Tam da iki ülke sınırında, Almanya – Hollanda sınır çizgisinin üzerinde bulunan buluşma çayırında geçirdiğimiz dakikalar oldukça anlamlıydı.
“Tam sınır çizgisinin üzerinde” derken, gerçekten de tam sınır çizgisinin üzerinde. Kilisenin ve bahçesinin yarısı Almanya tarafında, yarısı da Hollanda tarafında. Ve böyle olduğu için, kilise, Alman ve Flaman Protestan kiliseleri tarafından ortak kullanılıyor. Yani tek kilise ama iki ülke, iki devlet. Hatta iki kıta bölgesi; bir taraf Merkezî Avrupa, bir taraf Benelüks.
Kilise ve bahçesinin Almanya tarafındaki yarısı Almanca olarak “Ökumenischer Kirchengarten OASE – Christen an der Grenze” adını, Hollanda tarafındaki yarısı Flamanca olarak “Oecumenische Kerkentuin OASE – Christenen aan de Grens” adını taşıyor. Anlamı; “Ekümenik Kilise Bahçesi OASE – Sınırdaki Hristiyanlar”.
İki ülke arasındaki sınır, kilise ve bahçesinin tam ortasından geçiyor. Böyle olunca, kilise ve bahçesinin yarısı Almanya’nın yarısı Hollanda’nın payına düşüyor.
Kilise ve bahçesinin bir tarafı Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (Alm. Nordrhein – Westfalen) eyaletinin Münster (Westfalen) ilinin Borken ilçesine bağlı Gronau (Wesfalen) köyü. Diğer tarafı da Hollanda’nın Yukarı İjssel (Flm. Overijssel) ilinin Enschede ilçesine bağlı Losser köyünün Glane mezrâsı.
Kilisenin, ortasından sınır çizgisi geçen bahçesi ortak kullanılıyor. Yani kilisenin arsası, Alman ve Flaman kiliselerinin ortak mülkiyeti.
Bir kilise düşünün ki, devletler gelmiş ve o kilisenin bahçesine sınır çizgisi çizmiş.
Ama ortada oldukça muhteşem, hem sanatsal hem felsefî bir olay var:
Bu kiliseler, yani Almanya ve Hollanda Protestan kiliseleri, devletlerin çizdiği sınır çizgisine Almanca ve Flamanca olarak şöyle bir yazı yazmışlar:
“GOTT KENNT KEINE GRENZEN” (Almanca)
“GOD KENT GEEN GRENZEN” (Flamanca)
Anlamı:
“TANRI SINIRLARI TANIMAZ”
Hakkında yazılar değil, kitaplar yazılası bir olay…
Beraber gezdiğim Malatya – Hekimhanlı Salim Çakmak kardeşimle birlikte, daha sonra Gronau (Westfalen) kasabasını geziyoruz biraz.
49.824 nüfûslu şirin bir kasaba. Deniz seviyesinin 27 m üzerinde kurulmuş. Kasaba, Gronau ve Epe diye iki ayrı bölgeye ayrılmıştır.
Gronau (Westfalen), 89 km uzunluğundaki küçük Dinkel Nehri üzerinde kurulu bir yerleşim. Dinkel kentsel alan boyunca güneyden kuzeye doğru akar. Gronau’nun kuzeydoğusunda bir bozkır ve fundalık alanı olan Gildehauser Venn yer alır. Gildehauser Venn’in çekirdek alanı artık bir doğa koruma alanıdır. Gildehauser Venn’in (Gronau kentsel alanı) güney kısmına Rüenberger Venn adı verilmiştir.
Kasaba, Hollanda kenti Enschede’nin 10 km doğusunda yer alıyor ve tam Hollanda sınırında.
“Gronau” adı, Eski Almanca’da “Yeşil Ova” anlamına gelen “Gronauwe” isminden geliyor ve kökeni Dinkel Nehri üzerindeki bir yerleşim yeridir. Kasabanın amblemi halen yeşil – sarı renklerdedir.
Epe’nin bugünkü Gronau bölgesinden ilk kez 1188 yılında bir belgede bahsedilirken, Gronau’dan ilk kez 1365 yılında bahsedilmiştir.
