, kardeşlerim.

     Dünyada bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi?

     Daha önce birbirimizi hiç görmediğimiz ve tanımadığımız halde, sanki 40 yıldır tanışıyormuşuz gibi sarılıp kucaklaşıyoruz. Ve ilk defa gördükleri bir adamı, sanki öz akrabaları, bir kardeşleri gelmiş gibi karşılıyorlar. Ben de sanki akrabalarımın yanına gitmiş gibi rahatım.

     İşte bu; “Kürdî imân”dır kardeşlerim, “Kürdî imân ve hidayet”tir. Ve herkese nasip olmaz, bu imân ve hidayet. Cenab-ı Allah kime nasip ederse olur.

     – Nasılsın İbrahim abi?, diye soruyor Nevzat.

     – Size kavuşmuşken kötü olmam mümkün mü?, diyorum ben de.

     Gülüyoruz.

     – Rahat geldin mi?, diye soruyor Hüseyin baba.

     – Evet baba, elhamdülillah rahat geçti yolculuk, diyorum.

     Hüseyin baba, aslında İngiltere’de yaşamıyor, Türkiye’de yaşıyor. Buraya oğlunun yanına gelmiş. Arada bir gelip gidiyor. Kendisi Diyarbakır’ın Hani ilçesinden. Hanımı ise hemşehrim, Elazığ’ın Palu ilçesinden. Zaza Kürdü bir aile.

     Havaalanı oldukça büyük. Terminalden dışarı çıkıyoruz. Dışarı çıkınca, kavuşmamız ve buluşmamız şerefine, önce bir toplu fotoğraf çektiriyoruz.

     – Araba otoparkta, İbrahim abi. Nasıl yapalım?, diye soruyor Nevzat.

     – Valla siz bilirsiniz. Ben size bağlıyım, diyorum. Baba! Nasıl yapalım?

     Kararı Hüseyin baba veriyor:

     – Önce Manchester şehir merkezine gidelim, orda bir yemek yiyelim. Mamoste açtır şimdi, York’a kadar beklemesin. Yemekten sonra York’a gideriz.

     – Tamam, diyoruz biz de.

     Ve arabaya binmek için, otoparka doğru yürüyoruz. Sonra arabaya binip, Manchester Havaalanı’ndan Manchester şehir merkezine gitmek için yola koyuluyoruz.

     IATA kodu MAN, ICAO kodu EGCC, WMO kodu da 03334 olan Manchester Uluslararası Havaalanı (İng. Manchester International Airport), şehir merkezinin 14 km güneybatısında, Ringway parişinde (sivil kontluğunda) yer alıyor ve deniz seviyesinin 78 m üzerinde kurulmuş bir havalimanı. İngiltere’nin en büyük 2., en işlek 3. havaalanıdır.

     25 Haziran 1938 tarihinde hizmete açılan havaalanı, şu anda Manchester Airports Group Plc. şirketi tarafından işletilmektedir. Flybe, RyanAir, EasyJet, Thomas Cook, Thomson Airways ve Jet2.com havayollarının Manchester’da operasyonel üsleri bulunmakta.

     Havaalanı 3 yolcu terminali ve 1 kargo terminalinden oluşuyor. 560 hektarlık bir alanı kapsıyor, dünya üzerinde tam 199 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor ve bunlar toplam 95 farklı havayolu şirketi uçakları tarafından gerçekleştiriliyor. Bu da havalimanını hizmet verilen toplam destinasyonlar arasında dünya çapında 13. sıraya yerleştiriyor. Çok sayıda yurtiçi bağlantıya ve Avrupa destinasyonlarına ek olarak, Kuzey Amerika’ya odaklanan birçok uzun mesafeli güzergâh da sunulmaktadır. Çeşitli havayolları Manchester’ı bazen sezonluk olarak Almanca konuşulan ülkelerin (Almanya, İsviçre, Avusturya) havalimanlarına bağlamaktadır. Manchester Havaalanı’nın en büyük eksikliği ve “dünya markası” olamayışının sebebi, Elazığ Havaalanı’na uçmaması.

