Bilimsel Veriler, Arkeolojik Bulgular, Antik Tabletler ve Tüm Kutsal Kitaplar Işığında Objektif ve Gerçek Peygamberler Tarihi
Kürdistanlı Peygamberler – 92
■ İbrahim Sediyani
– geçen bölümden devam –
■ Taoizm ve Kadın Düşmanlığı
“Kadim Çin dîni” veya “Çin halk dîni”, Çin diasporası da dahil olmak üzere Çin mirasına sahip kişilerin genel olarak “dîn” olarak adlandırılan alanlardaki uygulamalarının çeşitliliğini tanımlamak için kullanılan çok yönlü bir terim. Ancak “Çin halk dîni” terimi Çin’de kullanılmaz. Sonradan ortaya çıkan Budizm, Taoizm ve Konfüçyüsçülük (Konfüçyanizm) dînlerinin tamamının kökeni bu mitoloji sayılabilir. (11066) Bu dîn, doğanın ve ataların güçlerine saygı gösterilmesini, şeytanî güçlerin çıkarılıp atılmasını ve doğanın rasyonel düzenine, evrendeki dengeye ve insanlardan ve onların yöneticilerinden etkilenebilecek gerçekliğe olan inancı içermekte. (11067) İbadet, insan davranışlarının tanrıları veya soyların ataları olabilen çok sayıda Tanrı ve “şén” (神) olarak isimlendirilen ölümsüzlere adanmıştır. Bu Tanrılar’ın bazılarıyla ilgili hikâyeler Çin mitolojisinin gövdesinde toplanırlar. 11. yy’da bu uygulamalar, Budistler’in “karma” (kişinin kendi yaptığı) ve “yeniden doğuş” fikirleri ile Tanrılar’ın hiyerarşileri hakkındaki Taocu öğretilerle harmanlandı ve günümüze kadar birçok yönden devam eden popüler dînî sistemi oluşturdu. (11068)
1950’lerden beri, Çin halk dîni “Şénizm” olarak anılır. (11069) Bu bağlamda “şén”, bir “rûh” veya “Tanrı” anlamına gelir. “Şénizm” ise tam olarak “Tanrıların ve ölümsüzlerin dîni” demektir. (11070)
Eski Çin dînlerinin çeşitli kaynakları, yerel biçimleri, kurucu geçmişleri, ritüelleri ve felsefî gelenekleri vardır. Bu çeşitliliğe rağmen, dört teolojik, kozmolojik ve ahlakî kavram olarak özetlenebilecek ortak bir çekirdek vardır: “Tian” (天) yani “Cennet”, ahlakî anlamın aşkın kaynağı olan “qi” (氣), evreni canlandıran nefes veya enerji olan “jingzu” (敬祖) ve atalara saygıyı öğütleyen “bao ying” (報應). (11071) Bununla birlikte kader ve anlamla ilgili iki geleneksel kavramla birlikte, kişisel kaderi ifade eden “ming yun” (命運) ve kader tesadüfü yani iyi ve kötü şansı ifade eden “yuan fen” (緣分) inancı hâkimdir. (11072)
Karşıt güçler olan “Yin ve Yang” (陰陽)’ı içeren bir kozmik yumurta, zamansız boşlukta yüzer. Bu, dengede tutulan evrenin düzenini tanımlayan kutupluluktur. (11073)
Taoizm’in en önemli kutsal metinleri üç tanedir: Bunlar; “Neiye” (內業), “Juangzi” (莊子) ve “Tao Te Çing” (道德經)’dir. (11074) Bu metinlerden başka, olumsuzluk formüllerini ve muskaları açıklayan, çeşitli mistik ritüelleri ve kozmolojileri anlatan kısa ve uzun çok sayıda metin de mevcuttur ancak bunlar kutsallık bakımından ikinci seviyededir. Lao Ji (? – ?)’ye atfedilen “Tao Te Çing”in tarihi dînbilimcileri ve araştırmacılar tarafından M. Ö. 6. – M. Ö. 4. yy’lar arasına tarihlenmektedir. (11075)
Taoizm’in kutsal metinlerinde kadınları alenen aşağılayan şu ibareler mevcuttur:
就如天地的例子:先有規律,後有規律。 大者為王,小者為之。 男人指揮,女人跟隨。 丈夫統治,妻子服從。
“Tıpkı gökler ve yer örneğinde olduğu gibi: Başta olan yönetir, sonra olan izler. Büyük olan yönetir, küçük olan izler. Erkek yönetir, kadın izler. Koca yönetir, kadın uyar.” (11076)
男性和女性之間有區別; 男人比女人優越。 因此,做男人比做女人好。
“Erkek ve kadın arasında bir ayrım vardır; erkek kadından üstündür. Bu nedenle erkek olmak, kadın olmaktan daha iyidir.” (11077)
Taoizm’de kadınlarla ilgili kaynaklar arasında hem “xian”ın (“ölümsüzler; aşkınlar”) biyografileri koleksiyonları, hem de “xian”ın azîz olduğu sürece teknik olarak “hagiografiler” ve kadın yazarların, özellikle “neidan”ın iç simyası hakkındaki çalışmaları yer alır. M. Ö.’ye kadar uzanan Taocu biyografik derlemeler vardır. M. S. 2. yy’a ait “Liexian juan” (列仙传) ve 4. yy’a ait “Şenxian juan” (神仙传), genellikle hem erkeklerin hem de kadınların hagiografilerini içerir, ancak Taoizm’de yalnızca kadınların yaşamlarını konu alan iki eser vardır: (11078)