Gronau başlangıçta bağımsız bir yönetimdi. Gronau Kalesi (Alm. Burg Gronau), Münster prenslerinin ve piskoposlarının sözde açık eviydi. 1365 yılında Münster Piskoposu Florenz von Wevelinghoven (1330 – 93), bu kaleyi Steinfurt’un asil lordlarına devretti.
Gronau, 15. yy’da ise Bentheim ailesinin bir koluna geçti. Augsburg İtirafı (Alm. Augsburger Konfession), 1544 yılında Bentheim-Tecklenburg-Steinfurt Kontu II. Arnold (1554 – 1606)’un yönetimi altında tanıtıldı. 1591’de bu metin “inanç reformu”na dönüştürüldü.
1638 yılında Gronau’nun Bentheim-Tecklenburg-Rheda hattına devredilmesiyle mekânın mülkiyeti ilk kez değişti. Münster Piskoposluğu ile Bentheim-Tecklenburg-Steinfurt Kontları arasında 1699’da varılan anlaşmayla Gronau, Münster egemenliği altına girdi.
Yaklaşık yüz yıl sonra, 1803, Horstmar’ın Gronau ve Epe ile birlikte Münster ofisi, “İmparatorluk Temsilciler Meclisi Ana Anlaşması” (Alm. Reichsdeputationshauptschluss) ile bölgeden Salm-Horstmar ilçesini oluşturan Salm kontlarına devredildi. Ren Konfederasyonu’nun kurulmasıyla bağlantılı olarak bölge, 1806’da Berg Büyük Dükalığı’nın bir parçası oldu. 1808’de burada uygulamaya konulan Fransız idarî yapısına göre Gronau, Ems departmanına aitti ve Ochtrup kantonuna atandı. 1811’den 1813’e kadar, Gronau nihayet doğrudan Fransa’ya, Ochtrup kantonuna aitti ve dolayısıyla Gronau ve Epe artık Département de la Lippe ve Steinfurt Bölgesi’ne dahildi. Fransa İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Gronau ve Epe, 1815’te Prusyalı oldular. 1816’da ise, Vestfalya (Alm. Westfalen) eyaletinin Münster idarî bölgesinde yeni kurulan Ahaus bölgesine dahil edildiler.
Gronau’da sanayileşme 1854 yılında ilk tekstil fabrikasının kurulmasıyla başladı. (Gronau’da tekstil endüstrisinin dönemi, 1854 yılında kurulan Van Delden Group’un 1980 – 81’de iflas etmesiyle sona erdi.)
21 yıl sonra, 1875, Gronau’dan Münster, Dortmund ve Enschede’ye giden demiryolu hatları açıldı. Tekstil endüstrisinin gelişmesi ve şehrin doğusunda 1893’te Gronauer Bauverein’in kurulmasıyla yerleşim alanı genişlemeye başladı.
27 Aralık 1897’de Gronau “şehir” haklarını aldı. 1 Nisan 1898’de Epe mahallesinin kuzey kısmı (Eilermark ve Buterland), Gronau’ya dahil edildi.
1910 yılında, o zamanlar Gerdemann Tuğla Ocağı olan yerde Kretase Dönemi’ne ait bir Pleziozor iskeleti bulundu. Şu anda Münster’deki Jeoloji-Paleontoloji Müzesi (Alm. Geologisch-Paläontologischen Museum)’nde bulunuyor. İki yıl sonra başka bir buluntu, orada “Gronausaurus (Gronauzor) wegneri” adı verilen yeni bir dinozor türü keşfedildi.