     Havaalanının genişlik ve uzunluğu, 05R / 23L yönünde 3047 m × 46 m beton, 05L / 23R yönünde 3048 m × 46 m asfalttır. Havaalanından / havaalanına yıllık ortalama 151.460 uçuş gerçekleşmekte. Bu uçuşlar da yıllık ortalama 23 milyon yolcu (Hüseyin baba dahil) ve 52.564 ton yüke tekabül ediyor.

     Manchester Uluslararası Havaalanı’nın kuruluş hikâyesi, II. Dünya Savaşı (1939 – 45) öncesine kadar dayanıyor. 1934 yılının ortalarında, Barton Havaalanı’nın daha büyük uçaklar için uygun olmadığı düşünüldüğünden, şu anki yerinde Manchester Havaalanı’nın inşâ edilmesi kararlaştırıldı. 25 Temmuz 1934 günü Manchester Belediye Meclisi (İng. Manchester City Council), az farkla Ringway bölgesinin şehrin yeni havaalanı olması yönünde oy kullandı.

     Manchester şehrinin Ringway mahallesinde veya parişinde (sivil kontluğunda) inşaat 28 Kasım 1935 tarihinde, Manchester Belediyesi tarafından düzenlenen törenle başladı. Havaalanı Haziran 1937’de kısmen faaliyete geçti ama inşaat tam olarak 25 Haziran 1938’de tamamlandı. O zamanlar kuzey sınırı, Ringway olarak işaretlenmiş kavşağın doğusunda, Firtree Çiftliği ile The Grange arasındaki Yewtree Lane’di. Güneydoğu sınırı Altrincham Yolu (Styal)’nun biraz kuzeybatısındaydı ve Oversleyford’dan kuzeydoğuya, ardından doğuya Styal’e doğru uzanan şerit boyunca uzanıyordu.

     İlk uçak 17 Mayıs 1937’de, kısmen inşâ edilmiş ve tamamen çimenlerden oluşan Ringway’e indi. “Fairey Aviation” test pilotu Duncan Menzies (? – ?) tarafından uçurulan “De Havilland Hornet Moth G-ADND”, Wythenshawe’un şu anda bulunduğu yerdeydi ve inmeyi planlıyordu. Ancak sis nedeniyle Sale’yi ve Manchester Gemi Kanalı’nı (Barton Havaalanı yolundaki önemli noktalar) bulamadı, bu yüzden gördüğü başka bir havaalanına (Çevre Yolu, o zamanlar tamamlanmamış) indi.

     8 Haziran 1937’de, havaalanının montaj hangarının da bulunduğu ilk (batı) kısmı, resmî olarak “Fairey Aviation” (Fairey Havacılık)’ın kullanımına açıldı. 1938 yazının başında da havaalanı, sivil havacılığın kullanımına açıldı.

     25 Haziran 1938 tarihinde havaalanı ve terminal binası, sivil ve RAF uçaklarının da yer aldığı halka açık bir hava gösterisiyle resmî olarak açıldı ve 27 Haziran’da, kısa adı KLM olan Hollanda şirketi Koninklijke Luchtvaart Maatschappij N.V. tarafından işletilen “Douglas DC-2” ile Hollanda’nın başkenti Amsterdam’a ilk tarifeli uçuşunu gerçekleştirdi. Böylece, açıldığı 1938 yılında, Hollandalı KLM, Manchester’a tarifeli ticarî uçuşlar başlatan ilk havayolu oldu.

     O dönemde havaalanına, içinde bulunduğu Ringway mahallesinden sonra Ringway Havaalanı adı verildi. Savaş öncesi KLM, Ringway dışındaki tek uluslararası operatördü ve Doncaster’da bir talep durağı teklif etti. Terminal binası büyük binaların en batısındaydı ve kontrol kulesini, idareyi, restoranı ve hangarı içeriyordu; daha sonra Hangar 1 olarak numaralandırıldı.

     Açıldığı 1938 yılında havalimanını toplam 4000 yolcu kullandı.