İlk metin, Taocu rahip ve yazar Du Guangting (850 – 933) tarafından 913 yılında derlenen ve “Duvarlı Şehirde Toplanan Ölümsüzlerin Kayıtları” anlamına gelen “Yongçeng Jixian Lu” (墉城集仙錄)’dur. Du Guangting’in önsözü, orijinal metnin Şangqing Okulu ustalarının 109 hagiografisini içerdiğini söylüyor. Ancak alınan metnin iki kısmî versiyonu var; kanonik “Daozang” (道藏)’da 37 ve “Yunji Qiqian” (雲笈七籤) antolojisinde 28 biyografi var ve bunlardan sadece ikisi birbirinin aynısı. Koleksiyonun günümüze ulaşan parçalarına dayanarak, sunulan Taocu kadınların çoğunluğunun Tang Hanedanlığı (618 – 907) döneminde Şangqing Okulu’na ait olduğu görülüyor. Du Guangting, önsözünde, Şangqing öğretilerine göre, “Yuanfu” (元父) yani “İlkel Baba”nın ve “Jinmu” (金母) yani “Metal Ana”nın göksel ölümsüzlük kayıtlarına erkek ve kadın üstâdların adlarını girmekten sorumlu olduğunu vurguluyor. Kunlun Dağı’ndaki Cennet Duvarlı Şehir Yongçeng’in ölümsüzlerinin koruyucusu Xiwangmu tarafından denetleniyor. Bu açıklama herhangi bir cinsiyet hiyerarşisi veya tercihi imâ etmiyor; daha ziyade ikisi arasındaki tamamlayıcılığı gösteriyor; popüler kültler arasında Kraliçe Anne’ye tapınmanın baskın olduğu önceki dönemleri yansıtıyor. (11079)
İkincisi, Yuan hagiografı Zhao Daoyi (1294 – 1307) tarafından derlenen ve “Mükemmelleştirilmiş Ölümsüzlerin ve Çağlar Boyunca Tao’yu Bedenleyenlerin Kapsamlı Aynası” anlamına gelen “Lişi Zhenxian Tidao Tongjian” (歷世真仙體道通鋻)’ın sonraki derlemesi olan “Houji” (後集) kısmıdır. Quanzhen Okulu’ndan bu metin, birçoğu “Yongçeng Jixian Lu”da bulunanlar da dahil olmak üzere 120 biyografi içeriyor. (11080)
Taoizm’de kadınların statüsü Tang Hanedanlığı döneminde, özellikle de kadınların dîn önderlerinin üçte birini oluşturduğu 8. yy’da zirveye ulaştı. (11081) Tang yönetimi altında organize Taoizm’e hakim olan Şangqing Okulu’nun himayesi altında kadınlar, kutsal metinlerin ve yöntemlerin öncüleri, eğitmenleri ve sahipleri olarak en önde gelen dînî konumlarına ulaştılar. Resmî istatistiklere göre, 8. yy’da 1687 Taocu tapınak vardı; 1137’si erkekler için, 550’si kadınlar için. Dolayısıyla kadınlar, resmî olarak tanındığı şekliyle Taocu dîn hocalarının önemli bir bölümünü oluşturuyordu. (11082)
Tang döneminde aristokrat Taocu rahibelerin yükselişi, Çin toplumu ve tarihinde benzeri görülmemiş bir gelişmeydi. Ondan fazla imparatorluk prensesi Taocu rahibe oldu ve evlerini manastırlara dönüştürdü. (11083) Dîn değiştirmeleri ve dîni değiştirmeleri nedeniyle Çin toplumsal düzeninden ayrılan kadınlar, hem siyasî nüfûzlarını koruyabiliyor hem de saray entrikalarından kaçınabiliyorlardı. Yeni statülerinden ekonomik olarak yararlandılar, bir Tang kadını için kayda değer derecede kişisel özgürlüğe sahip oldular, çoğu zaman “ahlâksız” bir yaşam sürdüler, çok seyahat ettiler ve kendilerini sanata adadılar. (11084)
Kadınlar, topluma girmeden önce hayatlarını arındıran kızlar veya daha iyi bir hayat arayan dullar gibi farklı nedenlerle Taocu manastırlara giriyorlardı. Bazen bir kadın istenmeyen bir evlilikten kaçmak ya da kocasını değiştirmek için Taocu rahibe olurdu. Örneğin; İmparator Gaozong (628 – 83) ve İmparatoriçe Wu (624 – 705)’nun en küçük kızı olan Prenses Taiping (662 – 713), “barbar” Turpan Kralı ile talep edilen devlet evliliğinden kaçmak için 670 yılında bir Taocu manastırına girdi. (11085) İmparator Xuanzong (685 – 762)’un sevilen cariyesi Yang Guifei (719 – 56), İmparator Xuanzong’un onsekizinci oğlu Li Mao (? – 775) ile evliydi; 745 yılında Taocu bir rahibe olarak O’nu terketti ve daha sonra Xuanzong’un imparatorluk haremine girmesine izin verildi. (11086)
Erken Song Hanedanlığı (960 – 1279) döneminde kadın Taocular’ın sayısı kayıtlı dîn öğretmenlerinin yaklaşık % 5 – % 3’üne kadar düştü ve ancak daha sonra, 12. yy’ın sonlarında Jin Hanedanlığı (1115 – 1234) döneminde Quanzhen Okulu’nun ortaya çıkmasıyla yeniden yükseldi. Bununla birlikte, kadın kültleri gelişmeye devam etti ve çeşitli teknikleri uygulayan bazı kıdemli kadın uygulayıcılar vardı. (11087)
Yuan (1271 – 1368), Ming (1368 – 1644) ve Qing (1644 – 1912) hanedanları sırasında Sun Bu’er kültü giderek önem kazanırken, Taocu kadınların genel prestiji azaldı. Yuan Hanedanlığı döneminde, Moğollar Çin’i yönetirken, çoğu kadın olmak üzere 20.000 kayıtlı Taocu vardı ve ülke çapında kadınlar tarafından yönetilen kurumlar kurulmuştu. (11088)
■ Konfüçyüsçülük ve Kadın Düşmanlığı
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, “Kadim Çin dîni” veya “Çin halk dîni”, Çin diasporası da dahil olmak üzere Çin mirasına sahip kişilerin genel olarak “dîn” olarak adlandırılan alanlardaki uygulamalarının çeşitliliğini tanımlamak için kullanılan çok yönlü bir terim. Ancak “Çin halk dîni” terimi Çin’de kullanılmaz. Sonradan ortaya çıkan Budizm, Taoizm ve Konfüçyüsçülük (Konfüçyanizm) dînlerinin tamamının kökeni bu mitoloji sayılabilir. (11089)