Son savaşta yıkılan belediye binasının kalan kısmı Gronau şehrinin Driland Müzesi (Alm. Driland-Museum)’ne evsahipliği yapıyor. Kentin yerel ve bölgesel kültürü, tekstil geçmişi, tarihsel gelişimi hakkında bilgiler verilmektedir. Müzenin adı, bu şehrin ve çevresinin belirleyici faktörünü, tarihî ve güncel sınırötesi etkilerini yansıtıyor. Öncelikle kömür ve tuz oluşumundan paleontolojik buluntulara kadar bölgenin jeolojik tarihi anlatılıyor. Bu bölümün odak noktası, 1910 yılında Gronau’da keşfedilen yılan boyunlu dinozorun bir kopyasıdır. İnsan yerleşiminin en eski izleri, ziyaretçileri bu kentin ortaya çıkışının başlangıcına yönlendiriyor. Gronau 1600 şehir modeli, 17. yy’da Avrupa’daki dînî savaşların arkaplanında su festivallerinin Hollandalı Protestanlar için bir sığınağa dönüşmesini gösteriyor. Bu şehrin kültürüne, dînine ve ekonomisine o dönemde kök salmış olan Hollanda etkileri, serginin geri kalanında “kırmızı ipliği” oluşturuyor. Sergide başlangıcı belgelenen Sanayi Devrimi, Prusya yönetimindeki Hollandalı girişimciler tarafından şekillendirildi. Müzenin birinci katında Gronau’nun yakın tarihi, tarihî fotoğraflarla sunuluyor.
4 yıl süren I. Dünya Savaşı (1914 – 18) ile birlikte Gronau’da yeni bir belediye binası, bölge mahkemesi, St. Antonius Bölge Kilisesi, okullar, hastaneler, kapalı yüzme havuzu, su işleri, elektrik santrali ve şehir parkı inşâ edildi. I. Dünya Savaşı’ndan sonra, Gronau kasabası 1918 ve 1919’da 10, 25 ve 50 Pfennig (kuruş) değerinde üç acil durum madenî parası çıkardı.
Dinkelufer’deki Gronau Şehir Parkı (Alm. Gronauer Stadtpark) (hayvan parkıyla birlikte) Birinci Dünya Savaşı’ndan önce oluşturulmuştu. Epe kasabasında da bir park var. Bu, istihdam yaratma tedbirlerinin bir parçası olarak 1926’da inşâ edildi. Büyük bir ördek göleti, iki oyun alanı (biri kaykay pisti ve kızak tepesi olan) ve bir gül bahçesi bulunmakta.
1 Nisan 1934’te Epe köyü ve Epe mahallesi (güneyde kalan kısım) birleşerek Epe bölgesini oluşturdu.
Apollo Tiyatrosu (Alm. Apollo-Theater) popüler bir sinema, tiyatro ve konser salonuydu. 1934’ten 1940’a kadar önemli bir Almanya – Hollanda kültür kurumu haline geldi. Tadilat ve modernizasyonların ardından küçültülmüş salon artık Mühlenmathe 37 adresindeki sinema merkezinin bir parçası.
“Reich-Kristallnacht” veya “Reichspogromnacht” olarak da bilinen 9 Kasım’ı 10 Kasım 1938’e bağlayan gece, Wallstrasse adresindeki sinagoga yönelik saldırılar oldu ve buna Yahudî nüfûsuna yönelik zûlümler de eklendi. Sonunda Gronau’daki tüm Yahudîler (Eichberg, Poppert, van Engel, Kauffmann, Lion aileleri) imhâ kamplarına sürüldü. Bugün Gronau’da hâlâ bir Yahudî mezarlığı var.
Gronau’nun, 1950’lerde orada doğan ve sonunda 21 Temmuz 2004’te Gronau rock’n’pop Müzesi (Alm. Gronauer rock’n’popmuseum)’nin açılmasına yol açan Udo Gerhard Lindenberg (1946 – halen hayatta)’i şekillendiren saygın bir müzik geçmişi var. Almanya – Hollanda bağlantısı, bu müzik kültürünün karakteristik özelliğidir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki çalkantılı dönemde, Gronau ve Enschede’de müzik kulüplerinden, yaylı çalgılar dörtlülerine, salon orkestralarından ve sıcak dans gruplarından senfoni orkestralarına ve Enschedesch Operası (Enschedesch Opera en Operette Gezelschap) adlı bir operet topluluğuna kadar uzanan yakın ve başarılı bir Alman – Flaman kültürel işbirliği gelişti. Aynı zamanda caz, 1920’den itibaren coşkulu hayranlar buldu. 1940’lı ve 1950’li yılların yerel caz tarihi, 1988’de Gronau Caz Festivali (Alm. Jazzfest Gronau) ile başlayan uluslararası düzeyde devam etti. Udo Lindenberg müzik aletlerini savaş sonrası dans müziği sahnesinde öğrendi.