     1939 yılında başlayan II. Dünya Savaşı nedeniyle, Ocak – Ağustos 1939 arası savaş ilanı yapıldı ve sivil uçuşlara son verildi. Havaalanının kuzeydoğu ucunda Kraliyet Hava Kuvvetleri istasyonu RAF Ringway’in inşaatına başlandı. Operasyonel uçuş ve eğitim için kullanıldı. Ana kullanıcı, Haziran 1940 – Mart 1946 arasında 60.000’den fazla paraşütçüye eğitim veren 1 Nolu Paraşüt Eğitim Okulu RAF’tı. Kursiyerler, Tatton Park üzerinde paraşütle atladılar. Havaalanının kuzeybatı tarafındaki hangarlardan ve montaj hangarlarından oluşan bir kompleks, “Fairey Aviation” tarafından 4000’den fazla uçağın üretilmesi, değiştirilmesi ve test edilmesi için kullanıldı. “Avro”, 1939 baharından itibaren prototip “Avro Manchester”, “Avro Lancaster” ve “Avro Lincoln” bombardıman uçaklarının montajı ve test edilmesi için 1938 yılında inşâ edilmiş olan ana hangarı (eski yolcu terminali) kullandı.

     1939’da Manchester şehri filosu “No. 613”ün ana üssü RAF Ringway’deydi. 1939’un sonlarında “Fairey”, tamamlanan “Fairey Battle” uçaklarını depolamak için Altrincham Yolu (Styal) boyunca güney tarafında iki geçici hangar (6 ve 7 numaralı) inşâ etti. 1939 – 40 arasında havaalanının kuzeybatı köşesine “Fairey Havacılık”ın kullanması için iki hangar yapıldı. Biri uçak bakımı için, diğeri yer operasyonları için kullanılan ve hâlâ mevcutlar.

     Daha ağır uçak türlerinin ortaya çıkışı, tamamı çim olan iniş alanının 1940 – 41 kışındaki yağışlı havalarda ciddi şekilde hasar görmesine neden oldu. Tekerlek izleri soğuk havalarda donarak taksi yapan uçakların alt takımlarına zarar verdi. Bu nedenle Haziran – Aralık 1941’de aceleyle 910 m uzunluğunda iki asfalt pist döşendi. Pistler 06/24 ve 10/28 olarak belirlendi. Ayrıca 1941’de (veya öncesinde) hangarlara ilk numaralandırma sistemi verildi. 1942 sonunda ise güney tarafındaki geçici hangarlar 6 ve 7 kaldırıldı.

     1942 – 43 yıllarında üç büyük kalıcı güney tarafı hangarı (521, 522, 523 numaralı), Uçak Üretim Bakanlığı (İng. Ministry of Aircraft Production) tasarımlarına göre inşâ edildi ve Altrincham Yolu (Styal)’nun kuzeybatı tarafı boyunca “Avro York” askerî nakliye uçaklarının montajı için kullanıldı. (Savaştan sonra “Airwork Ltd.”nin “Canadair Sabres” uçakları tarafından, özel pilot sahipleri ve bir uçuş okulu tarafından revizyonu da dahil olmak üzere çeşitli amaçlarla kullanıldılar. 1990’ların ortasında Pist 2 onları yok etti.)

     Ocak 1943’te, o zamana kadar 06/24 pisti, RAF Ringway’i kullanan dört motorlu uçakları barındıracak şekilde 1300 m’ye uzatıldı ve 1000 m’lik 02/20 pisti inşâ edildi. 02/20 ve 10/28 pistleri, 1950’lerin ortalarında uçaklar tarafından kullanılmayı bıraktı, ancak 10/28, 30 yıl daha hafif uçaklar tarafından kullanıldı. Her ikisi de şu anda kalıcı olarak kullanımdışıdır. 1943’te ayrıca Paraşüt Eğitim Okulu (İng. Parachute Training School)’nun yer eğitimi için kuzey tarafında başka bir hangar (daha sonra 5 numara) yapıldı. Bundan bir süre sonra hangarlar yeniden numaralandırıldı.

     İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, apronların, pistlerin ve otopark alanlarının devâsâ genişlemesi de dahil olmak üzere yavaş yavaş bugünkü boyutuna ulaştı. İlk genişletmeler arasında Yewtree Lane’in kuzeyindeki otopark ve servis binaları vardı. Dünya Savaşı’ndan sonra havaalanı büyük ölçüde büyüdü.