Bunlardan Konfüçyüsçülük, eski bir Çin ahlâkî öğretisi ve felsefesi olup, başlangıçta, gerçek adı Kong Qiu (M. Ö. 551 – M. Ö. 479) olup, dünyada daha çok, “Büyük Üstâd” anlamına gelen Konfüçyüs lakabıyla bilinen büyük bilginin öğretilerinden yola çıkarak gelişmiştir. (11090) Ruizm veya Ru Klasisizm olarak da bilinen (11091) Konfüçyüsçülük, Antik Çin kökenli bir düşünce ve davranış sistemidir ve çeşitli şekillerde bir “gelenek”, “felsefe” (hümanist veya rasyonalist), “dîn”, “hükûmet teorisi” veya “yaşam tarzı” olarak tanımlanır. (11092)
Konfüçyüsçülük, daha sonra “Yüz Düşünce Okulu” olarak anılacak bir dönemde Çinli filozof Konfüçyüs’ün öğretilerinden gelişti. Konfüçyüs kendisini Xia (M. Ö. 2070 – M. Ö. 1600), Şang (M. Ö. 1600 – M. Ö. 1046) ve Batı Zhou (M. Ö. 1046 – M. Ö. 771) hanedanlarından miras kalan kültürel değerlerin aktarıcısı olarak görüyordu. (11093) Konfüçyüsçülük, hukukçu ve otokratik Qin Hanedanlığı (M. Ö. 221 – M. Ö. 206) döneminde bastırıldı, ancak hayatta kaldı. Han Hanedanlığı (M. Ö. 206 – M. S. 220) sırasında Konfüçyüsçü yaklaşımlar resmî ideoloji olarak “proto-Taocu” Huang-Lao Okulu’nu geride bırakırken, imparatorlar her ikisini de hukukçuluğun gerçekçi teknikleriyle karıştırdılar. (11094)
Konfüçyüsçülük, bireysel benliğin ve “Tian” yani “Cennet”in birliğinin arayışı etrafında döner. Başka bir deyişle, insanlık ile Cennet arasındaki ilişkiye odaklanıyor. (11095) “Tian li” (Cennet’in ilkesi) veya “Tian tao” (Cennet’in yolu), dünyanın düzeni ve ilahî otoritenin kaynağıdır. “Tian li” veya “Tian tao” monistiktir, yani tekil ve bölünmezdir. Bireyler bu düzenin tefekkür edilmesiyle insanlıklarının farkına varabilir ve Cennet ile bir olabilirler. Benliğin bu dönüşümü, uyumlu bir topluluk yaratmak için aileye ve topluma genişletilebilir. (11096)
Konfüçyüsçülük’ün kurucusu olan Konfüçyüs, 30 yaşına girdikten sonra öğretmenliğe başladı ve hayatı boyunca 3000’den fazla öğrenciye ders verdi; bunların yaklaşık 70’i “olağanüstü” kabul edildi. Müritleri ve onların oluşturduğu ilk Konfüçyüsçü topluluk, Savaşan Devletler Dönemi (M. Ö. 475 – M. Ö. 221)’nde en etkili entelektüel güç haline geldi. (11097) Konfüçyüs’ün öğretileri, daha sonra bunları “Lúnyǔ” (论语) yani “Seçmeler” halinde kitaplaştırıp düzenleyen çok sayıda öğrencisi ve takipçisi tarafından ayrıntılı bir dizi kural ve uygulamaya dönüştürüldü. (11098)
Konfüçyüs’ün en derin öğretilerinden biri, kişisel örneklemenin açık davranış kurallarına üstünlüğü olabilir. Ahlakî öğretileri, kendini geliştirmeyi, ahlakî örnekleri taklit etmeyi ve kural bilgisinden ziyade yetenekli muhakeme yeteneğinin kazanılmasını vurguluyordu. Bu nedenle Konfüçyüs etiği bir tür “erdem etiği” olarak düşünülebilir. Öğretileri nadiren – kendince göreceli bir mantığa oturtmaya çalıştığı – argümanlara dayanır. Etik idealler ve yöntemler dolaylı olarak, imâlar hatta totoloji yoluyla aktarılır. Öğretilerinin anlaşılması için inceleme ve bağlam gerekir.
Konfüçyüs, geleneksel olarak mükemmellik örneği olarak kabul edilen İlkbahar ve Sonbahar döneminin Çinli bir filozofuydu. Konfüçyüs’ün öğretileri ve felsefesi Doğu Asya kültürünün ve toplumunun temelini oluşturur ve bugüne kadar Çin ve Doğu Asya’da etkili olmaya devam etmektedir. Konfüçyüsçülük adı verilen felsefî öğretileri, yansıtıldığına göre; kişisel ve yönetimsel ahlâkı, sosyal ilişkilerin doğruluğunu, adaleti, nezaketi, samimiyeti ve bir yöneticinin erdemle liderlik etme sorumluluklarını vurguluyordu.
Ama acaba öyle mi?
Konfüçyüs’ün öğretileri ve tavırları dikkatli ve ayrıntılı bir biçimde incelendiğinde, bazı hususlarda pek de öyle olmadığı anlaşılır. Örneğin şu meşhur anekdotta buna güzel bir örnek var:
廄焚。子退朝,曰:傷人乎?不問馬。
“Ahırlar yakıldığında Konfüçyüs mahkemeden döndüğünde şöyle dedi: ‘Kimse yaralandı mı?’ Atların durumunu sormadı.” (11099)
Düşünün: Ahır yanıyor, ahırda büyük bir yangın çıkıyor ve olaydan sonra oraya gelen Konfüçyüs, sadece “Kimse yaralandı mı?” diye soruyor. Atların ve diğer hayvanların durumunu hiç sormuyor bile. Hayvancağızlar diri diri yanmış belki ama umurunda değil! Hayvanların canı yok mu? Onlar da can taşımıyor mu? Öyle görünüyor ki, Konfüçyüs sadece insanları canlı varlıklar olarak görüyor.