Gronau bugün bile geniş bir kültürel yelpaze sunmaktadır ve alışılmadık derecede yoğun amatör müzik kulübü ortamı nedeniyle bilimsel çalışmalar için bile ilgi çekicidir. Gronau Duvarı (Alm. Gronauer Wall) bir “Şöhretler Listesi” olup yerel Almanya – Hollanda müzik sahnesini ve Gronau’da sahne alan uluslararası müzisyenleri anmaktadır.
Yılda bir kez (Nisan sonu), Gronau Caz Festivali uluslararası caz ustalarına bir platform sunuyor. Rock festivali “Auf die Ears” da her yaz düzenleniyor. Tanınmış müzisyenler bu etkinlik için her yıl Gronau’ya geliyor.
Gronau kasabasının simgesi, şehir parkındaki eski su kulesidir. İçme suyu deposu 250 m³ kapasiteye sahiptir. Su kulesi, 1965 yılında 2800 m³ (bugün 4800 m³) kapasiteli yeni bir toprak depolama tankının inşâsından sonra şebekeden çıkarıldı.
Eski belediye binasından geriye kalan tek şey, belediye binası kulesidir. Belediyenin yeniden yapılanmasının bir parçası olarak, mimar Harald Deilmann (1920 – 2008)’ın planlarına göre 1969’dan 1975’e kadar modern tasarıma sahip yeni bir belediye binası inşâ edildi. Deneysel bir “Vatandaş Evi” olarak tasarlanan bina, bugün hâlâ şehir manzarasında yeni bir odak noktası oluşturuyor.
Kuzey Ren Vestfalya (Alm. Nordrhein – Westfalen) – Aşağı Saksonya (Alm. Niedersachsen) – Hollanda sınır üçgeninde, Driland bölgesinin yakınında, 1970’lerde yapay olarak kurulan Driland Gölü yer alıyor. Gölün etrafında bir tur yaklaşık 3300 m’dir. Yelken, sörf ve kürek sporu için yüzülebilen bir göl olarak uğrak yeri olan bu bölgede boş zaman etkinlikleri ve kamp alanı bulunmakta.
1 Ocak 1975’te Gronau ve Epe belediyeleri, yeni Gronau kasabasını oluşturmak üzere birleştirildi. Eski Gronau armasının geçerli kaldığı bir geçiş döneminin ardından konsey, gösterilen arma üzerinde karar kıldı. Eski iki belediyenin sembollerinin (kuğu, bobin, buğday başağı) yanısıra eski Gronau kasabasının yeşil ve sarı renklerini ve eski Epe belediyesinin bir rengini (mavi) içerir. Kasabanın yeni arması 8 Ocak 1981’de Münster’’deki il başkanlığı tarafından onaylandı ve Şubat 1981’de resmen tanıtıldı. Armada, yeni Gronau kentinin iki toplumdan oluştuğu ifade edilmek isteniyor.
Gronau, 1985 yılından bu yana Almanya’nın tek uranyum zenginleştirme tesisi olan Gronau Uranyum Zenginleştirme Tesisi (Alm. Urananreicherungsanlage Gronau)’nin bulunduğu yerdir. Başlangıçta yıllık 1000 ton uranyum ayırma işi kapasitesi için inşâ edilmişti, ancak 1998’den beri kapasitesi 1800 tona (13 büyük nükleer santralin tedarikine eşdeğer) çıkarıldı. 2005 yılında 4500 tona çıkarılması onaylandı. Operatör Urenco şirketidir. Zenginleştirme sonucu tükenen uranyum kalıntıları, 1996 – 2008 yılları arasında yük trenleriyle Sibirya’daki Seversk’e taşınmıştı.Gelecekte atıklar Fransa ve Büyük Britanya’da kimyasal olarak dönüştürülecek, ancak daha sonra Gronau’ya iade edilecek.
Tesisin yerel, ülke çapında ve Hollanda’da işletilmesine karşı protestolar var. 22 Ocak 2010’da, bir işçinin az miktarda radyoaktif atıkla kirlendiği bir endüstriyel kaza meydana geldi. Temmuz 2019’un sonunda, 600 ton uranyum hekzaflorür içeren özel bir trenin Rusya’ya gideceği Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Ekonomi, Yenilik, Dijitalleştirme ve Enerji Bakanlığı tarafından bir kez daha onaylandı. 2021 yılının ortalarında, Gronau tesisinde çeşitli şekillerde işlenmiş yaklaşık 20.000 ton radyoaktif uranyum depolandı.
Kasabanın yeni simgesi, 2003 yılında Eyalet Bahçe Gösterisi (Alm. Landesgartenschau) sonucunda oluşturulan Spinnereistrasse adresindeki kemerli köprüdür. Sergi kapsamında Epe, Gronau, Glane, Overdinkel ve Losser’deki Dinkel Nehri’nin kıyılarına “Dinkelsteine” (Dinkel Taşları) adı verilen 13 heykel dikildi.
Gronau’da, Türkiye Kürdistanı’ndan gelmiş, Mardin – Midyat çevresinden buraya göç etmiş büyük bir Süryanî topluluğu yaşadığından, Süryanî Ortodoks Aziz Yesaya Kilisesi (Alm. Syrisch-Orthodoxe St. Jesaja Kirche), âyin dili olarak hâlâ Aramice’yi kullanmaktadır.
Gronau, Almanya – Hollanda belediye birliği Euregio’nun genel merkezidir.
Gronau (Westfalen) kasabasının, dünyadaki üç şehirle arasında “kardeş şehir” bağı bulunuyor. Bunlar; Hollanda’nın Epe şehri, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı’nın Bromsgrove şehri ve Macaristan’ın Mezőberény şehri.
Gronau kasabasını gezdikten sonra Hollanda’ya geçiyoruz…
Hollanda’nın Yukarı İjssel (Flm. Overijssel) ilinin Enschede ilçesinde balık yemeğe gidiyoruz, Salim’le birlikte.
Balık yiyerek karnımızı doyurduktan sonra, 161.303 nüfûslu Enschede’de biraz geziyoruz.
Ardından, bu ilçeye bağlı Glane-Beekhoek köyünde bulunan, bu köydeki Glanerbrugstraat – 33 adresinde yer alan Süryani kilisesi Süryanîler’in Süryanî Ortodoks Azîz Efrayim Manastırı (Flm. Syrisch-Orthodoxe Klooster St. Ephrem de Syrier)’na uğradık. Burası, Türkiye Kürdistanı’ndan gelmiş, Mardin – Midyat çevresinden buraya göç etmiş Süryanî topluluğuna ait büyük bir dînî kompleks.
Niyetimiz manastırın başkanı ve yöneticileriyle tanışıp sohbet etmekti. Fakat şansımıza, daha doğrusu şanssızlığımıza, manastırda cenaze töreni vardı ve tam da cenazeye denk geldik. Topluluk üzgün, insanların özellikle kadınların bir kısmı ağlıyordu. Öyle bir ortamda bu isteğimizi gerçekleştiremezdik ve cenaze merasimini biraz seyrettikten sonra (duyduğumuz saygıdan dolayı fotoğraf ve video çekimi yapmadık) Almanya’ya geri döndük.
Benim Gronau’daki konferans saatim artık yaklaşmıştı. Yavaş yavaş hazırlandık ve konferans vereceğim adrese doğru yola koyulduk.
Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (Nordrhein-Westfalen) eyaletinin Münster (Westfalen) iline bağlı Borken ilçesinin Gronau (Westfalen) kasabasında, Gronau Belediyesi ve Austausch und Intagration bürosunun düzenlediği okuma gecesindeki konferansımı, Jöbkesweg – 5 adresinde bulunan ve belediyeye ait “Haus der Begegnung” (Toplantı Evi) adlı binada verecektim.
Konferans salonunda, etkinlik başlamadan önce dinleyicilerle biraz sohbet ettik. Masaların üzerine benim Almanca “Die Verlorenen Länder Europas” (Avrupa’nın Kayıp Ülkeleri) ve Türkçe 3 ciltlik “Kadın Peygamberler” adlı kitaplarımı dizmişlerdi. Katılımcılardan, isteyenler kitap alıyor ve orada hazır bulunan yazarına yani bana imzalatıyordu.
Etkinliğe Gronau Belediyesi memurları ve yerli halktan dinleyiciler katıldı. Almanlar’ın ve Kürtler’in ilgi gösterdiği konferans salonunda Sünnî Hanefî, Sünnî Şafiî, Alevî, Ezdaî, Süryanî, Katolik, Protestan ve Ateist, farklı inanç gruplarına mensup insanlar vardı.
Akşam saat 18:30’da başlayan etkinlikte, ilk yarım saat sıcak ve soğuk içecek ikramı eşliğinde karşılıklı tanışma ve kaynaşma gerçekleşti. Daha sonra program başladı.
Konferans başlamadan önce, o sırada tıbbî hizmetler sunmak için Federe Kürdistan’ın başkenti Erbil (Hewlêr)’de bulunan Gronaulu ortopedi uzmanı Prof. Dr. Heiner Woltering telekonferans yoluyla salondakileri selamladı ve kısa bir selamlama konuşması yaptı.
İbrahim Sediyani’nin Gronau’da konferans verdiği sırada Gronau’da olmamaktan ve o konferansı canlı olarak dinleyememekten dolayı büyük üzüntü duyduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Heiner Woltering, Sediyani’yle yakından tanışma fırsatını kaçırdığını ama Almanya’ya döndükten sonra kendisiyle yakından tanışmak istediğini ifade etti. Sediyani’nin çok farklı ve çok yönlü bir yazar olduğunu belirterek konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Woltering, İbrahim Sediyani’nin felsefesini anlamak için O’nu iyi ve dikkatli bir şekilde okumak gerektiğine işaret ederek, “Kendimi O’nun felsefesine yakın hissediyorum” dedi. Prof. Dr. Heiner Woltering, “Sediyani’yi çok geç tanıdım, bunu itiraf etmeliyim. Ama kendisini araştırdıktan ve okuduktan sonra, yazdıkları ve yaptıkları karşısında büyülendim ve hayran kaldım” dedi.
Sediyani’nin 2021 yılında Nefel Yayınları arasında çıkan ve büyük yankı uyandıran 3 ciltlik “Kadın Peygamberler” adlı kitabı üzerinde özellikle duran Heiner Woltering, bunun müstesna bir eser olduğunu dile getirdi. Sediyani’nin kadın hakları için verdiği mücadelenin ve ortaya koyduğu bilimsel çalışmaların onore edici olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Heiner Woltering, “Hristiyan dünyasında Martin Luther ne yaptıysa, İslam dünyasında da İbrahim Sediyani onu yapıyor” tespitinde bulundu. Aydınlanma ve Rönesans’ın kolay bir iş olmadığını belirtmeden geçmeyen Woltering, “Bunlar, böyle aydınların çalışmalarıyla adım adım gerçekleşecek dönüşümlerdir” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasının sonunda, “Bir gün O’nu bizzat tanıyabilirsem çok mutlu olurum” diyen Prof. Dr. Heiner Woltering, “Bu nedenle tüm konuklara tekrar selamlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Bu onore edici ve iltifatvarî sözlerden sonra, katılımcılar alkışladılar. Ardından konferansa başlamam için takdim edildim.
Almanca olarak konferansımı vermeye başladım…
sediyani@gmail.com
SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ
CİLT 14
FOTOĞRAFLAR:
Ardından, bu ilçeye bağlı Glane-Beekhoek köyünde bulunan, bu köydeki Glanerbrugstraat – 33 adresinde yer alan Süryani kilisesi Süryanîler’in Süryanî Ortodoks Azîz Efrayim Manastırı (Flm. Syrisch-Orthodoxe Klooster St. Ephrem de Syrier)’na uğradık. Burası, Türkiye Kürdistanı’ndan gelmiş, Mardin – Midyat çevresinden buraya göç etmiş Süryanî topluluğuna ait büyük bir dînî kompleks. (HOLLANDA)
Hollanda’nın Yukarı İjssel (Flm. Overijssel) ilinin Enschede ilçesinde balık yemeğe gidiyoruz, Salim’le birlikte.
Balık yiyerek karnımızı doyurduktan sonra, 161.303 nüfûslu Enschede’de biraz geziyoruz. (HOLLANDA)
Enschede, 9 Mart 2023