      Savaşın ardından, 1946 yılında havaalanından barış zamanında yolcu hizmetlerinin başlamasının ardından Manchester’dan sivil uçaklar tekrardan havalanmaya başladı. 1 Nisan 1952 tarihinden itibaren  24 saat çalışma sistemine geçildi. 1953’ten itibaren ise Manchester, hem gece hem gündüz uçuşları idare etme yeteneği ile 24 saat operasyona başladı ve bu, havaalanının 163.000 yolcuyu idare etmesine yardımcı oldu. 1953 aynı zamanda “Sabena Belgian”ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin New York şehrine kıtalararası uçuşlarının başlamasına ve ardından “BOAC”ın da New York’a seferlerinin başlamasına da tanık oldu.

     1954’te Manchester Uluslararası Havaalanı, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana 1 milyonuncu yolcuyu ağırladı. Daha sonra numarası 5 olan hangar, iç havayolu trafiği için ana apronun batıya doğru uzatılmasına olanak sağlamak amacıyla kaldırıldı. Mart 1957’de ise 613 Filosu (ve diğer tüm Kraliyet Yardımcı Hava Kuvvetleri filoları) dağıtıldı. RAF Ringway kapatıldı; hangarları ve diğer binaları kargo ve bakım da dahil olmak üzere sivil havayolu operasyonlarına devredildi.

     1958 yılında hangarlar 1/2 ila ¾’ün kuzeyinde, Yewtree Lane’in kuzey tarafına bitişik mevcut Terminal 1’in inşasına başlandı. Yewtree Lane’in doğu kısmı halka ve hava yolculuğuna kapatıldı ve Terminal 1’in iskelelerinin kuzey uçlarının altından araç geçişleri ile bir havaalanı iç yolu haline geldi. Doğu ucu ise havaalanı girişi halini aldı. Bundan önce, Yewtree Lane’in kuzeyinde bir havaalanı otoparkı geliştirildi, çünkü daha fazla yolcu şoförsüz geldi ve bu nedenle uzaktayken arabalarını havaalanında bırakmak zorunda kaldılar. Ayrıca havaalanı yardımcı binaları da vardı.

     1958 yılında Manchester Uluslararası Havaalanı yılda yarım milyon (500.000) yolcuya hizmet veriyordu. 23 Nisan 1958’de, Kuzey Amerika’ya düzenli ve kesintisiz tarifeli uçuşlara izin vermek için başka bir ana pist uzantısı açıldı. 1958 – 62 arasında, Yewtree Lane’in güney tarafındaki eski havaalanının kuzey tarafındaki birkaç binası, yeni Terminal 1’in işleyişine müdahale edebilecekleri için kaldırıldı. Havaalanı binaları olarak kullanılan ve hayatta kalan Firtree Çiftliği, buradaydı. 1962 sonunda ise nihayet, havaalanının savaş sonrası özel olarak inşâ edilen ilk terminali olan Terminal 1 açıldı. Manchester o zamanlar Avrupa’da uçak iskelesine sahip tek havaalanıydı. Terminal 1 en son 2009’da olmak üzere çeşitli genişletmelerden sonra şu anda yılda yaklaşık 11 milyon yolcu kapasitesiyle üç terminal binasının en büyüğüdür. Biri “Emirates”in “Airbus A 380”ine uygun 29 taşıma pozisyonu bulunuyor. Yaklaşık 30 havayolu Terminal 1’i kullanıyor.

     Manchester’dan ilk transatlantik uçuşlar 1963 yılında başladı. Haftada üç kez yapılan bu uçuş, “BOAC” tarafından “Prestwick” üzerinden “Boeing 707” kullanılarak gerçekleştirildi. 1969’da pist 2745 m’ye uzatılarak uçakların tam yük ile kalkış yapmasına ve Kanada’ya kesintisiz uçmasına olanak sağlandı.

     1968 yılında M 56 otoyolunun yapımına başlandı ve yeni yapılan bu yol 1972’de Manchester Havalimanı’na açıldı.

     1971 yılında havalimanı bir yılda 2 milyondan fazla yolcuya hizmet verecek bir dönüm noktasına ulaştı.