Ama keşke tüm insanları ama. Zirâ insanlardan da sadece erkekleri böyle görüyor. Kadınlara bu gözle bakmıyor. Hayvanları nasıl değersiz varlıklar olarak görüyorsa, kadınları da böyle görüyor. Konfüçyüs kadınları insan olarak bile görmüyor, hatta canlı varlık olarak dahi görmüyor.
İftira atmıyorum. Bunu bizzat kendisi açık açık söylüyor. Buyrun bakın Konfüçyüs kadınlara hangi gözle bakıyor:
武王說:「我有十個有用的侍從。
孔子說:“不過其中有一個女人,所以僕人只有九個。
“Kral Wu, ‘İşe yarar 10 tane görevlim var’ dedi.
Konfüçyüs ise, ‘Ancak aralarından biri kadın, dolayısıyla sadece 9 tane işe yarar görevli var’ dedi.” (11100)
En “bilge” bildiğimiz, en “filozof” kabul ettiğimiz bile kadınlara bu gözle bakıyorsa, insan sormadan edemiyor: Bu kadınlar size ne yaptı?
■ Şintoizm ve Kadın Düşmanlığı
Japonya’nın millî ve geleneksel dîni olan Şintoizm veya kısaca Şinto, ülkenin kendisi kadar ilginç. Dünyanın en eski dînlerinden biri (11101) olup, Naturalist (11102) ve Animist (11103) bir inanç türü olarak kabul edilebilir ve ayrıca Panteist (11104) birtakım uygulamaları da barındırır.
Şintoistler kendi dînlerine “Şintoizm” demezler. Bunun sebebi, “Şinto” (神道) kelimesinin aslında Japonca değil Çince kökenli bir kelime olmasıdır. Daha önce kadim Çin dîni Şénizm’i anlatırken bahsettiğimiz üzere, Çince’de “Şén” (神) kelimesi “Ölümsüz rûh” veya “Tanrı” anlamına gelir; “dao” (道) ise “yol” demektir. (11105) “Şêndao” (神道)’nun anlamı, “Tanrı’nın yolu” ya da Japon diliyle söylersek “Kami’nin yolu”. (11106) Çince’deki “Şêndao” nitelemesi Japonca’ya “Jindō” olarak girmiş, sonra zamanla “Şintō” halini almıştır. (11107)
Şintoizm’in evrensel olarak kabul edilmiş bir tanımı yoktur. (11108) Genelde, “Kami (Tanrı)’ye duyulan inanç” olarak tanımlanabilir. (11109) Şinto’nun Kami ibadetine dayalı doktrinleri, kurumları, ritüelleri ve toplumsal yaşamı kapsar. (11110) En geniş anlamda, Japonya’nın orijinal millî dînidir. Daha dar anlamda ise, orijinal dînden ve siyasî amaçlar için Çin unsurlarından geliştirilmiş bir sistemdir. (11111) Tarihsel olarak, Şintoizm yüzyıllar boyunca Budizm, Taoizm ve Konfüçyüsçülük unsurlarıyla bağlantılı tutarsız bir dînî gelenekti ve devlet tarafından yeni siyasî ideolojiler nedeniyle Meiji Restorasyonu (1868 – 1912)’nun başlamasıyla birlikte yalnızca birleşik ve tümsel bir “Japon orijinal dîni” olarak yorumlandı. (11112)
Birçok teolog ve bilim insanı, Şinto’yu bir “dîn” olarak tanımlar. (11113) Bununla birlikte, bazı uygulayıcılar Şinto’yu bir “yol” olarak görmeyi tercih ederler (11114), dolayısıyla onu dînden çok “gelenek” olarak nitelendirirler (11115). Ortadoğu’da ortaya çıkan “dîn” kavramının sahip olduğu çağrışımların çoğu Şinto için kolaylıkla uygulanmaz. (11116) Musevîlik, Hristiyanlık ve İslam gibi bilinen dînlerin aksine, Şintoizm’in tek bir kurucusu veya tek bir kanonik metni yoktur. (11117) Bu nedenle Japon dîni oldukça çoğulcudur. (11118) Özellikle birçok Tanrı’ya olan inancı nedeniyle daha çok diğer Doğu Asya dînleriyle benzerlikler taşımaktadır. (11119)
Şintoizm’i kimi dîn bilginleri “Doğu Asya dînler ailesinden bir dîn” olarak (11120), kimi dîn bilginleri “bir dünya dîni” olarak (11121), kimi dîn bilginleri “büyük bir dîn” olarak (11122), kimi dîn bilginleri “doğa dîni” olarak (11123), kimi dîn bilginleri “yerli bir dîn” olarak (11124), kimi dîn bilginleri “Japon kültürünün altında yatan irade” olarak (11125), kimi dîn bilginleri “kadim antik çağın mistik günlerinde ortaya çıkan yerli ırk inancının bir ifadesi” olarak (11126), kimi dîn bilginleri de “karmaşık ve anlaşılmaz, sınıflandırılmaz bir dîn” olarak (11127) görmüşlerdir.
Japonya’daki yazılı kaynaklarda Şinto teriminin bilinen en eski kullanımları, Şintoizm’in kutsal metinlerinden olan 8. yy’daki “Furukotofumi” olarak da anılan “Kojiki” (古事記) adlı metindir. (11128) Yine aynı döneme ait “Japonya Kroniği” ya da özgün Japonca adıyla “Nihon Şoki” (日本書紀) metninde de yer almaktadır. (11129)
Şintoizm’in belki de en ilginç özelliği, inananlarına, ikinci bir dîne inanmayı da serbest bırakan dünyadaki tek dîn olmasıdır. Yani bir Şintoist, isterse aynı anda başka bir dîne de imân edebilir. (11130)
Şintoizm’in kutsal metinlerinden olan ve Furukotofumi olarak da anılan Kojiki’de anlatıldığına göre, evren, “Ame-Tsuçi Olayı” ile oluşmuş ve başlamıştır. Ame-Tsuçi Olayı, “Ame” (Cennet) ile “Tsuçi” (Dünya)’nin birbirinden ayrılması hadisesidir. (11131)
Daha sonra üç Kami (Tanrı) ortaya çıktı: Ame-no-Minakanuşi (天之御中主神), Takamimusuhi-no-Mikoto (タカミムスビノミコト) ve Kamimusuhi-no-Mikoto (カミムスビノミコト). (11132)
Onlardan da, biri erkek biri kadın olan iki kardeş Tanrı ortaya çıktı: İzanagi (イザナギ) ve İzanami (イザナミ). Bu kardeşlerden İzanagi erkek, İzanami kadındır. (11133)
Kotoamatsukami (別天津神) olarak adlandırılan ilk beş Tanrı, cinsiyeti olmayan yalnız Tanrılar’dı ve üremediler. Ardından, iki yalnız Tanrı ve peşinden beş çiftten oluşan ve Kamiyonanayo (神世七代) olarak adlandırılan Tanrılar gelmişlerdi. Ama bunlarda cinsel birleşme, üreme gibi özellikler yoktu. Fakat çoğalmak için bunlar gerekliydi. Cinsel birleşme ve üreme, ilk defa, İzanagi ve İzanami ile başlamıştır. (11134)
İki kardeş olan İzanagi ile İzanami, dünyadaki ilk toprak parçası olan Onogoroşima adlı adayı yarattıktan ve o ada üzerinde evlerini kurduktan sonra (11135), birbirlerinin vücûtlarını sorgulamaya başladılar. Neden kadın olanın vücûdu ile erkek olanın vücûdu arasında bazı farklılıklar vardı? Bunun mutlaka bir sebebi olmalıydı. Bunu sorgulamaya başladılar ve birbirleriyle cinsel ilişkiye girmeleri gerektiğini anladılar.
Kutsal kitap Kojiki’de ikisi arasındaki bu diyalog detaylı biçimde anlatılır. Biraz erotiktir, hatta fazlasıyla erotiktir. O yüzden paylaşırken, okurlarımın affına sığınıyorum. Şayet bunlar herhangi bir yazarın yazdığı bir kitapta yer alan şeyler olsaydı, asla paylaşmazdım. Fakat bunlar bir dînin kutsal kitabında geçtiği için, hiç sansürlemeden paylaşıyorum. Sonuçta “Tanrı’nın sözlerini sansürlemek”, büyük günâhtır. Âhiretimi tehlikeye atmak istemiyorum.
Kutsal kitap Kojiki’de bu olay şöyle anlatılır:
於其嶋天降坐而、見立天之御柱、見立八尋殿。於是、問其妹伊邪那美命曰
汝身者、如何成。
答曰
吾身者、成成不成合處一處在。
爾伊邪那岐命詔
我身者、成成而成餘處一處在。
故以此吾身成餘處、刺塞汝身不成合處而、以爲生成國土、生奈何。
伊邪那美命答曰
然善。
爾伊邪那岐命詔
然者、吾與汝行廻逢是天之御柱而、爲美斗能麻具波比。
“Göklerden buraya inerek, bu adayı yarattılar ve adanın üzerinde bir ev yaptılar.
Bu sırada İzanagi, kız kardeşi İzanami’ye sordu:
– ‘Senin vücûdun nasıl yapılmış?’
İzanami, erkek kardeşi İzanagi’ye şöyle cevap verdi:
– ‘Bir kısmı hariç tamamen şekillendi, ancak vücûdum tam olarak gelişmemiş galiba, tam ortada bir boşluk var, bir delik.’
İzanagi de şöyle dedi:
– ‘Vücûdum tamamen şekillendi, ancak benim de tam ortada çok fazla büyümüş bir parçam var, çubuk gibi. Eğer bedenimin fazla büyümüş bu parçasını sendeki boşluğun içine yerleştirirsem ve henüz büyümemiş kısmını tıkarsam, o zaman çoğalır, topraklar ve egemenlikler kurarız. Buna ne dersin?’
İzanami teklifi kabul etti ve ikisi bir evlilik töreni düzenlediler, sonra da cinsel ilişkiye girdiler.
İzanagi, organını İzanami’nin organına yerleştirince, İzanami, ‘Ah, sen gerçekten de güzel ve kibar bir gençsin’ dedi. İzanagi de, ‘Ah, sen de gerçekten güzel ve kibar bir kızsın’ dedi.
Sonra İzanagi aniden durdu ve İzanami’yi azarladı: ‘Kadının önce konuşması yanlış!’
Sonra ikisi beraber Apa Adası’nı kurdular.” (11136)
Bu ilk birleşmeden Hiruko ve Awaşima adlarında iki çocukları oldu. (11137)
Ancak bu çocuklar onların meşrû çocukları olarak kabul edilmedi, o yüzden ikisi de sakat doğdular. Çocukları bir tekneye bindirip okyanusa saldılar. (11138)
İzanagi ve İzanami, Tanrılar’a yakararak, ilk çocuklarının neden sakat doğduklarını, yaptıkları bu çocukların neden Tanrılar indinde meşrû çocuklar olarak kabul edilmediğini sordular. Şaka gibi ama – ve sizlere aktarmak için buraya yazarken istemsizce gülüyorum – Tanrılar şöyle cevap verdiler: “Cinsel ilişki esnasında, ‘zevk sözlerini’ önce kadın söyledi. O yüzden çocukları meşrû kabul etmedik. Cinsel ilişkide çiftler zevk aldığında, ‘zevk sözlerini’ önce erkek söylemelidir, sonra kadın söyleyebilir.” (11139)
Bunun üzerine İzanagi, karısı (aynı zamanda kızkardeşi) İzanami ile tekrar cinsel ilişkiye girdi. Bu sefer cinsel ilişki esnasında zevk aldıklarında, “zevk sözlerini” ilk İzanagi söyledi: “Ah, sen gerçekten güzel ve kibar bir kadınsın.” O söyledikten sonra da İzanami “zevk sözlerini” söyledi: “Ah, sen de gerçekten güzel ve kibar bir erkeksin.” (11140)
Bu sefer evlilikleri başarılı oldu. İzanagi ile İzanami’nin hepsi de sağlıklı 8 çocuğu oldu ve bu çocuklardan her biri Japonya’nın bir adasını kurdu. Böylece Japonya’nın 8 adası kurulmuş oldu. Bu adalar şunlardır: Awaji, İyo (bugünkü Şikoku), Oki, Tsukuşi (bugünkü Kyūşū), İki, Tsuşima, Sado ve Yamato (bugünkü Honşū). (11141)
İzanagi ve İzanami arasındaki şu diyalog da çok ilginç, ama bir o kadar da kadınlık düşmanı:
一緒に誓いを立てましょう。この誓いに従って、子供たちが生まれます。
この子たちが女の子だったら、私の心は邪悪でいっぱいだと思われるかもしれません。 この子たちが男になったら、私の心は清らかだと思ってください。
“Gel birlikte şöyle bir yemin edelim: Bu yemine göre bazı çocuklar doğacak.
Eğer bu çocuklar kız olurlarsa, kalbimin kötülüklerle dolu olduğunu düşünebilirsin. Eğer bu çocuklar erkek olurlarsa, kalbimin temiz olduğunu düşün.” (11142)
Şintoizm’in kutsal kitabı “Kojiki”ye göre, önce kadının konuşması felâkettir; önce erkek konuşmalı, sonra kadın. Şintoizm’in diğer bir kutsal kitabı “Nihon Şoki”ye göre ise, doğacak çocuğumuz kız olursa, kalbimiz kötülüklerle doludur; çocuğumuz erkek olursa, o zaman da demek ki kalbimiz temizdir.
Böyle bir öğretide kadının herhangi bir saygınlığı, statüsü hatta ismi bile olabilir mi?
Aynı soruyu dönüp dolaşıp tekrar tekrar sormak zorunda kalıyoruz: Peki ama neden?
Neden?
* * *
Gördüğünüz gibi, kıymetli okurlar, genel olarak dînler yoğun bir şekilde kadın düşmanlığı yapmakta, kutsal metinlerde kadınlar hatta kadınlık alenen ve defaatle aşağılanmaktadır. Ve bu sadece semavî dînlere özgü değil, dünyadaki dînlerin birçoğunda durum böyle.
Ömrümün büyük bir kısmını dînler üzerine araştırmalar yaparak ve dînleri okuyup yazarak geçirmiş bir insan olarak, üzülerek şu gerçeği net biçimde ifade etmeliyim: Kadın düşmanlığı, dînlerin mayasında var.
Bu maya öyle lanet bir mayadır ki, ordan sökülüp atılması da çok zor hatta imkânsıza yakındır.
Bu çok önemli ama çok da “acıtan” konuyu işlerken, siz sevgili okurlarımıza Musevîlik (Yahudîlik), Hristiyanlık, İslam, Ézidîlik (Ezdaîlik), Manicilik (Maniheizm), Hinduizm, Jainizm, Budizm, Taoizm, Konfüçyüsçülük ve Şintoizm dînlerindeki kadın düşmanlığını ve kutsal metinlerinde kadını hatta kadınlığı alenen aşağılayan doktrinlerini araştırıp naklettik.
Dünya üzerindeki birkaç dîn hariç, dînlerin nerdeyse tamamında, kadına karşı nefret var. Kutsal metinlerin nerdeyse hepsinde kadın düşmanlığı yapılmakta, istisnasız her buyruk veya öğretilerinde kadınlar hem biyolojik olarak hem de duygu ve akıl olarak aşağılanmaktadır. Fakat bunlar “Dîn” adına, “Tanrı” adına yapıldığı için, ne hazindir ki bizzat dîndar kadınlar da bu argümanları konuyla ilgili sohbetlerde rahatlıkla dile getirebiliyorlar. Kendi kendilerini aşağıladıklarının, kendi kadınlık haysiyetine hakaret ettiklerinin farkında dahi olmadan.
Fakat yaşadığımız gezegende herşey “üzüntü verici” değil; bunların yanında “mutluluk verici” şeyler de var. Siz sevgili okurlarımızı mutlu edecek bir haber vereyim:
Bütün bu kadın karşıtı, yoğun şekilde kadın düşmanlığı yapan dînlerin yanısıra, tam tersi öğretilere sahip, kadına hakikaten hakkettiği değeri ve saygıyı veren dînler de var. Yeryüzünde kadın – erkek eşitlikçi dînler de bulunuyor. Hatta anaerkil dînler bile var.
Çok hoşunuza gidecek. Ve büyük bir keyifle konuyu takip edeceksiniz.
Şimdi de anaerkil ve kadın – erkek eşitlikçi dînlere bakalım…
■ ANAERKİL VE KADIN – ERKEK EŞİTLİKÇİ DÎNLER
– devam edecek –
DİPNOTLAR:
(11066): Riaz Hassan, In Singapore: Society in Transition, Vivienne Wee, “Buddhism in Singapore”, s. 155 – 188, Oxford University Press, Kuala Lumpur 1976
(11067): Stephen F. Teiser, Popular Religion, Journal of Asian Studies, sayı 54, s. 378 – 395, Mayıs 1995
(11068): Daniel L. Overmyer, Religions of China: The World as a Living System, Waveland Press, Long Grove 1986
(11069): Kuah-Pearce Khun Eng, State, Society and Religious Engineering – Towards a Reformist Buddhism in Singapore, s. 21, Institute of Southeast Asian Studies, Singapur 2009 / Lai Ah Eng, Religious Diversity in Singapore, s. 198, Institute of Southeast Asian Studies, Singapur 2008
(11070): Yilong Shi, 中国汉人自发的宗教实践 — 神仙教, 中南民族大学学报 — 人文社会科学版, sayı 28, s. 146 – 150, 2008
(11071): Fan Lizhu Fan – Chen Na, The Revival of Indigenous Religion in China, s. 5 – 6, The Oxford Handbook of Religious Conversion, 2014
(11072): age, 21 – 23
(11073): Thien Do, Vietnamese Supernaturalism – Anthropology of Asia, s. 10 – 11, Routledge Publishing, Londra & New York 2003
(11074): Russel Kirkland, Taoism: The Enduring Tradition, s. 23 – 33, Routledge Publishing, Londra & New York 2004
(11075): David Bellingham – Clio Whittaker – John Grant, Myths and Legends, s. 124, Wellfleet Press, Secaucus 1992 / Russel Kirkland, age, s. 61
(11076): Juangzi
(11077): Lieh Tzu
(11078): Fabrizio Pregadio, The Encyclopedia of Taoism, cilt 1, Catherine Despeux, “Women in Taoism”, s. 171 – 173, Routledge Publishing, Londra & New York 2008
(11079): Livia Kohn, Daoism Handbook, Catherine Despeux, “Women in Taoism”, s. 394 – 395, Brill Publishing, Köln & Leiden & Boston 2000
(11080): age, s. 393 – 394
(11081): Fabrizio Pregadio, The Encyclopedia of Taoism, cilt 1, Catherine Despeux, “Women in Taoism”, s. 171 – 173, Routledge Publishing, Londra & New York 2008
(11082): Livia Kohn, Daoism Handbook, Catherine Despeux, “Women in Taoism”, s. 388, Brill Publishing, Köln & Leiden & Boston 2000
(11083): Edward H. Schafer, The Princess Realized in Jade, Tang Studies, sayı 3, s. 1 – 23, Haziran 1985, https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1179/tng.1985.1985.3.1
(11084): Livia Kohn, Daoism Handbook, Catherine Despeux, “Women in Taoism”, s. 388, Brill Publishing, Köln & Leiden & Boston 2000
(11085): age, s. 389
(11086): Edward H. Schafer, The Capeline Cantos: Verses on the Divine Love of Taoist Priestesses, Asiatische Studien/Études Asiatiques, sayı 32, s. 5 – 65, Ekim – Aralık 1978, https://www.jstor.org/stable/603530
(11087): Livia Kohn, Daoism Handbook, Catherine Despeux, “Women in Taoism”, s. 391, Brill Publishing, Köln & Leiden & Boston 2000
(11088): Catherine Despeux – Livia Kohn, Women in Daoism, s. 27, Three Pines Press, Cambridge 2003
(11089): Riaz Hassan, In Singapore: Society in Transition, Vivienne Wee, “Buddhism in Singapore”, s. 155 – 188, Oxford University Press, Kuala Lumpur 1976
(11090): Xinzhong Yao, An Introduction to Confucianism, Cambridge University Press, Cambridge & New York & Oakleigh & Madrid & Kap 2000
(11091): Michael Nylan, The Five “Confucian” Classics, s. 23, Yale University Press, New Haven 2001
(11092): Xinzhong Yao, An Introduction to Confucianism, s. 38 – 47, Cambridge University Press, Cambridge & New York & Oakleigh & Madrid & Kap 2000
(11093): Jeffrey L. Richey, Teaching Confucianism, Yiu-Ming Fung, “Problematizing Contemporary Confucianism in East Asia”, s. 163, Oxford University Press, Oxford & New York 2008
(11094): Justin Yifu Lin, Demystifying the Chinese Economy, s. 107, Cambridge University Press, Cambridge & New York & Ciudad de México & São Paulo & Madrid & Kap & Yeni Delhi & Tokyo & Singapur & Melbourne 2012
(11095): Masashi Haneda – Naito Mariko – Abe Naofumi – Michael Feener – Siripon Dabphet – Sebastian Rodney, Secularization, Religion and the State, Wei Leong Tay, “Kang Youwei: The Martin Luther of Confucianism and His Vision of Confucian Modernity and Nation”, Center for Philosophy by University of Tokyo, Tokyo 2010 / Joseph A. Adler, Confucianism as a Religious Tradition: Linguistic and Methodological Problems, Confucianism in Dialogue with Cultures and Religions: A Conference in Honor of Professor Tu Weiming, University of California, Berkeley 2020
(11096): Wei Leong Tay, age
(11097): Vincent Shen, Dao Companion to Chinese Philosophy: Dao Companion to Classical Confucian Philosophy, s. 86, Springer Publishing, Heidelberg & Dordrecht & Londra & New York 2013
(11098): Amy Olberding, Dao Companion to the Analects, cilt 4, bölüm 2, Tae Hyun Kim – Mark Csikszentmihalyi, “History and Formation of the Analects”, s. 25, Springer Publishing, Heidelberg & Dordrecht & Londra & New York 2010 / Taiping Chang – David R. Knechtges, Ancient and Early Medieval Chinese Literature: A Reference Guide, cilt 1, Hsiang-Ling Shih – David R. Knechtges, “Lunyu 論語”, s. 645, Brill Publishing, Leiden & Boston 2010
(11099): Lúnyǔ, 10:11 (tercüme Waley) veya 10:13 (tercüme Legge) veya 10:17 (tercüme Lau)
(11100): Lúnyǔ, 8:20
(11101): Simon Leser, The 8 Oldest Religions in the World, The Culture Trip, 24 Nisan 2018, https://theculturetrip.com/asia/articles/the-8-oldest-religions-in-the-world/
(11102): Genchi Katō, A Historical Study of the Religious Development of Shintō, Greenwood Press, New York 1988 / Anita Maria Leopold – Jeppe Sinding Jensen, Syncretism in Religion: A Reader, s. 39 – 41 ve 55 – 56, Routledge Publishing, Londra & New York 2004
(11103): Joseph Cali – John Dougill, Shinto Shrines: A Guide to the Sacred Sites of Japan’s Ancient Religion, s. 13, University of Hawaii Press, Honolulu 2013 / John. K. Nelson, Enduring Identities: The Guise of Shinto in Contemporary Japan, s. 14, University of Hawaii Press, Honolulu 2000 / Stuart Donald Blair Picken, Historical Dictionary of Shinto, s. 18, Scarecrow Press, Lanham 2011
(11104): Joseph Cali – John Dougill, Shinto Shrines: A Guide to the Sacred Sites of Japan’s Ancient Religion, s. 13, University of Hawaii Press, Honolulu 2013
(11105): Joseph Mitsuo Kitagawa, On Understanding Japanese Religion, s. 139, Princeton University Press, Princeton 1987 / H. Byron Earhart, Japanese Religion: Unity and Diversity, s. 2, Wadsworth Publishing, Belmont 2004 / Stuart Donald Blair Picken, Historical Dictionary of Shinto, s. 9, Scarecrow Press, Lanham 2011 / Joseph Cali – John Dougill, age
(11106): Brian Christopher Bocking, A Popular Dictionary of Shinto, s. 173, Curzon Publishing, Richmond 1997 / John. K. Nelson, Enduring Identities: The Guise of Shinto in Contemporary Japan, s. 14, University of Hawaii Press, Honolulu 2000 / Norman Anderson, The World’s Religions, Clark B. Offner, “Shinto”, s. 193, Inter-Varsity Press, Leicester 1979 / Kitagawa, age, s. 139 / Picken, age, s. 9 / Earhart, age, s. 2
(11107): Mark Teeuwen, From Jindō to Shintō – A Concept Takes Shape, Japanese Jounal of Religious Studies, sayı 29, s. 243, 2002
(11108): Aike P. Rots, Sacred Forests, Sacred Nation – The Shinto Environmentalist Paradigm and the Rediscovery of Chinju no Mori, Japanese Jounal of Religious Studies, sayı 42, s. 211, 2015 / Bocking, age
(11109): Joseph Cali – John Dougill, Shinto Shrines: A Guide to the Sacred Sites of Japan’s Ancient Religion, s. 13, University of Hawaii Press, Honolulu 2013
(11110): Nobutaka Inoue, Shinto: A Short History, s. 1, Routledge Publishing, Londra & New York 2003 / Helen Hardacre, Shinto: A History, s. 1, Oxford University Press, Oxford 2017 / Stuart Donald Blair Picken, Esssentials of Shinto: An Analytical Guide to Principal Teachings, Greenwood Publishing, Westport & Londra 1994
(11111): Ōbayashi Taryō, Ise und Izumo – Die Schreine des Shintoismus, s. 135, Herder Verlag, Freiburg im Breisgau & Viyana & Basel 1982
(11112): Klaus Kracht – Markus Rüttermann, Grundriß der Japanologie, Klaus Antoni, “Shintō”, s. 125, Harrassowitz Verlag, Wiesbaden 2001
(11113): John. K. Nelson, A Year in the Life of a Shinto Shrine, s. 26, University of Washington Press, Seattle 1996 / Stuart Donald Blair Picken, Esssentials of Shinto: An Analytical Guide to Principal Teachings, Greenwood Publishing, Westport & Londra 1994
(11114): Joseph Cali – John Dougill, Shinto Shrines: A Guide to the Sacred Sites of Japan’s Ancient Religion, s. 13, University of Hawaii Press, Honolulu 2013 / Stuart Donald Blair Picken, Esssentials of Shinto: An Analytical Guide to Principal Teachings, Greenwood Publishing, Westport & Londra 1994
(11115): John Breen, Conventional Wisdom and the Politics od Shinto in Postwar Japan, The Politics and Religion Journal, sayı 4, s. 69, 2010
(11116): Stuart Donald Blair Picken, Esssentials of Shinto: An Analytical Guide to Principal Teachings, Greenwood Publishing, Westport & Londra 1994
(11117): Norman Anderson, The World’s Religions, Clark B. Offner, “Shinto”, s. 191, Inter-Varsity Press, Leicester 1979 / Stuart Donald Blair Picken, Historical Dictionary of Shinto, s. 1, Scarecrow Press, Lanham 2011 / Joseph Cali – John Dougill, Shinto Shrines: A Guide to the Sacred Sites of Japan’s Ancient Religion, s. 13, University of Hawaii Press, Honolulu 2013
(11118): Stuart Donald Blair Picken, Historical Dictionary of Shinto, s. 48, Scarecrow Press, Lanham 2011
(11119): Nobutaka Inoue, Shinto: A Short History, s. 1 – 10, Routledge Publishing, Londra & New York 2003
(11120): age, s. 10
(11121): Stuart Donald Blair Picken, , Esssentials of Shinto: An Analytical Guide to Principal Teachings, Greenwood Publishing, Westport & Londra 1994
(11122): H. Byron Earhart, Japanese Religion: Unity and Diversity, s. 31, Wadsworth Publishing, Belmont 2004
(11123): Aike P. Rots, Sacred Forests, Sacred Nation – The Shinto Environmentalist Paradigm and the Rediscovery of Chinju no Mori, Japanese Jounal of Religious Studies, sayı 42, s. 210, 2015
(11124): Toshio Kuroda, Shinto in the History of Japanese Religion, Journal of the Japanese Studies, sayı 7, s. 1, 1981
(11125): agm, s. 1 – 2 ve 19
(11126): Joseph Mitsuo Kitagawa, On Understanding Japanese Religion, Princeton University Press, Princeton 1987
(11127): H. Byron Earhart, Japanese Religion: Unity and Diversity, s. 31, Wadsworth Publishing, Belmont 2004
(11128): 古事記, 712
(11129): 日本書紀, 720
(11130): Stuart Donald Blair Picken, , Esssentials of Shinto: An Analytical Guide to Principal Teachings, Greenwood Publishing, Westport & Londra 1994
(11131): Kojiki, Kamitsumaki, 1:1
(11132): Kojiki, Kamitsumaki, 1:2
(11133): Kojiki, Kamitsumaki, 1:3
(11134): Kojiki, Kamitsumaki, 4:2 – 11
(11135): Kojiki, Kamitsumaki, 3:1 – 3
(11136): Kojiki, Kamitsumaki, 4:1 – 12
(11137): Kojiki, Kamitsumaki, 5:1
(11138): Kojiki, Kamitsumaki, 5:2
(11139): Kojiki, Kamitsumaki, 5:3 – 4
(11140): Kojiki, Kamitsumaki, 5:5 – 6
(11141): Kojiki, Kamitsumaki, 6:1 – 11
(11142): Nihon Şoki
SEDİYANİ HABER
13 NİSAN 2024