     1975 yılında Ringway Havaalanı’nın adı resmî olarak Manchester Uluslararası Havaalanı şeklinde değiştirildi ve bugünkü ismini aldı.

     Dünya çapındaki destinasyonlardan uzun mesafeli uçuşları çekmek için ana pistin mevcut uzunluğu, 17 Ağustıs 1982 tarihinde 3000 m’ye uzatıldı. Ayrıca 1980’li yıllarda, Altrincham Yolu (Styal)’nun kuzeybatı tarafı, “teröristlerin” gözcüleri tarafından kullanılma korkusu nedeniyle, uçakların tespit edilmesini önlemek için yoğun ağaçların dikildiği yüksek bir setle kaplandı.

     Manchester Uluslararası Havaalanı, 1980’lerde ve 1990’larda hızlı bir büyüme ve genişleme gördü ve önündeki onyıllar boyunca havaalanını şekillendirdi. Bu dönemde gerçekleştirilen gelişmelerin çoğu ya aynı kalmıştır ya da Manchester Dönüşüm Projesi (İng. Manchester Transformation Project)’nin başlatılmasının ardından ancak yakın zamanda değiştirilmiştir. 1986’da Dünya Nakliye Terminali (Manchester Havaalanı mal alanı) açıldı. Bunu inşâ etmek, havaalanını batıya doğru genişletti. Yolcu sayıları artmaya devam etti ve 1987’de ilk kez ayda 1 milyon yolcu taşıma kilometretaşına ulaştı. Bu büyüme, yeni bir terminal planlaması da dahil olmak üzere genişleme planlarını hızlandırdı.

     1938 yılında hizmete açılmış olan Manchester’deki havaalanı, 1988 yılında “Altın Jübile” (50. Yıl)’sini kutladı. Bu zamana kadar yılda 9, 5 milyon yolcuya hizmet veriyordu.

     Artan yolcu sayıları nedeniyle kısa sürede ikinci bir terminale ihtiyaç duyuldu. Şu anda Terminal 3’ün bir parçasını oluşturan Terminal A, 1989 yılında Galler Prensesi Diana Frances Spencer (1961 – 97) tarafından açıldı.

     Mayıs 1992’de havaalanının güneybatı tarafında, A 538 yolunun hemen dışında resmî bir Havacılık Gözlem Parkı oluşturuldu. Bu, resmî olmayan Oversleyford uçak tespit alanının yerini aldı.

     1993 yılında Terminal 2 açıldı. Terminal 1 ve 3’e yaklaşık 10 dakikalık yürüme mesafesindeki Terminal 2, 20 “check-in” pozisyonuna sahiptir ve yaklaşık 15 havayolu tarafından kullanılmaktadır. Terminal 2007 – 09 yılları arasında kapsamlı bir şekilde modernize edildi.

     Aynı yıl, 1993, havaalanını ulusal demiryolu ağına bağlayan Manchester Havaalanı Tren İstasyonu da açıldı.

     1997’den 2001’e kadar ikinci bir pist inşâ edildi ve bu durum Cheshire’da, özellikle de doğal yaşam alanlarının bozulduğu ve inşaata yer açmak için listelenen binaların yıkıldığı Styal köyünde büyük çaplı protestolara neden oldu.

     2004 yılında bir dönüm noktasına daha ulaşıldı: Havaalanı yılda 20 milyon yolcuya ulaştı. Aynı yıl, otobüs, tur otobüsü ve demiryolu yolcularını tek bir çatı altında buluşturan, 60 milyon Sterlin (£) değerindeki yeni entegre toplu taşıma kavşağı açıldı.

     6 Haziran 2007 akşamı, taksi yolları ve pist girişlerindeki tabelalar, yön atamalarına uygun olacak şekilde değiştirildi. Aynı zamanda pist tanımlayıcıları da değişti. Ertesi gün de Manchester Havalimanı’nın pist atamaları manyetik pusula yönleriyle ilgili olarak değiştirildi.

     2009 sonunda, bir terör korkusunun ardından Terminal 1’deki “Gidiş Yolcu” bölümünün düzeni değiştirildi: Güvenlikten geçmeden erişilebilen tek kısım, havayollarının bilet gişelerinin bulunduğu ön taraftaki geçittir. Eski büyük salon iki seviyede salonlara ve geçitlere bölünmüştür. O salondaki meşhur büyük avizeler şu anda Manchester’da bir müzede bulunuyor. Bu değişiklik, Terminal 1 ile iç hatlar terminali arasındaki güzergâhta güvenlik kontrolü yapılmayan iç mekânların kaybına neden oldu.

     Manchester Uluslararası Havaalanı, 2013 yılında 75. Yıldönümü’nü kutladı. Aynı yılın Haziran ayında 20 milyon Sterlin (£)’e mal olan 60 m yüksekliğinde yeni bir hava trafik kontrol kulesi açıldı.

     Havaalanı 2017 yılında 27, 8 milyon rekor yolcu sayısına ulaştıktan sonra, Terminal 2’nin boyutunu iki katına çıkaracak şekilde büyük bir genişleme sürecinden geçti; ilk unsurları 2019’da açıldı.

     Küresel bir salgın olan ve – zaten evden dışarı çıkmayıp sabahtan akşama kadar yazı yazan ben hariç – dünyadaki herkesi etkileyen 2020 – 21 koronavirüs (covid – 19) salgını, dünyadaki her havaalanı gibi Manchester’i de vurdu. Bazı havayolu şirketleri Manchester Havalimanı’na giden rotaları durdurdu veya azalttı. Azalan yolcu sayıları, hem Terminal 2 hem de 3’ün geçici olarak kapatılmasına neden oldu. Korona zamanında Manchester’den uçuşlar yapılmayınca, bizim Nevzat da bir yere gidemedi, evinde oturup zikir yaptı ve tespih çekti.

     85 yıldır her gün dünyanın farklı ülkelerine / ülkelerinden aralıksız uçuşların gerçekleştiği böylesine önemli bir havaalanının, elbette ki bu tarihi içinde yaşadığı büyük kazalar ve acı olaylar da vardır. Onlardan bazıları şunlardır:

     * 19 Ağustos 1949 tarihinde British European Airways (BEA) şirketine ait “Douglas DC – 3 / C – 47 A” (kayıtlı “G – AHCY”) tipi uçak, Manchester Havaalanı’na yaklaşırken, havaalanının 24 km kuzeydoğusundaki Peak District Dağı’na uçtu. Araziye yapılan bu kontrolsüz uçuş sırasında, 32 yolcudan 24’ü öldü. (3 mürettebatın tamamı ve 21 yolcu)

     * 27 Mart 1951’de Kuzey İrlanda’daki Nutts Corner Havaalanı’na gitmekte olan “Hava Taşımacılığı Charter Douglas Dakota 3” kargo uçağı, kalkış sırasında Ringway’deki pistin sonundan yarım mil uzakta Heyhead’e düştü. Bunun nedeni, karbüratörün ön ısıtmasının etkinleştirilememesi ve böylece bir motorun buz oluşumu nedeniyle arızalanmasıydı. Kargo uçağındaki 3 mürettebattan 2’si öldü.

     * 14 Mart 1957’de Hollanda’nın başkenti Amsterdam’dan gelen British European Airways (BEA) şirketine ait “Vickers Viscount 701” (G –  LWE) uçağı, Manchester Havalimanı’na yaklaşırken Wythenshawe’deki bir yerleşim bölgesinde bir evin üzerine düştü. Bunun nedeni, flap süspansiyonunun yorulma kırılmasıydı. Uçakta bulunan 20 kişinin tamamı ve evdeki 2 kişi öldü.

     * 27 Şubat 1958’de Manx Airlines (G – AICS) şirketine ait bir “Bristol 170 Mk.21E” tipi uçak, Ronaldsway Havaalanı’ndan Manchester’a charter uçuşundayken araziye doğru kontrollü bir uçuş (CFIT) meydana geldi. Uçak ana şirket Silver City Airways’ten kiralanmıştı. Radyo pusulasında yanlış bir NDB işareti seçildiği için bir navigasyon hatası meydana geldi ve bu da uçağın, Manchester’daki varış havaalanının 35 km kuzeybatısındaki ve 450 m yüksekliğindeki Winter Hill’e uçmasına neden oldu. 42 yolcudan 35’i öldü; 4 yolcu ve 3 mürettebat kurtuldu. Bu, ölüm sayısı açısından “Bristol 170”in karıştığı ikinci en ölümcül kazaydı.

     * 4 Haziran 1967’de, British Midland International Canadair şirketine ait “C – 4 Argonaut” (kayıtlı “G – ALHG”) tipi uçak, İspanya’ya ait Mallorca Adası’nın merkezi Palma de Mallorca’dan geliyordu ve yakıt sorunları nedeniyle motor gücü kaybından ve Manchester Havalimanı’na yaklaşmanın yarıda kesilmesinden sonra Stockport’un merkezine yakın bir yerde düştü. 72 kişi öldü.

     * 20 Mart 1969’da British Midland Airways şirketine ait “Vickers Viscount 815” (G – AVJA) uçağı Manchester Havalimanı’na düştü. Uçak İskoçya’nın Edinburgh şehrine giden bir feribot uçuşundaydı ve kalkıştan kısa bir süre sonra motor 4 (sağ dış) eğitim amacıyla kapatıldı. Uçak keskin bir şekilde sağa döndü, kontrolü kaybetti ve ters bir pozisyonda yere düştü. Uçaktaki 4 kişiden 3’ü öldü.

     * 22 Ağustos 1985’te Yunanistan’a ait Korfu Adası’na gitmek üzere Manchester’den havalanan British Airtours şirketine ait “Boeing 737 – 236 Advanced” uçağının motoru 24. pistten kalkış sırasında arızalandı, yangın kabine yayıldı ve 137 yolcunun bulunduğu Boeing’de 55 ölümle (çoğunlukla duman solumasından) sonuçlandı. Kontrol altına alınamayan motor arızasının daha sonra, türbin diskinin parçalanmasına ve kanat yakıt depolarını delmesine neden olan, yanlış onarılmış bir yakıcıdan kaynaklandığı anlaşıldı. Sonuç olarak yangına dayanıklılık ve tahliye prosedürleri iyileştirildi.

     Uçak kazaları korkunçtur. Allah her türlü kaza ve beladan korusun.

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ

     CİLT 15

FOTOĞRAFLAR:

IATA kodu MAN, ICAO kodu EGCC, WMO kodu da 03334 olan Manchester Uluslararası Havaalanı (İng. Manchester International Airport), şehir merkezinin 14 km güneybatısında, Ringway parişinde (sivil kontluğunda) yer alıyor ve deniz seviyesinin 78 m üzerinde kurulmuş bir havalimanı. İngiltere’nin en büyük 2., en işlek 3. havaalanıdır. (İNGİLTERE)

Havaalanı 3 yolcu terminali ve 1 kargo terminalinden oluşuyor. 560 hektarlık bir alanı kapsıyor, dünya üzerinde tam 199 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor ve bunlar toplam 95 farklı havayolu şirketi uçakları tarafından gerçekleştiriliyor. Bu da havalimanını hizmet verilen toplam destinasyonlar arasında dünya çapında 13. sıraya yerleştiriyor. Çok sayıda yurtiçi bağlantıya ve Avrupa destinasyonlarına ek olarak, Kuzey Amerika’ya odaklanan birçok uzun mesafeli güzergâh da sunulmaktadır. Çeşitli havayolları Manchester’ı bazen sezonluk olarak Almanca konuşulan ülkelerin (Almanya, İsviçre, Avusturya) havalimanlarına bağlamaktadır. Manchester Havaalanı’nın en büyük eksikliği ve “dünya markası” olamayışının sebebi, Elazığ Havaalanı’na uçmaması. (İNGİLTERE)

Havaalanının genişlik ve uzunluğu, 05R / 23L yönünde 3047 m × 46 m beton, 05L / 23R yönünde 3048 m × 46 m asfalttır. Havaalanından / havaalanına yıllık ortalama 151.460 uçuş gerçekleşmekte. Bu uçuşlar da yıllık ortalama 23 milyon yolcu (Hüseyin baba dahil) ve 52.564 ton yüke tekabül ediyor. (İNGİLTERE)

Manchester Uluslararası Havaalanı, 4 Ağustos 2023


Parveke / Paylaş / Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir