Kim Bu Neandertallılar?
■ İbrahim Sediyani
Bir Britanya mahrecli içerik şirketi olup “BBC”nin ticarî yan kuruluşu olan “BBC Studios” tarafından çekilen ve ABD mahrecli medya hizmetleri sağlayıcısı ve video yapım şirketi “Netflix”te yayınlanan “Secrets of the Neanderthals” (Neanderthaller’in Sırları) adlı belgesel (1), son birkaç gündür tüm dünyanın ama özellikle de Kürtler’in gündeminde.
Öncelikle, sadece birkaç günlüğüne de olsa, Kürtler’in siyasetle, partilerle değil de bilimle, arkeolojiyle, tarihle ilgilenmelerini sağladıkları için, “BBC Studios” ve “Netflix”e özel olarak teşekkür etmek lazım. Film çekmek ne kadar zor bir iştir bilmiyorum, ama Kürtler’in siyasetle, partilerle değil de bilimle, arkeolojiyle, tarihle ilgilenmelerini sağlamak cidden çok zor bir iştir ve onlar bizim 40 yılda başaramadığımız bu zor şeyi bir saatte başardılar.
Tüm dünyanın büyük ilgisini çeken bu filmin cazibesine en çok Kürtler’in kapılmasının sebebi ise, belgesel filmin, Azad Kürdistan (Güney Kürdistan; Irak Kürdistanı)’daki Şanidar Mağarası’nda bundan 60.000 ilâ 80.000 yıl önce yaşamış olan ve bizimle aynı türden olmayıp başka bir insan türü olan Neandertallılar’ı konu ediniyor olması. Dünya üzerindeki şu anda en ünlü Neandertallı mağarası olan Şanidar Mağarası, başkent Erbil (Hewlêr)’in Mêrga Sor ilçesindeki Bradost Dağları’nın eteğinde yer alıyor. Mağara 18 m yüksekliği, 53 m genişliği, yaklaşık 40 m derinliği ve üçgen girişiyle ihtişamlı bir görünüme sahip. (2)
Yönetmenliğini Ashley Gething’in yaptığı “Secrets of the Neanderthals” adlı 80 dakikalık belgesel filmde Gabriel Andreu, Graeme Barker, Caroline Colomei, Ibbi El Hani, Michael Hitchcock, Chris Hunt, Emma Pomeroy ve Patrick Stewart gibi oyuncular rol alıyor. (3)
2013 yılında Kürdistan Federe Devleti ile varılan işbirliği çerçevesinde, Kürdistan’daki Soran Üniversitesi ile İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi, Şanidar Mağarası’nda bulunan Neandertallı kemiklerini araştırmak üzere bir grup arkeoloğu görevlendirmiş, ekip 2015 yılında mağarada soyu tükenmiş olan Neandertallı bireye ait kemikler bulmuştu. “Shanidar Z” diye adlandırılan bu kafatasının dünyada en iyi korunmuş Neandertallı iskeleti olduğu saptanmıştı. Paleoantropolog Dr. Emma Pomeroy, “Burada yetişkin bir Neandertallı’ya ait bir kafatası bulduk. Umarım bu bireyi yeniden canlandırabiliriz (rekonstrüksiyon)” demişti. (4)
Bu açıklamadan yıllar sonra Emma Pomeroy, bu Neandertallı kafatasının 3 boyutlu modelini hazırladıklarını ve bunun “Netflix”te belgesel olarak yayınlanacağını açıkladı. “Secrets of the Neanderthals” (Neanderthaller’in Sırları) adlı belgeselin prömiyeri 2 Mayıs 2024 günü dünya çapında “Netflix”te yapıldı.
Çekimleri Kürdistan, Hırvatistan, Fransa ve Cebelitarık (Cebel-i Tariq; Gibraltar)’ta gerçekleşen belgeselde, yaklaşık 40.000 yıl önce nesli tükenen arkaik insanların bir alt türü olan Neandertallılar’ın neden yok olduğu ele alınıyor. Belgesel izleyicilere, Neandertallılar hakkında bilinmesi gereken pekçok şeyi, onlar hakkındaki yanılgıları ve daha önce hiç bilinmeyenlere bir yolculuğu anlatıyor. Belgeselde oyuncular Gabriel Andreu ve Ibbi El Hani, yaşlı erkek Neandertallı ve genç kadın Neandertallı rollerini canlandırıyor ve bu da “Netflix”in anlatımının yanında hikâyeye yardımcı oluyor.
Paleoantropolog Pomeroy, bulunan kafatasının 75.000 yıl önce yaşayan ve 40’lı yaşlarının ortasında ölen Neandertallı bir kadına ait olduğunu söyledi. İngiliz ekip, Kürdistan Bölgesi Hükûmeti Arkeoloji Dairesi’nin izniyle iskeleti alıp üzerinde çalıştı. Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Graeme Barker, “Kafatası bir pizza kadar genişti. Bu modeli 3D ile yeniden canlandırmak muhteşem” dedi. Bulunan “Shanidar Z” iskeleti kaburga, omuz, sırt, dişler, omurlar, çene ve sağ eli içeriyordu. Parçaları tekrar biraraya getirmek yaklaşık bir yıl sürdü. Dr. Pomeroy kemiklerin çaya batırılmış bisküvi gibi çok yumuşak olduğunu ve güçlendirilmesi gerektiğini anlattı. Yeniden inşâ edilen kafatasının yüzeyi tarandı ve 3D olarak basıldı. Bu çalışma ise dünyanın önde gelen Hollandalı Paleo sanatçıları Adrie Kennis ve Alfons Kennis tarafından yapıldı. Emma Pomeroy, “‘Shanidar Z’nin cesedi, ateşle yemek pişiren ve yiyen canlı bireylerin kol boyu yakınındaydı. Neandertallılar’ın ölülerini gömmek için belirli bir noktaya geri döndüğünü görebiliyoruz. Bu, onlarca, hatta binlerce yıl farklı olabilir. Bu sadece bir tesadüf mü, yoksa kasıtlı mı, eğer öyleyse onları geri getiren ne? Yaşlı bir kadın olarak ‘Shanidar Z’, grubu için bir bilgi deposu olabilir; biz 75.000 yıl sonra buradayız ve hâlâ ondan çok şey öğreniyoruz” dedi. (5)
Kafatası iyi bir durumda bulunmuş olsa da, çok büyük ihtimalle düşen bir kaya yüzünden 2 cm kalınlığına inmişti. Kürdistan yönetiminin izniyle kafatasının parçaları İngiltere’ye getirildi ve iyileştirme, sonra da biraraya getirme süreci başladı. Bu yapbozu gerçekleştirmek bir yıldan uzun sürdü. Pelvik kemiklerinin yanısıra dişte bulunan bazı protein parçaları, iskeletin kadın olduğunun bulunmasında yardımcı oldu. Bulunan iskeletin 40’lı yaşların ortasında hayatını kaybettiği düşünülüyor. Dr. Pomeroy, kötüleşen diş sağlığına dair emarelere ulaştıklarını, bu yüzden doğal hayat döngüsünün sonuna geldiğinden bahsediyor. (6)
Uzun süre boyunca bilim insanları, Neandertallılar’ı uygarlıktan yoksun olarak tanımlamış olsa da, Kürdistan’daki Şanidar Mağarası’nın keşfiyle bu görüş değişti. Mağarada düzgün tasarlanmış mezarlık kalıntıları bulundu. (7)
“Secrets of the Neanderthals” adlı belgesel filmin Kürtler arasında böylesine büyük bir heyecan ve mutluluk yaratması da gayet anlaşılır bir durum. Çünkü uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından çekilen ve dünya çapında izlenen bu belgeselde “Kürt” ve “Kürdistan” vurgusu çok güçlü bir şekilde ve üstelik birkaç kez yapılıyor. Hele belgeselin hemen başında, üstüne basa basa “Kürdistan Dağları” derken öylesine etkileyici bir ses tonuyla söyleniyor ki, izleyicilerin tüyleri diken diken oluyor. Bir Kürt olarak izlerken ben de elbette ki gurur duydum, mutlu oldum. Bu iyi birşey.
Şöyle iyi: Büyük bir yankı uyandıran belgesel, Kürdistan’ın ve Kürdistan tarihinin tüm dünyanın dikkatini çekmesine neden oldu. Sadece ilk 3 gün içinde yarım milyardan fazla insan (dünyadaki her 16 kişiden 1’i) bu belgeseli izledi. Ve bunun etkisiyle, dünyada tam 11 milyon kişi, internette arama motorlarında “Kurdistan” ve “Şanidar” kelimelerini arattı. Kürdistan tarihinin Neandertallı bireyler aracılığıyla tanınması, Kürdistan’ı egemenlikleri altında tutan devletlerin hoşuna gitmedi. Türkiye, İran gibi devletler, belgeseli sansürlemeye, en azından “Kürdistan” adını belgeselden çıkarmaya çalıştı. Ancak girişimleri hiçbir sonuç vermedi. (8)
Velhasıl son birkaç gündür tüm dünya, hususen de Kürtler, Neandertallılar ile birlikte yatıp kalkıyor. Bununla ilgili gazete ve web sitelerinde ardı ardına haberler yayınlanıyor. Sosyal medya kullanıcılarının yaptığı paylaşımlar da ekseri bununla ilgili. “X” (Twitter), “Facebook”, “İnstagram” gibi sosyal medya mecralarındaki Kürt kullanıcılar yoğun bir şekilde bu konuyla ilgili paylaşımlar yaparken, onların paylaşımlarına bakan Türk, Fars ve Arap kullanıcılar ise bu paylaşımları “Süper Kupa” maçına çıkan Fenerbahçe U-19 takımı çocukları gibi ağzı açık bir şekilde seyredip, olayı anlamaya çalışıyorlar.
Bunlar güzel şeyler. Kürtler’in siyasetten, partilerden kafasını kaldırıp bilime, arkeolojiye, tarihe merak salması, olağanüstü güzellikte bir gelişme.
Peki kim bu Neandertallılar?
İsterseniz gelin, bu bizden farklı insan türünü biraz yakından tanıyalım…
Bizim dışımızdaki başka insan türlerinden bazıları, bilimsel olarak ve arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarılmış, bugün artık bilinmektedir. Ancak bunlar, bizim dışımızdaki insan türlerinin tamamı değildir. Sadece bir kısmı, sadece bildiklerimizdir.
Biz Homo sapiensler olarak eskiden yalnız değildik. Fakat şu anda sadece bir insan türü var ve bu tarihsel olarak gerçekten garip.
Peki, kaç tane erken insan türü vardı?
Tam olarak kaç farklı insan türünün var olduğunu bulmak sözkonusu olduğunda, özellikle araştırmacılar tamamen ayrı ve önceden bilinmeyen türler olduğu anlaşılan yeni fosilleri ortaya çıkarmaya devam ettikleri için, işler oldukça hızlı bir şekilde karmaşıklaşıyor. Bazı araştırmacılar, Homo erectus olarak bilinen türlerin aslında Homo georgicus ve Homo ergaster dahil olmak üzere birkaç farklı türden oluştuğunu iddiâ ediyor. Bazı biyologlar, türler arasındaki çizgileri çizmek için DNA kullanmayı tercih ederler ve gelişen teknoloji ile bunu artan hassasiyetle yapabilirler. Ancak her eski insanın DNA’sına sahip değiliz. (9)
Tüm bunları hesaba kattıktan sonra, bazı uzmanlar “tür” kavramının gerçekte var olmadığını iddiâ ettiler. Ancak diğerlerine göre, bir türün sağlam tanımını yapmayı başarmak neredeyse imkânsız. Bu yüzden, bir türün farklı insanlar için farklı şeyler ifade ettiğini bilerek çabalıyoruz. Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi, çoğu bilim insanı tarafından tanınan en az 21 insan türünü listeledi. Yine de tamamen eksiksiz bir liste değil; örneğin Denisovalılar yok. Listede olanlar arasında Homo sapiens, Neandertallılar, Endonezya’da hobbit büyüklüğünde insanlar, Homo erectus ve Homo naledi bulunuyor. Görünüşlerine rağmen, bu türler hâlâ erken insanlar olarak biliniyor. Bunun nedeni, listenin, evrensel olarak kabul edilmeye yakın olan türleri seçerken ihtiyatlı davranması. Örneğin Endonezya’da bir mağarada ortaya çıkarılan ve birkaç kemikten bilinen yeni keşfedilen cüce insan türü Homo luzonensis, Smithsonian’ın listesinde yer almıyor. Araştırmacılar ayrıca, henüz kazılmamış birçok fosilleşmiş tür olduğundan şüpheleniyorlar. (10)
İnsan taksonomisi, insan türünün (bilimsel adı “Homo sapiens”, Latince’de “Akıllı insan” demek) sınıflandırılmasıdır. Sistematik cins “homo”, hem anatomik olarak modern insanları hem de soyu tükenmiş arkaik insan çeşitlerini içerecek şekilde tasarlanmıştır. Mevcut insanlar, yani bizler, bazı bilim insanlarına göre doğrudan ata Homo sapiens idaltu’dan ayrılan Homo sapiens sapiens alt türü olarak belirlenmişken, bazı araştırmalar bunun yerine idaltu’yu ve mevcut insanları aynı alt türe ait olarak sınıflandırır. (11)
İnsanları fenotiplere göre sınıflandırmak sosyal olarak tartışmalı bir konudur. Biyologlar başlangıçta ırkları “alt türler” olarak sınıflandırdılar, ancak çağdaş antropologlar “ırk” kavramını insanlığı anlamak için yararlı bir araç olarak reddediyor ve bunun yerine insanlığı karmaşık, birbiriyle ilişkili bir genetik süreklilik olarak görüyorlar. Bu arada farklı insan türlerinin taksonomisi gelişmeye devam ediyor. (12)
Sadece 300.000 yıl önce, bizim dînler tarihi ve uygarlıklar tarihi çalışmalarımızda bahsini ettiğimiz ve siz sevgili okurlarımızın da burada okuduğu Ön-Âdemîler (Pré-Adamus) döneminde, dünyada en az dokuz insan türü yaşıyordu. Şimdi ise sadece bir tane var. Peki neden? Neandertallılar, Avrupa’nın soğuk bozkırlarına adapte olmuş tıknaz avcılardı. Denisovalılar Asya’da, daha ilkel Homo erectus Endonezya’da, Homo rhodesiensis ise Orta Afrika’da yaşıyordu. Bunların yanında kısa, küçük beyinli birkaç tür daha hayattaydı: Güney Afrika’da Homo naledi, Filipinler’de Homo luzonensis, Endonezya’da Homo floresiensis (hobbitler) ve Çin’deki gizemli Kızıl Geyik Mağarası insanları. Yeni türleri ne kadar çok keşfettiğimiz gözönüne alındığında, daha fazlasının bulunması da bekleniyor. (13)
Bilim insanlarının söylediğine göre, tekrar söylüyorum bilim insanlarının söylediğine göre, 10.000 yıl önce bu türlerin hepsi gitmişti. Bu diğer türlerin yok olması, yine söylüyorum bilim insanlarının söylediğine göre, kitlesel bir yokoluşu andırıyor. Ancak bilim insanları bunun sebebini bilmiyorlar, çünkü buna neden olabilecek bariz bir çevresel felâket (volkanik patlamalar, iklim değişikliği, asteroid etkisi) yok. (14)
Kitlesel yok oluşun zamanına dikkat edin, kardeşlerim: 10.000 yıl kadar önce.
Bilim insanları bunun sebebini o kadar merak etmişler ki, o kadar merak etmişler ki, fakat nedenini bir türlü bulamamışlar. Çünkü volkanik patlama olmamış, iklim değişmemiş, Erzurum’da kar yağsa Rize’de üşümemişler, ayrıca uzaydan gelen bir asteroid de Dünya’ya çarpmamış, yani Ana Tanrıça İştar bize terlik fırlatmamış.
Halbuki baksalardı, bunun sebebi çok tanıdık ve dünyada en iyi bilinen kaynakta yazılı: Semavî dînlere ait kutsal kitaplarda anlatılan Nûh Tufanı. Nûh Tufanı, hem Sabiîlik’in kutsal kitabı “Ginza Rba”da (15), hem Musevîlik’in kutsal kitabı “Tevrat”ta (16), hem Hristiyanlık’ın kutsal kitabı “İncil”de (17), hem de İslam’ın kutsal kitabı “Kur’ân-ı Kerîm”de (18) uzun uzun anlatılıyor.
İnsan bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyor. Dînciler bilime gözünü kapatıyor, bilimciler de dîne gözünü kapatıyor. İyi de, neden? Tanrı bize bir göz vermemiş ki, iki göz vermiş. Dolayısıyla her iki gözle de bakmak lazım.
Neandertaller (19) veya 1901 yılına kadar Neanderthaller (20), ayrıca Homo neanderthalensis veya Homo sapiens neanderthalensis (21), yaklaşık 40.000 yıl öncesine kadar Avrasya’da yaşayan arkaik insanların soyu tükenmiş bir türü veya alt türüdür. Günümüzden yaklaşık 250.000 – 40.000 yıl önce yaşamış bir insan türüdür. (22) İkili adlandırmada ismi Homo neanderthalensis’tir. (23)
İlk kez 1856 yılında Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (Nordrhein – Westfalen) eyaletinin başkenti Düsseldorf’a bağlı Mettmann ilçesi ile bu ilçeye bağlı Erkrath nahiyesi arasında akan 40 km uzunluğundaki ve eyalet başkentine de ismini veren Düssel Nehri’nin bir havzası olan 960 cm3’lük küçük bir hacme sahip Neandertal (= Neander Vadisi) adlı vadide bulunduğu için (24), bu ismi almıştır.
“Neandertal” veya “Neanderthal”, Almanca’da “Neander Vadisi” demek ve Almanya’da bir vadinin ismidir. Bu vadi eskiden “Hundsklipp” (Köpek Klibi) veya sadece “Klipp” olarak anılırdı. (25) 17. yy’ın sonlarında vadinin ismi, tanınmış Protestan Reformcu papaz ve ilahî şairi ve bestecisi Joachim Neander (1650 – 80)’in anısına “Neanderthal” olarak değiştirildi. (26) Bremen eyaletinin Hansestadt Bremen şehrinde doğan Joachim Neander, 1674 – 79 yılları arasında Reformcu Kilise topluluğunun Düsseldorf Latin Okulu (Düsseldorfer Lateinschule)’nda rektör ve vaiz yardımcısıydı. Boş zamanlarında, o zamanlar hâlâ vadi gibi olan bu mıntıkayı sık sık ziyaret etti. Burada âyinler ve konvansiyonlar düzenledi ve bugün hâlâ bilinen birçok ilahîsini besteledi. (27)
Başlangıçta, “Gestein” (Kaya) terimine ek olarak “Engelskammer” (Melek Kamarası), “Teufelskammer” (Şeytan Kamarası), “Leuchtenburg” (Işık Kalesi), “Predigtstuhl” (Vaaz Kürsüsü), “Feldhofer Kirche” (Feldhof Kilisesi) veya “Rabenstein” (Kuzgun Taş) gibi isimlerle anılırdı. 1800’den itibaren “Neandersstuhl” (Neander Kürsüsü) ve “Neandershöhle” (Neander Mağarası) terimleri seyahat günlüklerinde yaygınlaştı. (28) 19. yy’ın ikinci yarısında kalker ocakları kayaların doğal güzelliğini bozup geniş bir vadi oluştururken, “Neandertal” (Neander Vadisi) terimi hakim oldu. (29) Ancak 1880’lere kadar “Gestein” (Kaya) terimi popülerdi. Fakat gerçek kayadan geriye hiçbir şey kalmadığında bu isim de ortadan kayboldu. (30)
1901 yılındaki yazım reformuna kadar vadinin ismi “Neanderthal” şeklindeydi; ancak 1901’de Almanca’da yapılan yazım reformu ile bu isimden “h” harfi atıldı ve vadinin adı “Neandertal” oldu. (31)
Tarihöncesi bir insan türü olan Neanderthal insanına (1901’den sonra Neandertal insanına) ait ilk fosiller, Ağustos 1856’da Almanya’daki Neanderthal (1901’den sonra Neandertal) adlı bu vadide yapılan taş ocağı çalışmasında iki İtalyan işçi tarafından 16 kemik parçası halinde bulundu. (32) Daha sonra “Neandertal 1” olarak adlandırıldı. Homo neanderthalensis’in holotipi Neandertal 1’dir. Tip örneği olan “Neandertal 1”, antropolojik literatürde “Neandertal kafatası” veya “Neandertal iskeleti” olarak biliniyordu ve kafatası temelinde yeniden oluşturulan bireye bazen “Neandertal adamı” deniyordu. (33) Fosilin ve dolayısıyla taksonun “Homo neanderthalensis” olarak adlandırılması, 1863 yılında yapılmıştır. (34) Neandertal taksonunun holotipi Almanya’nın eski başkenti Bonn’da, Ren Eyalet Müzesi (Rheinisches Landesmuseum)’nde tutuluyor ve konferansı aynı şehirde Ren Friedrich-Wilhelm Üniversitesi (Rheinische Friedrich-Wilhelms Universität)’nde yapıldı. (35)
Bu insan türü için bilim dünyasında kullanılan “Neandertaller” (veya 1901 yılına kadar “Neanderthaller”) terimi, aslında linguistik (dilbilimi) açısından yanlış bir kullanımdır. Arkeoloji dünyasının, Türkiye ve Türkçe dahil, kullandığı bu ifade, aslında dilbilgisi açısından bakarsak, hatalı bir isimlendirmedir. Çünkü “Neandertal” (veya 1901 yılına kadar “Neanderthal”) Almanya’daki bir vadinin ismidir, bu fosillerin ilk bulunduğu yerin ismidir. Yani bir yer ismidir. Bu durumda “Neandertaller” (veya 1901 yılına kadar “Neanderthaller”) dediğimizde, o vadiden birçok sayıda olduğunu belirtmiş oluruz ki, bu yanlıştır. Çünkü dünyada o isimde sadece bir vadi var. O vadide bulunan insan-öncesi bir insan türünü ifade etmek istiyorsak, ki maksat budur, o zaman doğru nitelendirme “Neandertallılar” (veya 1901 yılına kadar “Neanderthallılar”) şeklinde olmalıdır.
Bu tıpkı, örneğin Bingöl halkını ifade etmek için “Bingöllüler” yerine “Bingöller”, yahut Tunceli halkını ifade etmek için “Tuncelililer” yerine “Tunceliler”, yahut da Bayburt halkını ifade etmek için “Bayburtlular” yerine “Bayburtlar” demek gibi hatalı bir kullanımdır. Zirâ bir mıntıkada yaşayan insanları tarif etmek istediğinizde, bu şekilde nitelendirmek yanlış olur. Çünkü doğrusu “Bingöller” değil “Bingöllüler” şeklindedir, “Tunceliler” değil “Tuncelililer” şeklindedir, “Bayburtlar” değil “Bayburtlular” şeklindedir. Dolayısıyla Neandertal vadisinde yaşamış bu insanları da “Neandertaller” değil “Neandertallılar” şeklinde isimlendirmek lazım. Dilbilimi (linguistik) açıdan doğru kullanım bu şekildedir, bu şekilde olmalıdır. (Gördüğünüz gibi, kaleme aldığım eserlerde, sadece dünya kamuoyuna dînî, felsefî, tarihî, coğrafî, antropolojik, arkeolojik ve astronomik bilgiler sunmakla yetinmiyor, aynı zamanda, bilim dünyasına bir dili doğru kullanmanın yolunu gösteriyor ve isimlendirmeleri doğru yapmayı öğretiyorum. Ne mutlu Kürdüm diyene!)
Biz bu yüzden, hiç kimse böyle kullanmasa da, dilbilimi açısından doğru kullanım olan “Neandertallılar” nitelendirmesinde bulunacağız ve bu niteleme bizim kendi nitelendirmemizdir. Türkiye’de ve Türkçe’de kimse böyle kullanmıyor, ama doğrusu bu şekildedir. Bakarsınız bizim bu önermemiz dikkate alınır. Belki. (Her farklı kullanımı ve isim önermesini dikkate alıp tarihe not düşen bilim camiâsı, benim önerdiğim bu ismi, asıl doğru olan olsa bile, yine de dikkate alıp tarihe not düşmez. Tabi, Sediyani kim ki?…)
İngilizce’de “The Neandertals” şeklinde ifade ediliyor ve bu tıpkı Türkçe’deki “Neandertaller” ifadesi gibi olup, yanlıştır. Fakat Almanca’da, yani fosillerin ilk bulunduğu ülkede “Die Neandertaler” şeklinde ifade ediliyor ve bu doğru bir kullanım olup tam olarak bizim ifademiz olan “Neandertallılar” ifadesinin karşılığıdır.
Geride bıraktığımız 19. yy’ın sonunda ve 20. yy’ın başlarında, Homo neanderthalensis’i meşrû bir tür olarak belirleyen çok sayıda başka Neandertallı keşfi yapıldı. 1886 yılında Belçika’nın Valon (Wallonië) bölgesindeki Namur (Namen) ilinde yer alan Spy köyündeki bir mağarada bulunan fosiller ilk tespiti haklı çıkardı. Mağaradaki Neandertallı fosillerinin yanında, Orta Paleolitik Dönem’e ait taş aletler ve soyu tükenmiş hayvanların fosilleri vardı. (36)
En etkili örnek, Fransa’nın Yeni Akitanya (Nouvelle-Aquitaine) bölgesinde, Corrèze ilinin Brive-la-Gaillarde ilçesine bağlı Midi Corrézien kantonundaki La Chapelle-aux-Saints köyünde yer alan La Bouffia Bonneval adlı mağarada 1908 yılında bulunan ve 1912 yılında tanımlanıp “Yaşlı Adam 1” adı verilen Neandertallı iskeletiydi. (37)
Avrupa’da, Afrika’daki Homo sapiens’e paralel olarak, homo cinsinin ortak bir Afrika atasından – Homo erectus – gelişti ve geçici olarak Güney, Orta ve Doğu Avrupa’nın büyük bölümlerine yerleşti. Son Buzul Çağı boyunca, Neandertallılar açıkça Avrupa’ya özgü yerleşim alanlarını Asya topraklarına, Batı Asya’ya (Anadolu, Kürdistan, Levant), Orta Asya’nın bazı bölgelerine (Özbekistan, Tacikistan) ve hatta Altay bölgesine genişletti. (38) Neandertallı genomunun DNA dizilimi, Neandertallılar ve Homo sapiens arasında çoklu gen akışının kanıtlarını ortaya çıkardı. Neandertallılar taştan ve tahtadan aletler yaptılar ve iklim koşullarına bağlı olarak kısmen av kısmen de bitkilerle geçindiler. Ateşi kontrol ediyorlardı, dilde iletişim kurabiliyorlardı ve semboller oluşturabiliyorlardı. (39)
Bundan 130.000 yıl önce yaşayan Ön ve Erken Neandertallılar çok az biliniyor ve çoğunlukla Batı Avrupa bölgelerinden geliyorlar. 130.000 yıl öncesinden itibaren, Batı, Orta, Doğu ve Akdeniz Avrupa’dan (40) ve ayrıca Güneybatı, Orta ve Kuzey Asya’dan Altay Dağları’na kadar kaydedilen klasik Neandertallılar’la birlikte fosil kayıtlarının kalitesi çarpıcı biçimde artmaktadır. Güney Sibirya’da hakezâ. Öte yandan Neandertallı-öncesi ve erken dönem Neandertallılar sürekli olarak yalnızca Fransa, İspanya ve İtalya’yı mesken tutuyor gibi görünüyor, ancak bazıları bu “çekirdek alandan” doğuya doğru geçici yerleşimler oluşturmak için (Avrupa’dan ayrılmasa da) taşınmış gibi görünüyor. Bununla birlikte, Güneybatı Fransa, Ön, Erken ve Klasik Neandertallılar için en yüksek yerleşim yoğunluğuna sahip. (41) Eemian Interglacial’dan (yaklaşık 130.000 yıl önce) beri Neandertallı buluntuları, genellikle farklı anatomik özellikleri nedeniyle “Klasik Neandertallılar” olarak adlandırılır. (42)
Orijinal alanda 1997 ve 2000 yıllarında yapılan kazılar sırasında, “Neandertallı 1” fosiline ve diğer iki Neandertallı’ya atfedilebilecek 60 kemik parçası ve diş daha keşfedildi. (43)
1999 yılına kadar 300’den fazla Neandertallı bireyin iskeletleri ve iskelet parçaları biliniyordu. (44) Güney Fransa’nın karstik bölgelerinde La Chapelle-aux-Saints, Le Moustier, La Ferrassie, Pech de l’Azé, Arcy-sur-Cure ve La Quina gibi birçok yer var. Diğer önemli yerler arasında İspanya’daki Sima de los Huesos, Cueva de los Aviones, Cueva Antón ve Cueva de El Sidrón, Hırvatistan’daki Vindija Mağarası, İsrail’deki Karmel Dağları’ndaki Tabun Mağarası ve Kebara Mağarası, Kürdistan’daki Şanidar Mağarası, Anadolu’daki Karain Mağarası, Kafkasya’nın Rus kesiminde Mezmaiskaya Mağarası ve Altay Dağları’ndaki Okladnikov Mağarası zikredilebilir. (45)
Genel olarak, Neandertallı fosillerin çoğunluğu bu sırayla Almanya, Belçika, Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz’den gelmektedir. Çekirdek bölgeleri bu nedenle Güney ve Güneybatı Avrupa idi. Şimdiye kadar bilinen fosil kalıntılarının dağılımından, Neandertallılar’ın başlangıçta münhasıran Avrupa yerleşim alanlarını Yakındoğu’ya, Orta Asya’nın bazı bölgelerine ve hatta Altay bölgesine genişlettikleri sonucuna varıldı. (46)
2006 yılında Avrupa’da toplam 400 Neandertallı fosili bulundu. (47)
Ağustos 2017’de Kürdistan’ın Rojava bölgesinde 100.000 yıllık çocuk mezarı tespit edildi. Rojava (Suriye Kürdistanı) bölgesinde yer alan Afrin şehrinin tarihine dair yapılan araştırmalarda kentin en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu bildirildi. Japon arkeologlar tarafından 1988’de Afrin’de yapılan kazılarda Neandertallı bir çocuğun mezarının bulunmasıyla elde edilen bulgulara göre Afrin ilk yerleşim yerlerinden biri. Çocuğun mezarı Afrin’de Duderi Mağarası’nda bulunmuştu. Şimdilerde bu mağara bölgenin en önemli kültür mirası sayılıyor. Mağaranın ismi olan “Duderi”, Kürtçe’de “İkikapı” demek. (48)
Eylül 2018’de Kürdistan’daki Şanidar Mağarası’nda yeni Neandertallı bireyler bulundu. Arkeologlar, Güney Kürdistan’da yer alan Şanidar Mağarası’nda, 1950’den beri bulunan Neandertallı kemiklerinden sonra, bu kez de iki farklı yetişkine ait kemikler buldu. Geçmişte arkeologlar Şanidar Mağarası’nda 10 Neandertallı bireye ait kemikler bulmuştu ve bu sayı, yeni bulunanlarla beraber toplam 12 bireye çıktı. (49)
Kürdistan’daki Neandertallı mağarası Şanidar, insanlık tarihine ışık tutuyor. Kürdistan’ın güneyindeki Mêrga Sor bölgesinde bulunan Neandertal insanına ait kalıntılar ve Şanidar Mağarası, insanlık tarihine gerçek anlamda yol gösteriyor. Günümüzden yaklaşık 200.000 ilâ 28.000 yıl önce yaşamış insan türü olan Neandertallı insanın mağarası olarak öne çıkan Şanidar Mağarası, Azad Kürdistan’ın başkenti Erbil (Hewlêr)’in Mêrga Sor ilçesindeki Bradost Dağları’nın eteğinde yer alıyor. Mağara 18 m yüksekliği, 53 m genişliği, yaklaşık 40 m derinliği ve üçgen girişiyle ihtişamlı bir görünüme sahip. Çok sayıda yabancı ve yerli arkeoloğun inceleme yaptığı mağaradaki arkeoloji kazıları, 60.000 ilâ 80.000 yıl önce Neandertallılar’ın yaşadığını ortaya çıkardı. Arkeoloji kazılarında Neandertallı insan türüne ait kalıntıların ortaya çıkması mağaranın önemini daha da artırdı. Doğa ile iç içe olan ve 390 basamak çıktıktan sonra ulaşılabilen mağara, tarihî yapısıyla her yıl onbinlerce yerli ve yabancı turistin uğrak adreslerinden biri. (50)
İtalya’da bulunan en eski insan kalıntılarından olan fosil dişler, Neandertallı diş yapısının 450.000 yıl önce geliştiğini gösteriyor. Arkeologlar, başkent Roma’nın 50 km güneydoğusunda bulunan Fontana Fanuccio ve Trieste’nin 18 km kuzeybatısında bulunan Visogliano bölgelerinden elde edilen diş kalıntılarını incelediler. Yaklaşık 450.000 yıllık bu dişler, Orta Pleistosen Avrupası’na ait kısa bir listeden ibaret olan insan fosil kalıntılarına eklendi. Diğer insan türleri ile şekli ve diş dokusunu karşılaştırmak için araştırmacılar, micro-CT tarama ve detaylı morfolojik analizler gerçekleştirdi. Bu analizler ile ekip, her iki bölgedeki dişlerin Neandertallılar’la benzerlikler gösterirken modern insanlara ise uzak olduğu sonucuna vardı. (51)
Neandertallılar ve eski insanların, en az 200.000 yıl önce Yunanistan’a ait Nakşa Adası’nda yaşadıklarını gösteren yeni kanıtlar bulundu. Kasım 2019’da uluslararası bir araştırma ekibi, Neandertallılar ve onlardan önceki insanların, önceden düşünülen tarihten binlerce yıl önce, Yunanistan’daki Nakşa Adası’nda yaşadığını gösteren yeni kanıtlar buldu. Yayımlanan araştırma, yıllardır süren kazı çalışmalarına dayanıyor ve uzun yıllardır modern insanlar dışındakilere erişilmez ve ulaşılmaz olduğu düşünülen bölgedeki insan hareketliliği ile ilgili mevcut düşüncelere meydan okuyor. Bu yeni bulgular, araştırmacıların erken atalarımızın Afrika’dan Avrupa’ya göç ederken geçtikleri yolları yeniden gözden geçirmeye itiyor ve insanların yeni çevresel zorluklara uyum sağlama yeteneklerini gösteriyor. (52)
Modern insanlar gibi, Neandertallılar da muhtemelen, yaklaşık 3000 ilâ 12.000 kişi arasında etkili bir nüfûsa (çocuk doğurabilen veya çocuk sahibi olabilen bireylerin sayısı) sahip çok küçük bir popülasyondan geliyorlardı. Bununla birlikte Neandertallılar, bu düşük popülasyonu sürdürdüler. (53) Öte yanda mtDNA analizini kullanan çeşitli çalışmalar, efektif bir nufûsun (54), örneğin yaklaşık 1000 ilâ 5000 kişi arasında (55), 5000 ilâ 9000 kişi arasında (56) ortalama 3000 ilâ 25.000 kişi arasında, 52.000 yıl öncesine kadar istikrarlı bir şekilde artmakta ve yok olana kadar azalmakta olan bir demografiyi ortaya koymaktadır. (57) Bununla birlikte, tümü, muhtemelen Neandertallılar’ın doğurganlık oranlarının çok daha düşük olması nedeniyle Batı Avrupa’daki çağdaş insan popülasyonlarının (58) % 10’undan daha az olan düşük nüfûs (59) konusunda hemfikirdir. (60) Toplam nüfûsu onbinlerce (61) olarak veren tahminler tartışmalıdır. (62) Bir popülasyonun taşıma kapasitesi, elde edebileceği yiyecek miktarı ile sınırlıdır ve bu da teknolojisi ile orantılıdır. Yenilik nüfûsla birlikte artar, ancak nüfûs çok düşükse, yenilik çok hızlı gerçekleşmeyecek ve nüfûs düşük kalacaktır. Bu, Neandertallı taş teknolojisindeki görünen 150.000 yıllık durgunlukla tutarlıdır. (63)
206 Neandertallı’dan oluşan bir örneklemde, diğer yaş demografilerine kıyasla genç ve olgun yetişkinlerin bolluğuna dayanarak, bunların yaklaşık % 80’i 20 yaşın üzerinde 40’a ulaşmadan öldü. Bu yüksek ölüm oranı muhtemelen yüksek stresten ve çevresel faktörlerden kaynaklanıyordu. (64) Bununla birlikte, Neandertallılar ve çağdaş modern insanlar için yaş piramitlerinin aynı olduğu da tahmin edilmektedir. (65) Bebek ölümlerinin Neandertallılar için çok yüksek olduğu, Kuzey Avrasya’da yaklaşık % 43 olduğu tahmin ediliyor. (66)
Neandertallılar’ın tipik modern insanlardan daha sağlam ve tıknaz yapıları (67), daha geniş ve fıçı biçimli göğüs kafesleri vardı; pelvislere karşı (68) ve orantılı olarak daha kısa kollara ve bacaklara sahiptiler. (69) Fosil buluntularında Neandertallılar’ın ortalama yükseklikleri erkeklerde 164 – 168 cm iken kadınlarda 152 – 156 cm arasında değişkenlik gösteriyor. (70) Fosillerinin 26 nümuneden oluşan örneklerinin incelenmesiyle, ortalama ağırlıklarının erkeklerde 77, 6 kg ve kadınlarda 66, 4 kg olduğu tespit edildi. (71)
Neandertallılar’ın kafatası önden arkaya doğru uzar ve alçak alnı ile modern insanınkinden çok daha düzdür ve uzun şekli, karakteristik bir çıkıntı oluşturarak çok geriye doğru uzandığı anlamına gelir. (72) Neandertallılar’ın düzleştirilmiş bir çenesi, eğimli bir alnı ve yüzlerinde çoğu modern insandan biraz daha yüksek olan çıkıntılı bir burnu vardı. Neandertallı kafatası, çoğu modern insanınkinden tipik olarak daha uzun ve daha az yuvarlaktır. (73) Kafatasının arkasında bir çıkıntıya sahiptir. Kafatası tabanı ve şakak kemiklerinin kafatasının önüne doğru daha yükseğe ve daha fazla yerleştirilmesinden ve daha düz bir baş olmasından kaynaklanır. (74) Ayrıca düşük aydınlık ortamlara uyum sağlamak için muhtemelen daha büyük gözleri vardı. (75)
Neandertallılar’ın beyin hacmi, erkekler için ortalama 1600 cm3 ve kadınlar için 1300 cm3’tür (76); modern insanın olası aralığından (yani ortalama olarak erkekler için 1270 cm3 ve günümüz kadınlarında 1130 cm3’tür (77)) daha büyüktür. (78)
Maksimum doğal yaşam süresi ve yetişkinlik, menopoz ve gebelik zamanlaması büyük olasılıkla biz modern insanlara çok benziyordu. (79)
Neandertallılar muhtemelen biz çağdaş insanlardan daha seyrek olarak dağılmış gruplar halinde yaşadılar (80), ancak grup büyüklüğünün modern avcı-toplayıcılara benzer şekilde ortalama 10 ilâ 30 kişi olduğu düşünülüyor. (81) En fazla üç kişinin kanıtını gösteren siteler, çekirdek aileleri gösteriyor olabilir. (82)
Neandertallılar’ın günlük yaşamını bölgesel olarak farklı koşullar belirledi: İklim, arazi, mevsimler, içme suyu kaynakları, avlanabilir av hayvanlarının ve diğer yiyeceklerin mevcudiyeti, özellikle taş aletler için hammaddelerin bulunduğu yerler. Diğerleri ovalarda veya ormanlarda yaşadı ve derilerden, çalılardan ve dallardan barınaklar inşâ ettiler. (83)
Neandertallı litik inovasyonunda 150.000 yıllık bariz durgunluğa rağmen (84), Neandertallı teknolojisinin önceden düşünülenden daha sofistike olduğuna dair kanıtlar var. (85)
Neandertallılar taş aletler yaptılar ve Mousterian endüstrisi ile ilişkilendirildiler. (86) Taş eserleri ahşap şaftlara yapıştırmak için huş ağacı ziftini kullandılar. (87) Neandertallılar, yapışkan huş ağacı kabuğu katranını, belki de saplama için bitki bazlı reçineler kullanarak ürettiler. (88)
Haziran 2019’da, İtalya’daki iki mağarada, eski insan türleri tarafından yapılmış taş aletlerde yapıştırıcı kullanmanın bilinen en eski örnekleri keşfedildi. Yapılan araştırma, yaklaşık 55.000 ilâ 40.000 yıl önce Avrupa’da yaşamış Neandertallılar’ın, çam ağaçlarından reçine toplayabilmek için kendi mağaralarından çıkıp uzak bölgelere gittiğini ve ağaçtan ya da kemikten elde ettikleri tutacak ile taş aleti birbirine bağlayabilmek için bu yapışkan maddeyi kullandıklarını gösteriyor. Sözkonusu bulgular, Homo sapiensler’in kuzeni olan Neandertallılar’ın daha önce kendilerine atfedilenden çok daha akıllı olduğunu öne süren kanıtları da destekliyor. İtalya’nın batı kıyılarında yer alan Grotta del Fossellone ve Grotta di Sant’ Agostino adlı iki mağara şans eseri keşfedilmişti. Bu keşif Neandertallılar’a yönelik algının değişmesini sağladı. Arkeologlar, bu iki mağarada 1000’den fazla taş alet keşfetti. 2 ilâ 5 cm boyutlarındaki çakmaktaş parçaları da sözkonusu bulguların içerisinde yer alıyor. Yani, sadece Homo sapiensler sıcak kamp ateşinin tadını çıkarmıyordu. (89)
Modern insanlar, uzun zaman önce nasıl ateş yakacaklarını bilen tek hominid olmayabilir. Yeni araştırmalar, 50.000 yıl önce, Neandertallılar’ın de bu güce sahip olduğunu gösteriyor. Temmuz 2018’deki bir araştırma, Neandertallılar’ın bir el baltasını küçük bir pirit parçasına çarparak istediklerinde ateş yakmış olabileceğine dair yeni kanıtlar sunuyor. (90)
Neandertallılar bundan 171.000 yıl önce alet yapmak için ateş kullanıyorlardı. Şubat 2018’de araştırmacılar İtalya’da, yaklaşık 171.000 yıl önce alet yapmak için ateş kullanan Neandertallılar’a dair kanıtlar buldu. Bölgede bulunan aletlerin çoğunluğu sert şimşirden, bazıları ise meşe, dişbudak ve ardıçtan yapılmış 58 sopa, neredeyse birbirinin aynı. İtalya’nın Grosseto kentinde bulunan inşaat işçileri, 2012 yılının ilkbaharında bir termal havuz için kazı yaparken, 171.000 yıllık kemikler ve eserlerle dolu bir katmanla karşılaşmıştı. Bunun üzerine termal havuz kazıları durmuştu. Araştırmacılar kazıları sürdürdükçe, erken ateş kullanımına dair şaşırtıcı kanıtlar buldular; çoğunluğu şimşirden yapılmış ve kısmî olarak yanmış yaklaşık 60 kazma sopaları. Bu sopaların üreticileri, büyük bir ihtimalle o dönemde Avrupa’da yaşayan Neandertallılar’dı. Eğer gerçekten bu sopaları nesli tükenmiş kuzenlerimiz yaptıysa, sözkonusu bulgular, Neandertallılar arasındaki alet yapımı için en erken ateş kullanımını temsil ediyorlar. (91)
İsrail’in Batı Şeriâ bölgesindeki bir mağarada Şubat 2021’de bulunan aletler, Neandertallılar ile Homo sapiens olarak adlandırılan modern insanın aynı teknolojiyi kullandıklarını ortaya çıkarıyor. Arkeologlar, Batı Şeria’daki bir mağarada Homo sapiens teknolojisiyle yapılmış gelişmiş taş aletlerle bir çocuk dişi bulmuştu. Şimdi dişin bir Neandertallı’ya ait olduğu anlaşıldı ve bu da bulunan taş aletleri insan türlerinin gelişimi açısından özgül bir yere koydu. Çünkü “Nubian Levallois” teknolojisi diye bilinen ve nispeten sofistike bir teknikle yontulan taş aletler, Homo sapiens’in en önemli işaretlerinden biri olarak görülüyordu. Herhangi bir yerde bu teknolojiyle yapılmış alet bulunduğunda orada Homo sapiensler’in, yani modern insanların yaşadığı düşünülüyordu. Ama yayımlanan yeni araştırmada, Şukbax Mağarası’nda sözkonusu aletlerle birlikte yıllar önce bulunan ve kime ait olduğu belirlenemeyen diş, “Neandertallı dişi” diye tanımlandı. (92)
Neandertallılar muhtemelen giysi (elbise) yapan ilk insan türüdür (93), ancak Cro-Magnonlar’ın aksine, aralarında iğne üretimi ve kullanımına dair hiçbir kanıt bulunamamıştır (94). Fransa’nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesinin Ardèche ilindeki Gorges de l’Ardèche kanyonunun sonundaki Abri du Maras’ta, taş aletlerin hemen yakınında, doğada bulunmayan, iplik haline getirilmiş bitki lifleri keşfedildi. 40.000 ilâ 50.000 yıllık bu elbise üretimi, Neandertallılar’a atfedilmiştir. (95) Neandertallılar muhtemelen uyurken modern insanlara benzer şekilde rahat bir giysi giyorlardı ve ayakları çıplaktı. Özellikle uzun süreli seyahatlerde, ayakları tamamen saran özel ayakkabılar giyerlerdi. (96)
Neandertallılar resim yapabiliyordu. Son zamanlarda, Neandertallılar’ın yaptığı düşünülen Avrupa’daki mağara resimleri, halihazırda devam eden, resimlerin gerçek tarihi ve sonuç olarak onları kimin yaptığı üzerine tartışmayı alevlendirdi. Tarihleme metodu, Neandertallılar’a atfedilen kaya resimlerinin yaşını, gerçekte olduğundan binlerce yıl fazla olarak ölçmüş olabilir. Ekim 2019’da yayımlanan tartışmanın son bombası, hemen hemen 65.000 yıl önceye tarihlenen İspanya’daki üç mağaradaki kaya resimlerinin aslında onbinlerce yıl daha genç olabileceğini ileri sürüyor. Eğer öyleyse, boyanmış sembolleri ve el şablonlarını Taş Devri insanları oluşturmuş olabilirdi. Neandertallılar ise aşağı yukarı 40.000 yıl önce yok oldu. (97) Avrupa’dan bilinen en eski mağara resimleri yaklaşık 65.000 yaşındadır. (98) Almanya’daki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nün öncülük ettiği uluslararası bir araştırma ekibi, 2018’de, Avrupa’daki Neandertallılar’ın, 40.000 yıl önce anatomik olarak modern insanların Avrupa’ya gelişinden 20.000 yıldan daha uzun bir süre önce mağara sanatı yarattığını bildirdi. (99)
Tıp alanında da oldukça ilerlemiş olan Neandertallılar, sağlık tedavisi için gerekli bilgilere sahiptiler ve bu konuda aletler ve sargı bezleri de üretmişlerdi. Büyük yaraları bir şekilde pansuman ettikleri görülüyor. Şifalı bitkiler hakkındaki bilgileri, günümüz çağdaş insanlarla karşılaştırılabilir oranda ilerdeydi. (100)
Neandertallılar denizcilikte ilerlemişlerdi ve deniz yolculukları yapıyorlardı. Yunan adalarındaki Orta Paleolitik taş aletlerin kalıntıları, Neandertallılar’ın İyon Denizi’nde muhtemelen 200.000 – 150.000 yıl öncesine kadar uzanan erken deniz yolculuğuna işaret ediyor. Girit (Kríti) Adası’ndaki en eski taş eserler 130.000 – 107.000 yıl öncesine, Kefalonya (Kefaloniá) Adası’ndakiler 125.000 yıl öncesine ve Zanta (Zákunthos) Adası’ndakiler 110.000 – 35.000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu eserlerin yapımcıları muhtemelen basit kamış tekneler kullandılar ve bir günlük geçişler yaptılar. (101) Bu tür kalıntılara sahip diğer Akdeniz adaları arasında Yunanistan’ın Değirmenlik (Mílos), Kırlangıç (Alónnisos) ve Nakşa (Náksos) adaları, İtalya’nın Sardinya (Sardigna; Sardegna) Adası zikredilebilir. (102) Eğer bu bilgi doğruysa, Neandertallılar’ın tekne mühendisliği yapma ve açık sularda gezinme yetenekleri, onların gelişmiş bilişsel ve teknik becerilerini ifade eder. (103)
1983 yılında İsrail’in Karmel Dağları’ndaki Kebara Mağarası’nda bir Neandertallı insana ait tek dil kemiği keşfedildi. Modern insanınkine karşılık gelir ve Neandertallılar’ın konuşma yeteneği için anatomik ön koşullara sahip olduğunun en önemli göstergesi olarak kabul edilir. (104) Ekim 2007’de yapılan paleogenetik çalışmalar, Neandertallılar’ın modern insanlarla aynı FOXP2 genine sahip olduğunu da buldu. Dil gelişimi için önemli olduğu düşünülen FOXP2 geni, İspanya’daki bir mağarada bulunan Neandertallı kemiklerinden DNA dizilemesi ile izole edildi ve analiz edildi. (105) Beş Neandertallı kafatasında iç kulağa ses iletiminin yeniden yapılandırılması, Homo sapiens ve Neandertallılar’ın frekans bandının genişliğinin neredeyse hiç farklı olmadığını gösterdi. Bundan Neandertallılar’ın, bugün yaşayan insanlar kadar iyi konuşabildikleri sonucuna varıldı. (106) Daha fazla kanıt gerekli olsa da, Neandertallılar’ın konuşamadığına inanmak için hiçbir neden yoktur.
Bir dönem bizim türümüzle aynı zaman diliminde dünyada beraber yaşayan Neandertallılar, modern insanların dilini anlıyor ve konuşabiliyorlardı. Bilim insanları Neandertallılar’ın işitme yeteneğini inceledikleri bir araştırma yürüttü ve modern insanlarla aynı sesleri çıkarabildiği sonucuna vardı. Araştırmada Neandertallılar’ın, insanların konuşmasındaki sesleri üretmek bağlamında benzer bir kapasiteye sahip olduğu kaydedildi. (107)
Neandertallılar’ın neslinin tükenmesinin nedenleri bilinmemektedir. (108) Nesillerinin tükenmesinin nedeni “son derece tartışmalı” olmaya devam ederken, küçük nüfûs büyüklüğü, akraba evliliği ve rastgele dalgalanmalar gibi demografik faktörler olası faktörler olarak kabul ediliyor. (109) Diğer bilim insanları rekabetçi ikame (110), modern insan genomuna asimilasyon (111), büyük iklim değişikliği (112), hastalık (113) veya bu faktörlerin bir kombinasyonu (114) gibi etmenleri olasılık dahilinde düşünmüşlerdir. Neandertallılar ve anatomik olarak modern insanlar arasındaki savaş eylemlerinin arkeolojik kanıtı, Neandertallılar’ın anatomik olarak modern insanlar tarafından çok hızlı bir şekilde yer değiştirdiğinin kanıtı kadar azdır. (115) Aksine, 2014’te Neandertallılar’ın ve anatomik olarak modern insanların Avrupa’da 2600 ilâ 5400 yıl boyunca birarada yaşadığı hesaplandı. (116) 2020 yılında, C14 yönteminin güncel bir kalibrasyonundan sonra bu süre 3960 ± 710 yıla kadar daraltılmıştır. (117)
Ancak en güncel yeni araştırmalar, bu olasılıkların hiçbirinin doğru olmadığını ve bilimsel teorilerin – hemen her konuda olduğu gibi – yanıldığını ve yanlış olduğunu ortaya koyuyor. Neandertallılar zekiydi ve yok oluş sebepleri Homo sapiens değil. Neandertallılar’ın yok oluşu hâlâ gizemini koruyor ama bilimsel teoriler yanlış. Ancak uzun zamandır bilim camiâsında varlığını sürdüren bir teori pekçok kişi tarafından en makul açıklama olarak kabul görmekteydi. “Rekabet hipotezi” olarak bilinen bu teori; Neandertallılar’ın yok oluşunun sebebi olarak Homo sapiens’in, yani modern insanın ortaya çıkışını öne sürmekteydi. Arkeologların ve antropologların katılımıyla yapılan bir araştırma, bilim camiâsında önceden baskın görüş olan bu hipotezin, günümüzde eskisi kadar kabul görmediğini ortaya çıkardı. (118)
Neandertallı dendiği zaman çoğu insanın aklında, modern insanın gelişmiş zekâsı ve akıl dolu davranışları ile kıyaslandığında sönük kalan bir avuç insansı imgesi canlanır. Bu imge ile Neandertallılar’ın yok oluşu arasında bağlantı kurulmaya çalışılır; zeki kuzeni Homo sapiens ortaya çıktığında, Neandertallı türünün yok olmaktan başka şansı kalmadığına inanılır. Ancak yeni yapılan araştırma, Paleolitik Arkeoloji ve Antropoloji alanlarında çalışan çoğu uzmanın rekabet hipotezini Neandertallı kuzenlerimizin yok oluşunu açıklayan makul bir tez olarak görmediklerini ortaya çıkardı. Farklı ülkelerden 216 bilim insanının yaptıkları bir anket sonucunda yazarların ulaştığı sonuçlara göre çoğu bilim insanı demografik açıklamaları daha makul ve olası buluyor. Yazarlar ayrıca bilim insanlarının inandıkları tezin siyasî tercihleriyle alakalı olup olmadığını da incelediler. (119)
Levant (Doğu Akdeniz) coğrafyasında Neandertallılar’ın ve anatomik olarak modern insanların yakın yan yana dizilişi, iki hominid grubunun en az binlerce yıl boyunca sorunsuz bir şekilde birarada var olduğunu kanıtlıyor. (120)
Bilimsel çalışmalar, ayrı bir insan türü olan Neandertallılar ile bizim türümüz olan insanların birbirleriyle seks yaptıklarını ve cinsel birleşme sonucu yavruların, yeni nesillerin doğduğunu gösteriyor. İlk Neandertallı genom dizisi 2010 yılında yayınlandı ve Neandertallılar ile erken modern insanlar arasındaki çiftleşmeyi güçlü bir şekilde gösterdi. (121) Sahraaltı olmayan tüm popülasyonların genomları Neandertallı DNA’sı içerir. (122) Oran için, modern Avrasyalılar’da % 1 – % 4 (123) veya % 3, 4 – % 7, 9 (124), modern Avrupalılar’da % 1, 8 – % 2, 4 ve Doğu Asyalılar’da % 2, 3 gibi (125) çeşitli tahminler mevcuttur. Tarım-öncesi Avrupalılar, modern Doğu Asyalılar’la benzer yüzdelere sahip görünüyorlar ve ilkinde, Neandertallı istilâsından önce ayrılan bir grup insanla seyreltme nedeniyle sayılar azalmış olabilir. (126) Toplamda, Neandertallı genomunun yaklaşık % 20’si modern insan gen havuzunda hayatta kalmış gibi görünüyor. (127) Bu çalışmalar Neandertallı ve Cro-Magnon (veya erken Avrasya Homo sapiens) çiftleşmelerinin sadece Levant’ta değil, Doğu Avrupa ve Sibirya’da da gerçekleştiğini göstermektedir. (128)
Genetik araştırmalar, kendi genomlarımızdaki eski insan soylarını ortaya çıkardı. Ve muhtemelen hâlâ bulunacak daha çok şey var. Onbinlerce yıl önce, insanlık şimdi olduğundan çok daha çeşitliydi. Neandertallılar ve Denisovalılar da dahil olmak üzere birçok insan soyu – homo cinsindekiler – Dünya’da dolaşıyordu. Bugün, Homo sapiens bu grubun hayatta kalan son üyesi. Ancak bu kayıp insanların kalıntıları bugün genomlarımızda yaşıyor. Atalarımızın tarihimizin çeşitli noktalarında hem Neandertallılar hem de Denisovalılar ile cinsel ilişkiye girdiğini biliyoruz. Bu buluşmalar, bugün genomlarımızda her iki gruptan da DNA parçacıkları bıraktı. Miktarlar etnik kökene göre değişiyor, ancak insan genomunun yüzde birkaçını oluşturabilir. Neandertallılar’dan gelen genler, günümüzde bağışıklık sistemimizden saçımıza ve cildimize kadar bir dizi biyolojik özellik ile ilişkilendiriliyor. (129)
Son yıllarda, insanların ve hominin kuzenlerimizin iç içe geçmiş tarihi üzerine yapılan araştırmalar, gruplar arasındaki karşılıklı ilişkilerin giderek daha incelikli bir resmini çizdi. İnsanlar muhtemelen her iki soy ile birden çok kez melezleşerek karmaşık bir ortak tarihe işaret ediyor. Hatta bazı kanıtlar, henüz tanımlanamayan insan soylarından gelen genetik materyalin, genomlarımızda da yaşayabileceğini gösterdi. “Hayalet soylar” adı verilen soylar, genlerimizde zayıf yankılar olarak görülebilir, ancak henüz fiziksel fosil kanıtlarıyla eşleştirilemedi. İnsanların hem Neandertallılar’dan hem de Denisovalılar’dan DNA içerdiğini bilsek de, miktarlar değişiyor. Ataları Avrupa ve Asya’dan gelen insanlar, DNA’larının yaklaşık % 2’sini Neandertallılar’dan aldı. Buna karşın, Denisovalı DNA’sı yalnızca Asya’dan gelen insanlarda ortaya çıkıyor ve genomlarının yüzde birkaç ilâ % 5’ini herhangi bir yerde oluşturabiliyor. Eski insanlar bu genleri ancak Afrika’dan ayrıldıktan sonra edindikleri için, Afrikalılar’ın uzun zamandır Neandertallılar’dan veya Denisovalılar’dan DNA’ya sahip olmadığı düşünülüyordu. Ancak 2020’de yapılan bir araştırma, uzun süredir devam eden varsayımın aksine, Afrika’daki insanlarda az miktarda Neandertallı DNA’sı belirledi. Yazarlar bu DNA’nın, muhtemelen Avrupa’dan veya başka yerlerden Afrika’ya geri dönen insanlardan geldiğini söylüyor. (130)
Modern insanların bilinmeyen hominin soylarından genler içerdiğine dair işaretler de var. Bir çalışma, genomları elemek ve Denisovalı genomunda bilinmeyen bir hominin genlerini seçmek için karmaşık modelleme teknikleri kullandı. Yazarlar, bu genlerin bazılarının sırayla insanlara geçtiğini söylüyor, ancak bu eski ataların kim olduğunu söyleyemiyorlar. Diğer araştırmalar, insanların bir noktada Afrika’daki diğer hominin soylarıyla melezleşmiş olabileceğine dair kanıtlar buldu. Kıtanın bir noktasında, Homo naledi ve Homo heidelbergensis de dahil olmak üzere, artık soyu tükenmiş bir dizi insan dalı birarada var oldu ve bir noktada kendi atalarımızla çiftleşmiş olmaları mümkün. (131)
Kadim tarihimiz ve bugün genetik düzeyde bizimle birlikte kalan hominin grupları hakkında daha fazla şey öğrensek bile, her şeyin kesin olmadığını hatırlamakta fayda var. İnsanlık tarihinin birçok yönüne dair anlayışımız, Afrika’dan ayrıldığımız zamandan, eski insan gruplarının var olduğu zamana kadar, son yıllarda değişti. Bugün düşündüklerimizden bazıları, yeni kanıtlar ortaya çıktıkça geçerli olmayabilir. (132)
Ve daha fazla araştırma, geçmişimizin tamamen yeni boyutlarını ortaya çıkarabilir. Bu nedenle, eski insan gruplarının DNA’sının içimizde yaşadığını bilsek de, ne kadar veya kaç soydan geldiğini kesin olarak söyleyemeyiz.
Kesin olan tek şey, öğrenecek daha çok şey olduğudur.
sediyani@gmail.com
DİPNOTLAR:
(1): Secrets of the Neanderthals, Netflix, https://www.netflix.com/de/title/81513913
(2): Güney Kürdistan’daki Neandertal Mağarası Şanidar, İnsanlık Tarihine Işık Tutuyor, Sediyani Haber, 16 Ağustos 2019, https://www.sediyani.com/?p=30213
(3): Neandertallerin Sırları, IMDb, https://www.imdb.com/title/tt32065103/
(4): Kürdistan’da Bulunan Neandertal’in 3 Boyutlu Görünümü Netflix Belgeselinde, Rûdaw, 2 Mayıs 2024, https://www.rudaw.net/turkish/people-places/02052024
(5): agh
(6): 75.000 Yıl Öncesine Ait Bir Neandertallı Kadının Yüzü Üç Boyutlu Olarak Canlandırıldı, BBC Türkçe, 3 Mayıs 2024, https://www.bbc.com/turkce/articles/c3g51z4lg23o
(7): agh
(8): Dr. Aram Refet: “Şanidar’ın Tarihini Anlatan Belgesel, Tüm Sansür Girişimlerine Rağmen Yayınlandı”, Roj News, 5 Mayıs 2024, https://rojnews.news/tr/dr-aram-refet-sanedarin-tarihini-anlatan-belgesel-tum-sansur-girisimlerine-ragmen-yayinladi/
(9): Benjamin Plackett, How Many Early Human Species Existed on Earth?, Live Science, 24 Ocak 2021, https://www.livescience.com/how-many-human-species.html / Erman Ertuğrul, Dünyada Bugüne Kadar Kaç İnsan Türü Yaşadı?, Arkeofili, 31 Ocak 2021, https://arkeofili.com/dunyada-bugune-kadar-kac-insan-turu-yasadi/#:~:text=Smithsonian%20Ulusal%20Do%C4%9Fa%20Tarihi%20M%C3%BCzesi,erectus%20ve%20Homo%20naledi%20bulunuyor. / Dünyada Bugüne Kadar Kaç İnsan Türü Yaşadı?, Sediyani Haber, 31 Ocak 2021, https://www.sediyani.com/?p=38171
(10): agh / agh / agh
(11): Chris Stinger, Human Evolution: Out of Ethiopia, Nature, sayı 423, s. 693 – 695, Haziran 2003, https://www.nature.com/articles/423692a / Chris Stinger, The Origin and Evolution of Homo Sapiens, Philosophical Transactions of the Royal Society of London – Series B: Biological Sciences, sayı 371, 20150237, Temmuz 2016, https://royalsocietypublishing.org/doi/10.1098/rstb.2015.0237
(12): Jennifer K. Wagner – Joon‐Ho Yu – Jayne O. Ifekwunigwe – Tanya M. Harrell – Michael J. Bamshad – Charmaine D. Royal, Anthropologists’ Views on Race, Ancestry and Genetics, American Journal of Physical Anthropology, sayı 162, s. 318 – 327, Kasım 2016, https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/ajpa.23120
(13): Erman Ertuğrul, Dokuz İnsan Türünü Yok Edecek Kadar Vahşi Miyiz?, Arkeofili, 25 Kasım 2019, https://arkeofili.com/dokuz-insan-turunu-yok-edecek-kadar-vahsi-miyiz/ / Diğer İnsan Türlerini Biz mi Yok Ettik? | 300.000 Yıl Öncesine Kadar Dünyada En Az 9 İnsan Türü Yaşıyordu, Sediyani Haber, 25 Kasım 2019, https://www.sediyani.com/?p=31114
(14): agh / agh
(15): Ginza Rba, kitap 19, 409, 4 – 5:120
(16): Tevrat, Tekvin, 6:1 – 22, 7:1 – 24, 8:1 – 22 ve 9:1 – 28
(17): İncil, Matta, 24:37 – 39; Luka, 17:26 – 27; İbraniler, 11:7; I. Petrus, 3:20; II. Petrus, 2:5 ve 3:6
(18): Kur’ân-ı Kerîm, Âraf, 59 – 69; Tevbe, 70; Yunus, 71 – 73; Hûd, 25 – 49 ve 89; İbrahim, 9; İsra, 3 ve 17; Enbiyâ, 76 – 77; Mü’mînun, 23 – 30; Furqan, 37; Şuâra, 105 – 121; Ankebut, 14 – 15; Saffat, 75 – 83; Mü’mîn, 5 ve 31; Şurâ, 13; Zariyat, 46; Qamer, 9 – 16; Nuh, 1 – 28
(19): John Christopher Wells, Longman Pronunciation Dictionary, Pearson Longman Publishing, Harlow 2008
(20): Svante Pääbo, Neanderthal Man: In Search of Lost Genomes, s. 237, Basic Books, New York 2014
(21): age
(22): Thomas Higham, European Middle and Upper Palaeolithic Radiocarbon Dates are Often Older than they Look: Problems with Previous Dates and Some Remedies, Antiquity, sayı 85, s. 235 – 249, Mart 2011, https://www.semanticscholar.org/paper/European-Middle-and-Upper-Palaeolithic-radiocarbon-Higham/3c28cf68716737c64f8b63cd1d437c4889fcdf4e / Ron Pinhasi – Thomas F. G. Higham – Liubov V. Golovanova – Vladimir B. Doronichev, Revised Age of late Neanderthal Occupation and the End of the Middle Paleolithic in the Northern Caucasus, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 108, s. 8611 – 8616, Mayıs 2011, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1018938108 / Tom Higham – Katerina Douka – Rachel Wood – Christopher Bronk Ramsey – Fiona Brock – Laura Basell – Marta Camps – Alvaro Arrizabalaga – Javier Baena – Cecillio Barroso-Ruíz – Christopher Bergman – Coralie Boitard – Paolo Boscato – Miguel Caparrós – Nicholas J. Conard – Christelle Draily – Alain Froment – Bertila Galván – Paolo Gambassini – Alejandro Garcia-Moreno – Stefano Grimaldi – Paul Haesaerts – Brigitte Holt – Maria-Jose Iriarte-Chiapusso – Arthur Jelinek – Jesús F. Jordá Pardo – José-Manuel Maíllo-Fernández – Anat Marom – Julià Maroto – Mario Menéndez – Laure Metz – Eugène Morin – Adriana Moroni – Fabio Negrino – Eleni Panagopoulou – Marco Peresani – Stéphane Pirson – Marco de la Rasilla – Julien Riel-Salvatore – Annamaria Ronchitelli – David Santamaria – Patrick Semal – Ludovic Slimak – Joaquim Soler – Narcís Soler – Aritza Villaluenga – Ron Pinhasi – Roger Jacobi, The Timing and Spatiotemporal Patterning of Neanderthal Disappearance, Nature, sayı 512, s. 306 – 309, Ağustos 2014, https://www.nature.com/articles/nature13621 / Bertila Galván – Cristo M. Hernández – Carolina Mallol – Norbert Mercier – Ainara Sistiaga – Vicente Soler, New Evidence of Early Neanderthal Disappearance in the Iberian Peninsula, Journal of Human Evolution, sayı 75, s. 16 – 27, Ekim 2014, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0047248414001481?via%3Dihub
(63): Oxford Dictionary of English, cilt 2, “Neanderthal” maddesi, Oxford University Press, Oxford 2003
(24): Dünyadaki tüm ansiklopedilerde “Neandertaller” maddesi / Örnek olarak bkz. Encylopædia Britannica, Erik Trinkhaus, “Neanderthal (Anthropology)” maddesi, https://web.archive.org/web/20150716024102/https://www.britannica.com/topic/Neanderthal
(25): Bärbel Auffermann – Gerd C. Weniger, Time Travel – A Journey Through the History of Humankind, Neanderthal Museum, Mettmann 2001
(26): Ralf W. Schmitz – David Serre – Georges Bonani – Susanne Feine – Felix Hillgruber – Heike Krainitzki – Svante Pääbo – Fred H. Smith, The Neandertal Type Site Revisited: Interdisciplinary Investigations of Skeletal Remains from the Neander Valley, Germany, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 99, s. 13342 – 13347, Eylül 2002, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.192464099
(27): Helmut Ackermann, Joachim Neander – Sein Leben, Seine Lieder, Sein Tal, Grupello-Verlag, Düsseldorf 1997
(28): Hanna Eggerath – Anton Rose, Im Gesteins: Das Ursprüngliche Neandertal in Bildern des 19. Jahrhunderts, cilt 26, Wienand-Verlag, Köln 1996
(29): Helmut Ackermann, age
(30): Heinrich Forsthoff, Eine Zuflucht im Neandertal, Jülich-Bergische Geschichtsblätter, sayı 1, s. 58, Wuppertal-Elberfeld 1922
(31): Francis Clark Howell, The Evolutionary Significance of Variation and Varieties of “Neanderthal” Man, The Quarterly Review of Biology, sayı 32, s. 330 – 347, Aralık 1957, https://www.jstor.org/stable/2816956
(32): Ralf W. Schmitz – Jürgen Thissen, Neandertal – Die Gechichte Geht Weiter, Spektrum – Akademischer Verlag, Heidelberg & Berlin 2002
(33): August Christoph Carl Vogt, Lectures on Man: His Place in Creation and in the History of Earth, s. 302 ve 473, Longman, Green, Logman and Roberts Publishing, Londra 1864
(34): William King, The Neanderthal Skull, The Anthropological Review, sayı 1, s. 393 – 394, Kasım 1863, https://www.jstor.org/stable/3024846?refreqid=excelsior%3Aec7db0f3035a15c858371c4269699c69&seq=15 / William King, The Reputed Fossil Man of the Neanderthal, Quarterly Journal of Science, sayı 1, s. 88 – 97, 1864, http://www.boneandstone.com/articles_classics/king_1864.pdf / William King, On the Neanderthal Skull, or Reasons for Believing it to Belong to the Clydian Period and to a Species Different from that Represented by Man, British Association for the Advancement of Science, Notices and Abstracts for 1863, bölüm 2, s. 81 ve devamı, Londra 1864, https://www.biodiversitylibrary.org/item/93073#page/961/mode/1up / A. K. Winner, Terminology, Current Anthropology, sayı 5, s. 119 – 122, Nisan 1964, https://www.jstor.org/stable/2739959 / Ralf W. Schmitz – Jürgen Thissen, Neandertal – Die Gechichte Geht Weiter, Spektrum – Akademischer Verlag, Heidelberg & Berlin 2002 / John Murray – Heinz Peter Nasheuer – Cathal Seoighe – Grace P. McCormack – D. Michael Williams – David A. T. Harper, The Contribution of William King to the Early Development of Palaeoanthropology, Irish Journal of Earth Sciences, sayı 33, s. 1 – 16, Şubat 2015, https://www.jstor.org/stable/10.3318/ijes.2015.33.1?seq=1
(35): Silvana Condemi – Gerd-Christian Weniger, Continuity and Discontinuity in the Peopling of Europe: One Hundred Fifty Years of Neanderthal Study, Silvana Condemi, “One Hundred Fifty Years of Neanderthal Discoveries: Continuity and Discontinuity”, s. 11 – 16, Springer Publishing, Heidelberg & Bordeaux & Londra & New York 2011
(36): Encyclopædia Britannica, Russell Howard Tuttle, “Neanderthal (Archaic Human)” maddesi, https://www.britannica.com/topic/Neanderthal
(37): Pierre-Marcellin Boule, L’Homme Fossile de La Chapelle-aux-Saints, s. 1 – 62, Masson Éditeurs, Paris 1911 / Julia R. R. Drell, Neanderthals: A History of Interpretation, Oxford Journal of Archaeology, sayı 19, s. 1 – 24, Şubat 2000, https://www.semanticscholar.org/paper/Neanderthals%3A-A-History-of-Interpretation-Drell/58187be48de69d51c7c50e7a59ce26c16fb7d099 / David Grégoire Van Reybrouck, Boule’s Error: On the Social Context of Scientific Knowledge, Antiquity, sayı 76, s. 156 – 164, Mart 2002, https://www.semanticscholar.org/paper/Boule’s-error%3A-on-the-social-context-of-scientific-Reybrouck/60fe4d9bd886bb96534f6ed7a960a48adcff27ef / John H. Langdon, The Science of Human Evolution: Getting it Right, bölüm 18, “Neanderthals in the Mirror: Imagining Our Relatives”, Springer Publishing, Basel 2016
(38): Jordi Serangeli – Michael Bolus, Out of Europe – The Dispersal of a Successful European Hominin Form, Quartär, sayı 55, s. 83 – 98, 2008, https://journals.ub.uni-heidelberg.de/index.php/qu/article/view/78983
(39): Silvana Condemi – Francois Savatier, Der Neandertaler Unser Bruder: 300.000 Jahre Geschichte des Menschen, s. 151, Beck Verlag, Münih 2020
(40): Richard G. Klein, What Do We Know About Neanderthals and Cro-Magnon Man?, Anthropology, sayı 52, s. 386 – 392, Yaz 1983, https://www.jstor.org/stable/41210959
(41): Jordi Serangeli – Michael Bolus, Out of Europe – The Dispersal of a Successful European Hominin Form, Quartär, sayı 55, s. 83 – 98, 2008, https://journals.ub.uni-heidelberg.de/index.php/qu/article/view/78983
(42): Encyclopedia of Human Evolution, cilt 2, Bernard Wood, “The Earliest Fossils that most Researchers Would Accept as Homo Neanderthalensis are from OIS 5 (i. e., c. 130 ka)” başlığı, s. 331, Wiley-Blackwell Publishing, Chichester 2011
(43): Ralf W. Schmitz – David Serre – Georges Bonani – Susanne Feine – Felix Hillgruber – Heike Krainitzki – Svante Pääbo – Fred H. Smith, The Neandertal Type Site Revisited: Interdisciplinary Investigations of Skeletal Remains from the Neander Valley, Germany, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 99, s. 13342 – 13347, Eylül 2002, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.192464099 / Heinz Günter Horn, Nenadertaler + Co., Michael Schmauder – Ralf W. Schmitz, Der Neandertaler und Weitere Eiszeitliche Funde im Rheinischen LandesMuseum Bonn, s. 252 – 253, Philipp von Zabern Verlag, Mainz 2006
(44): Winfried Henke – Hartmut Rothe, Stammesgeschichte des Menschen, s. 244, Springer Verlag, Berlin 1999
(45): Bernard Wood – Nicholas Lonergan, The Hominin Fossil Record: Taxa, Grades and Clades, Journal of Anatomy, sayı 212, s. 363, Nisan 2008, https://web.archive.org/web/20121020074827/http://www.gwu.edu/~hogwash/BW_PDFs/RP156.pdf
(46): Jordi Serangeli – Michael Bolus, Out of Europe – The Dispersal of a Successful European Hominin Form, Quartär, sayı 55, s. 83 – 98, 2008, https://journals.ub.uni-heidelberg.de/index.php/qu/article/view/78983
(47): Süddeutsche Zeitung, sayı 154, s. 16, 7 Temmuz 2006
(48): Xelîl Gênco, Afrin’de 100 Bin Yıl Öncesine Ait Çocuk Mezarı, Bas Haber, 17 Ağustos 2017 / Afrin’de 100 Bin Yıl Öncesine Ait Çocuk Mezarı, Sediyani Haber, 17 Ağustos 2017, https://www.sediyani.com/?p=17776
(49): Sangar Ali, Remains of Two More Neanderthals Found in Kurdistan Region, Kurdistan 24, 15 Eylül 2018, https://www.kurdistan24.net/public/index.php/en/story/17355-WATCH:-Remains-of-two-more-Neanderthals-found-in-Kurdistan-Region / Remains Of Two More Neanderthals Found In Kurdistan’s Shanidar Cave, Archaeology News Network, 15 Eylül 2018, https://archaeologynewsnetwork.blogspot.com/2018/09/remains-of-two-more-neanderthals-found.html / Erman Ertuğrul, Şanidar Mağarası’nda Yeni Neandertal Bireyler Bulundu, Arkeofili, 18 Eylül 2018, https://arkeofili.com/sanidar-magarasinda-yeni-neandertal-bireyler-bulundu/#:~:text=Arkeologlar%2C%20Kuzey%20Irak’ta%20yer,bulunan%20Neandertal%20kafatas%C4%B1n%C4%B1n%20bir%20b%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC. / Kürdistan’daki Şanidar Mağarası’nda Yeni Neandertal Bireyler Bulundu, Sediyani Haber, 18 Eylül 2018, https://www.sediyani.com/?p=24377
(50): Güney Kürdistan’daki Neandertal Mağarası Şanidar, İnsanlık Tarihine Işık Tutuyor, Sediyani Haber, 16 Ağustos 2019, https://www.sediyani.com/?p=30213 / Güney Kürdistan’daki Şanedar Mağarası İnsanlık Tarihine Işık Tutuyor, BasNews, 18 Ağustos 2019, https://www.basnews.com/tr/babat/540058
(51): Clément Zanolli – María Martinón-Torres – Federico Bernardini – Giovanni Boschian – Alfredo Coppa – Diego Dreossi – Lucia Mancini – Marina Martínez de Pinillos – Laura Martín-Francés – José María Bermúdez de Castro – Carlo Tozzi – Claudio Tuniz – Roberto Macchiarelli, The Middle Pleistocene (MIS 12) Human Dental Remains from Fontana Ranuccio (Latium) and Visogliano (Friuli-Venezia Giulia), Italy: A Comparative High Resolution Endostructural Assessment, PLOS ONE, sayı 13, e0189773, Ekim 2018, https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0189773 / Zeynep Oğuzhan, 450.000 Yıllık Dişler Neandertal Benzeri Özellikler Taşıyor, Arkeofili, 25 Ekim 2018, https://arkeofili.com/italyadaki-450-000-yillik-disler-neandertal-benzeri-ozellikler-tasiyor/ / 450.000 Yıllık Dişler, Neandertal Benzeri Özellikler Taşıyor, Sediyani Haber, 25 Ekim 2018, https://www.sediyani.com/?p=25171
(52): Tristan Carter – Daniel A. Contreras – Justin Holcomb – Danica D. Mihailović – Panagiotis Karkanas – Guillaume Guérin – Ninon Taffin – Dimitris Athanasoulis – Christelle Lahaye, Earliest Occupation of the Central Aegean (Naxos), Greece: Implications for Hominin and Homo Sapiens’ Behavior and Dispersals, Science Advances, sayı 5, eaax0997, Ekim 2019, https://www.science.org/doi/10.1126/sciadv.aax0997 / Elifnur Bingöl, Neandertaller 200.000 Yıl Önce Ege Adalarına Geldi, Arkeofili, 21 Kasım 2019, https://arkeofili.com/neandertaller-200-000-yil-once-ege-adalarina-geldi/#:~:text=Neandertaller%20ve%20eski%20insanlar%C4%B1n%2C%20en,ya%C5%9Fad%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20g%C3%B6steren%20yeni%20kan%C4%B1tlar%20bulundu. / Neandertaller 200.000 Yıl Önce Ege Adalarına Geldi, Sediyani Haber, 21 Kasım 2019, https://www.sediyani.com/?p=31094
(53): Ivan Juric – Simon Aeschbacher – Graham Coop, The Strength of Selection Against Neanderthal Introgression, PLOS Genetics, sayı 12, e1006340, Kasım 2016, https://journals.plos.org/plosgenetics/article?id=10.1371/journal.pgen.1006340 / Fabrizio Mafessonia – Kay Prüfer, Better Support for a Small Effective Population Size of Neandertals and a Long Shared History of Neandertals and Denisovans, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 114, s. 10256 – 10257, Kasım 2017, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1716918114
(54): Jean-Pierre Bocquet-Appel – Anna Degioanni, Neanderthal Demographic Estimates, Current Anthropology, sayı 54, s. 202 – 214, Aralık 2013, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/673725
(55): Fabrizio Mafessonia – Kay Prüfer, Better Support for a Small Effective Population Size of Neandertals and a Long Shared History of Neandertals and Denisovans, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 114, s. 10256 – 10257, Kasım 2017, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1716918114
(56): Carles Lalueza-Fox – María Lourdes Sampietro – David Caramelli – Yvonne Puder – Martina Lari – Francesc Calafell – Cayetana Martínez-Maza – Markus Bastir – Javier Fortea – Marco de la Rasilla – Jaume Bertranpetit – Antonio Rosas, Neandertal Evolutionary Genetics: Mitochondrial DNA Data from the Iberian Peninsula, Molecular Biology and Evolution, sayı 22, s. 1077 – 1081, Nisan 2005, https://academic.oup.com/mbe/article/22/4/1077/1083387?login=false
(57): Virginie Fabre – Silvana Condemi – Anna Degioanni, Genetic Evidence of Geographical Groups among Neanderthals, PLOS ONE, sayı 4, e5151, Nisan 2009, https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0005151
(58): Paul Mellars – Jennifer C. French, Tenfold Population Increase in Western Europe at the Neandertal-to-Modern Human Transition, Science, sayı 333, s. 623 – 627, Temmuz 2011, https://www.science.org/doi/10.1126/science.1206930
(59): Jean-Pierre Bocquet-Appel – Anna Degioanni, Neanderthal Demographic Estimates, Current Anthropology, sayı 54, s. 202 – 214, Aralık 2013, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/673725
(60): Erik Trinkaus, Late Pleistocene Adult Mortality Patterns and Modern Human Establishment, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 108, s. 1267 – 1271, Ocak 2011, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1018700108
(61): Alan R. Rogers – Ryan J. Bohlender – Chad D. Huff, Early History of Neanderthals and Denisovans, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 114, s. 9859 – 9863, Ağustos 2017, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1706426114
(62): Fabrizio Mafessonia – Kay Prüfer, Better Support for a Small Effective Population Size of Neandertals and a Long Shared History of Neandertals and Denisovans, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 114, s. 10256 – 10257, Kasım 2017, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.1716918114
(63): Jean-Pierre Bocquet-Appel – Anna Degioanni, Neanderthal Demographic Estimates, Current Anthropology, sayı 54, s. 202 – 214, Aralık 2013, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/673725
(64): Erik Trinkaus, Neanderthal Mortality Patterns, Journal of Archaeological Science, sayı 22, s. 121 – 142, Ocak 1995, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0305440395801707?via%3Dihub
(65): Jean-Pierre Bocquet-Appel – Anna Degioanni, Neanderthal Demographic Estimates, Current Anthropology, sayı 54, s. 202 – 214, Aralık 2013, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/673725
(66): Paul B. Pettitt, Neanderthal Lifecycles: Developmental and Social Phases in the Lives of the Last Archaics, World Archaeology, sayı 31, s. 351 – 366, Şubat 2000, https://www.jstor.org/stable/125106
(67): Hermann Helmuth, Body Height, Body Mass and Surface Area of the Neandertals, Zeitschrift für Morphologie und Anthropologie, sayı 82, s. 1 – 12, Ekim 1998, https://www.jstor.org/stable/25757530
(68): Dimitra Papagianni – Michael A. Morse, Neanderthals Rediscovered: How Modern Science is Rewriting Their Story, Thames and Hudson Publishing, Londra & New York 2013 / Asier Gómez-Olivencia – Alon Barash – Daniel García-Martínez – Mikel Arlegi – Patricia Kramer – Markus Bastir – Ella Been, Nature Communications, sayı 9, Ekim 2018, https://www.nature.com/articles/s41467-018-06803-z
(69): Chris B. Stringer, Aspects of Human Evolution, Erik Trinkaus, “Neanderthal Limb Proportions and Cold Adaptation”, Taylor and Francis Publishing, Londra 1981 / John R. Stewart – Oxala García Rodríguez – Monika Vlasta Knul – Lauren Christine Sewell – H. Montgomery – Mark G. Thomas – Yoan Diekmann, Palaeoecological and Genetic Evidence for Neanderthal Power Locomotion as an Adaptation to a Woodland Environment, Quaternary Science Reviews, sayı 217, s. 310 – 315, Ağustos 2019, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S027737911830831X?via%3Dihub
(70): Sriram Sankararaman – Swapan Mallick – Michael Dannemann – Kay Prüfer – Janet Kelso – Svante Pääbo – Nick Patterson – David Reich, The Genomic Landscape of Neanderthal Ancestry in Present-Day Humans, Nature, sayı 507, s. 354 – 357, Ocak 2014, https://www.nature.com/articles/nature12961
(71): Andrew W. Froehle – Steven E. Churchill, Energetic Competition Between Neandertals and Anatomically Modern Humans, Paleo Anthropology, s. 96 – 116, 2009, https://paleoanthro.org/static/journal/content/PA20090096.pdf
(72): Gary J. Sawyer – Viktor Deak, Der Lange Weg zum Menschen: Lebensbilder aus 7 Millionen Jahren Evolution, s. 160, Spektrum Akademischer Verlag, Heidelberg 2008
(73): Philipp Gunz – Amanda K. Tilot – Katharina Wittfeld – Alexander Teumer – Chin Yang Shapland – Theo G. M. van Erp – Michael Dannemann – Benjamin Vernot – Simon Neubauer – Tulio Guadalupe – Guillén Fernández – Han G. Brunner – Wolfgang Enard – James Fallon – Norbert Hosten – Uwe Völker – Antonio Profico – Fabio Di Vincenzo – Giorgio Manzi – Janet Kelso – Beate St. Pourcain – Jean-Jacques Hublin – Barbara Franke – Svante Pääbo – Fabio Macciardi – Hans J. Grabe – Simon E. Fisher, Neandertal Introgression Sheds Light on Modern Human Endocranial Globularity, Current Biology, sayı 29, s. 120 – 127, Ocak 2019, https://www.cell.com/current-biology/fulltext/S0960-9822(18)31470-2?_returnURL=https%3A%2F%2Flinkinghub.elsevier.com%2Fretrieve%2Fpii%2FS0960982218314702%3Fshowall%3Dtrue
(74): Philipp Gunz – Katerina Harvati, The Neanderthal “Chignon”: Variation, Integration and Homology, Journal of Human Evolution, sayı 52, s. 262 – 274, Mart 2007, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0047248406001783?via%3Dihub
(75): Eiluned Pearce – Chris Stringer – R. I. M. Dunbar, New Insights Into Differences in Brain Organization Between Neanderthals and Anatomically Modern Humans, Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences, sayı 280, 20130168, Mayıs 2013, https://royalsocietypublishing.org/doi/10.1098/rspb.2013.0168
(76): Robert Foley, Hominid Evolution and Community Ecology, Chris Stringer, “Human Evolution and Biological Adaptation in the Pleistocene”, Academic Press, Orlando 1984 / Eric Delson, Ancestors: The Hard Evidence, Ralph L. Holloway, “The Poor Brain of Homo Sapiens Neanderthalensis: See What You Please”, Alan Liss Publishing, New York 1985 / Hideki Amano – Takeo Kikuchi – Yusuke Morita – Osamu Kondo – Hiromasa Suzuki – Marcia S. Ponce de León – Christoph P. E. Zollikofer – Markus Bastir – Chris Stringer – Naomichi Ogihara, Virtual Reconstruction of the Neanderthal Amud 1 Cranium, American Journal of Physical Anthropology, sayı 158, s. 185 – 197, Ağustos 2015, https://www.zora.uzh.ch/id/eprint/120401/6/AmudPaper.pdf
(77): John S. Allen – Hanna Damasio – Thomas J. Grabowski, Normal Neuroanatomical Variation in the Human Brain: An MRI-Volumetric Study, American Journal of Physical Anthropology, sayı 118, s. 341 – 358, Temmuz 2002, https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/ajpa.10092
(78): Kenneth L. Beals – Courtland L. Smith – Stephen M. Dodd – J. Lawrence Angel – Este Armstrong – Bennett Blumenberg – Fakhry G. Girgis – Spencer Turkel – Kathleen R. Gibson – Maciej Henneberg – Roland Menk – Iwataro Morimoto – Robert R. Sokal – Erik Trinkaus, Brain Size, Cranial Morphology, Climate and Time Machines [and Comments and Reply], Current Anthropology, sayı 12, s. 301 – 330, Haziran 1984, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/203138
(79): Jean-Pierre Bocquet-Appel – Anna Degioanni, Neanderthal Demographic Estimates, Current Anthropology, sayı 54, s. 202 – 214, Aralık 2013, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/673725
(80): agm
(81): Brian Hayden, Neandertal Social Structure?, Oxford Journal of Archaeology, sayı 31, s. 1 – 26, Ocak 2012, https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1468-0092.2011.00376.x
(82): agm
(83): Ralf W. Schmitz – Jürgen Thissen, Neandertal – Die Gechichte Geht Weiter, s. 131 – 140, Spektrum – Akademischer Verlag, Heidelberg & Berlin 2002
(84): Jean-Pierre Bocquet-Appel – Anna Degioanni, Neanderthal Demographic Estimates, Current Anthropology, sayı 54, s. 202 – 214, Aralık 2013, https://www.journals.uchicago.edu/doi/10.1086/673725
(85): Dan Dediu – Stephen C. Levinson, Neanderthal Language Revisited: Not Only Us, Current Opinion in Behavioral Sciences, sayı 21, s. 49 – 55, Haziran 2018, https://pure.mpg.de/rest/items/item_2521815_7/component/file_2538918/content
(86): Ian Shaw – Robert Jameson, A Dictionary of Archaeology, s. 408, Blackwell Publishing, Oxford & Malden 1999
(87): Judith M. Grünberg – Heribert Graetsch – Ursula Baumer – Johann Koller, Untersuchung der Mittelpaläolithischen “Harzreste” von Königsaue, Ldkr. Aschersleben-Staßfurt, Jahresschrift für mitteldeutsche Vorgeschichte, sayı 81, s. 7 – 38, 1999, https://journals.ub.uni-heidelberg.de/index.php/jsmv/article/view/84040 / Johann Koller – Ursula Baumer – Dietrich Mania, High-Tech in the Middle Palaeolithic: Neandertal-Manufactured Pitch Identified, European Journal of Archaeology, sayı 4, s. 385 – 397, Aralık 2001, https://journals.sagepub.com/doi/abs/10.1177/146195710100400315 / Judith M. Grünberg, Middle Palaeolithic Birch-Bark Pitch, Antiquity, sayı 76, s. 15 – 16, Mart 2002, https://www.cambridge.org/core/journals/antiquity/article/abs/middle-palaeolithic-birchbark-pitch/84A4A6806F6BE95D66A216C60A8C023F
(88): Ilaria Degano – Sylvain Soriano – Paola Villa – Luca Pollarolo – Jeannette J. Lucejko – Zenobia Jacobs – Katerina Douka – Silvana Vitagliano – Carlo Tozzi, Hafting of Middle Paleolithic Tools in Latium (Central Italy): New Data from Fossellone and Sant’Agostino Caves, PLOS One, sayı 14, e0213473, Haziran 2019, https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0213473
(89): Ilaria Degano – Sylvain Soriano – Paola Villa – Luca Pollarolo – Jeannette J. Lucejko – Zenobia Jacobs – Katerina Douka – Silvana Vitagliano – Carlo Tozzi, Hafting of Middle Paleolithic Tools in Latium (Central Italy): New Data from Fossellone and Sant’Agostino Caves, PLOS One, sayı 14, e0213473, Haziran 2019, https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0213473 / Ezgi Arıkan, Neandertaller Taş Alet Yapımında Reçine Kullanmış, Arkeofili, 28 Temmuz 2019, https://arkeofili.com/neandertaller-tas-alet-yapiminda-recine-kullanmis/ / Neandertaller Taş Alet Yapımında Reçine Kullanıyorlardı, Sediyani Haber, 28 Temmuz 2019, https://www.sediyani.com/?p=29887
(90): Andrew C. Sorensen – Émilie Claud – Marie Soressi, Neandertal Fire-Making Technology Inferred from Microwear Analysis, Scientific Reports, sayı 8, Temmuz 2018, https://www.nature.com/articles/s41598-018-28342-9 / Erman Ertuğrul, Neandertaller Kendi Ateşini Yakabiliyordu, Arkeofili, 24 Temmuz 2018, https://arkeofili.com/neandertaller-kendi-atesini-yakabiliyordu/ / Neandertaller Ateş Yakabiliyorlardı, Sediyani Haber, 24 Temmuz 2018, https://www.sediyani.com/?p=23407
(91): Biancamaria Aranguren – Anna Revedin – Nicola Amico – Fabio Cavulli – Gianna Giachi – Stefano Grimaldi – Nicola Macchioni – Fabio Santaniello, Wooden Tools and Fire Technology in the Early Neanderthal Site of Poggetti Vecchi (Italy), Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 115, s. 2054 – 2059, Şubat 2018, https://www.pnas.org/doi/10.1073/pnas.1716068115 / Erman Ertuğrul, Neandertaller 171.000 Yıl Önce Alet Yapmak için Ateş Kullanmış, Arkeofili, 8 Şubat 2018, https://arkeofili.com/neandertaller-alet-yapmak-icin-ates-kullanmis/ / Neandertaller 171000 Yıl Önce Alet Yapmak İçin Ateş Kullanıyorlardı, Sediyani Haber, 8 Şubat 2018, https://www.sediyani.com/?p=21257
(92): James Blinkhorn – Clément Zanolli – Tim Compton – Huw S. Groucutt – Eleanor M. L. Scerri – Lucile Crété – Chris Stringer – Michael D. Petraglia – Simon Blockley, Nubian Levallois Technology Associated with Southernmost Neanderthals, Scientific Reports, sayı 11, Şubat 2021, https://www.nature.com/articles/s41598-021-82257-6.pdf?origin=ppub / Neanderthals and Homo Sapiens Used Identical Nubian Technology, EurekAlert, 15 Şubat 2021, https://www.eurekalert.org/news-releases/655659 / Ruth Schuster, Neanderthals in West Bank Had “Homo Sapiens” Technology, Haaretz, 16 Şubat 2021, https://www.haaretz.com/israel-news/2021-02-16/ty-article/neanderthals-in-west-bank-had-homo-sapiens-technology/0000017f-e907-df5f-a17f-fbdf3dc10000 / Neandertaller ile Modern İnsanlar Aynı Teknolojiyi Kullanmış, Sediyani Haber, 17 Şubat 2021, https://www.sediyani.com/?p=38386 / Dilan Dede, Neandertal ve Homo Sapiens, Aynı Teknolojiyi Kullanmış, Arkeofili, 7 Mart 2021, https://arkeofili.com/neandertal-ve-homo-sapiens-ayni-teknolojiyi-kullanmis/
(93): João Zilhão, Genes, Fossils and Culture: An Overview of the Evidence for Neandertal Modern Human Interaction and Admixture, Proceedings of the Prehistoric Society, sayı 72, s. 1 – 20, 2006, https://web.archive.org/web/20120201093428/http://dl.dropbox.com/u/21063754/europalecture2006.pdf
(94): Brian Fagan, Cro-Magnon: Das Ende der Eiszeit und die Ersten Menschen, Konrad Theiss Verlag, Stuttgart 2012
(95): Bruce L. Hardy – Marie-Hélène Moncel – Céline Kerfant – Matthieu Lebon – Ludovic Bellot-Gurlet – Nicolas Mélard, Direct Evidence of Neanderthal Fibre Technology and its Cognitive and Behavioral Implications, Scientific Reports, sayı 10, Nisan 2020, https://www.nature.com/articles/s41598-020-61839-w
(96): Bent Sørensen, Energy Use by Eem Neanderthals, Journal of Archaeological Science, sayı 36, s. 2201 – 2205, Ekim 2009, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0305440309002027?via%3Dihub
(97): D. L. Hoffmann – C. D. Standish – Marcos García-Diez – Paul B. Pettitt – J. A. Milton – João Zilhão – J. J. Alcolea-González – Pedro Cantalejo-Duarte – H. Collado – Rodrigo De Balbín – M. Lorblanchet – J. Ramos-Muñoz – Gerd C. Weniger – A. W. G. Pike, U-Th Dating of Carbonate Crusts Reveals Neandertal Origin of Iberian Cave Art, Science, sayı 359, s. 912 – 915, Şubat 2018, https://www.science.org/doi/10.1126/science.aap7778 / Maxime Aubert – Adam Brumm – Jillian Huntley, Early Dates for “Neanderthal Cave Art” May Be Wrong, Journal of Human Evolution, sayı 125, s. 215 – 217, Aralık 2018, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0047248418300915 / Yaren Kırdök, Neandertaller’in Resim Yapıp Yapmadıkları Tartışma Konusu, Arkeofili, 3 Mayıs 2020, https://arkeofili.com/neandertallerin-resim-yapip-yapmadiklari-tartisma-konusu/ / Neandertaller Resim Yapabiliyor muydu?, Sediyani Haber, 3 Mayıs 2020, https://www.sediyani.com/?p=33294 / Randall White – Gerhard Bosinski – Raphaëlle Bourrillon – Jean Clottes – Margaret W. Conkey – Soledad Corchón Rodriguez – Miguel Cortés-Sánchez – Marcode la Rasilla Vives – Brigitte Delluc – Gilles Delluc – Valérie Feruglio – Harald Floss – Pascal Foucher – Carole Fritz – Oscar Fuentes – Diego Garate – Jesús González Gómez – Manuel R. González-Morales – María González-Pumariega Solis – Marc Groenen – Jacques Jaubert – María Aránzazu Martinez-Aguirre – María-Ángeles Medina Alcaide – Oscar Moro Abadia – Roberto Ontañón Peredo – Elena Paillet-Man-Estier – Patrick Paillet – Stéphane Petrognani – Romain Pigeaud – Geneviève Pinçon – Frédéric Plassard – Sergio Ripoll López – Olivia Rivero Vilá – Eric Robert – Aitor Ruiz-Redondo – Juan F. Ruiz López – Cristina San Juan-Foucher – José Luis Sanchidrián Torti – Georges Sauvet – María Dolores Simón-Vallejo – Gilles Tosello – Pilar Utrilla – Denis Vialou – Mark D. Willis, Still No Archaeological Evidence that Neanderthals Created Iberian Cave Art, Journal of Human Evolution, sayı 144, 102640, Temmuz 2020, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0047248418302914
(98): Africa Pitarch Martí – João Zilhão – Francesco d’Errico – Pedro Cantalejo-Duarte – Salvador Domínguez-Bella – Josep M. Fullola – Gerd C. Weniger – José Ramos-Muñoz, The Symbolic Role of the Underground World Among Middle Paleolithic Neanderthals, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 118, e2021495118, Ağustos 2021, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.2021495118
(99): D. L. Hoffmann – C. D. Standish – Marcos García-Diez – Paul B. Pettitt – J. A. Milton – João Zilhão – J. J. Alcolea-González – Pedro Cantalejo-Duarte – H. Collado – Rodrigo De Balbín – M. Lorblanchet – J. Ramos-Muñoz – Gerd C. Weniger – A. W. G. Pike, U-Th Dating of Carbonate Crusts Reveals Neandertal Origin of Iberian Cave Art, Science, sayı 359, s. 912 – 915, Şubat 2018, https://www.science.org/doi/10.1126/science.aap7778
(100): Penny Spikins – Andy Needham – Barry Wright – Calvin Dytham – Maurizio Gatta – Gail Hitchens, Living to Fight Another Day: The Ecological and Evolutionary Significance of Neanderthal Healthcare, Quaternary Science Reviews, sayı 217, s. 98 – 118, Ağustos 2019, https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0277379118305389?via%3Dihub
(101): George Ferentinos – Maria Gkioni – Maria Geraga – George Papatheodorou, Early Seafaring Activity in the Southern Ionian Islands, Mediterranean Sea, Journal of Archaeological Science, sayı 39, s. 2167 – 2176, Temmuz 2012, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0305440312000441?via%3Dihub
(102): Thomas F. Strasser – Curtis Runnels – Karl W. Wegmann – Eleni Panagopoulou – Floyd Mccoy – Chad Digregorio – Panagiotis Karkanas – Nicholas C Thompson, Dating Palaeolithic Sites in Southwestern Crete, Greece, Journal of Quaternary Science, sayı 26, s. 553 – 560, Temmuz 2011, https://www.researchgate.net/publication/229949548_Dating_Palaeolithic_sites_in_southwestern_Crete_Greece / Tristan Carter – Daniel A. Contreras – Justin Holcomb – Danica D. Mihailović – Panagiotis Karkanas – Guillaume Guérin – Ninon Taffin – Dimitris Athanasoulis – Christelle Lahaye, Earliest Occupation of the Central Aegean (Naxos), Greece: Implications for Hominin and Homo Sapiens’ Behavior and Dispersals, Science Advances, sayı 5, s. eaax0997, Ekim 2019, https://www.science.org/doi/10.1126/sciadv.aax0997
(103): agm / agm
(104): Ruggero D’Anastasio – Stephen Wroe – Claudio Tuniz – Lucia Mancini – Deneb T. Cesana – Diego Dreossi – Mayoorendra Ravichandiran – Marie Attard – William C. H. Parr – Anne Agur – Luigi Capasso, Micro-Biomechanics of the Kebara 2 Hyoid and Its Implications for Speech in Neanderthals, PLOS One, sayı 8, e82261, Aralık 2013, https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0082261
(105): Johannes Krause – Carles Lalueza-Fox – Ludovic Orlando – Wolfgang Enard – Richard E. Green – Hernán A. Burbano – Jean-Jacques Hublin – Catherine Hänni – Javier Fortea – Marco de la Rasilla – Jaume Bertranpetit – Antonio Rosas – Svante Pääbo, The Derived FOXP2 Variant of Modern Humans Was Shared with Neandertals, Current Biology, sayı 17, s. 1908 – 1912, Kasım 2007, https://www.cell.com/current-biology/fulltext/S0960-9822(07)02065-9?_returnURL=https%3A%2F%2Flinkinghub.elsevier.com%2Fretrieve%2Fpii%2FS0960982207020659%3Fshowall%3Dtrue
(106): Mercedes Conde-Valverde – Ignacio Martínez – Rolf M. Quam – Manuel Rosa – Alex D. Velez – Carlos Lorenzo – Pilar Jarabo – José María Bermúdez de Castro – Eudald Carbonell – Juan Luis Arsuaga, Neanderthals and Homo Sapiens Had Similar Auditory and Speech Capacities, Nature Ecology & Evolution, sayı 5, s. 609 – 615, Mart 2021, https://www.nature.com/articles/s41559-021-01391-6
(107): Mercedes Conde-Valverde – Ignacio Martínez – Rolf M. Quam – Manuel Rosa – Alex D. Velez – Carlos Lorenzo – Pilar Jarabo – José María Bermúdez de Castro – Eudald Carbonell – Juan Luis Arsuaga, agm / Neandertaller, Modern İnsanların Dilini Anlıyor ve Konuşabiliyordu, Sediyani Haber, 2 Mart 2021, https://www.sediyani.com/?p=38490
(108): Krist Vaesen – Gerrit L. Dusseldorp – Mark J. Brandt, An Emerging Consensus in Palaeoanthropology: Demography was the Main Factor Responsible for the Disappearance of Neanderthals, Scientific Reports, sayı 11, Mart 2021, https://www.nature.com/articles/s41598-021-84410-7
(109): agm
(110): Thomas Wynn – Karenleigh Overmann – Frederick Coolidge, The False Dichotomy: A Refutation of the Neandertal Indistinguishability Claim, Journal of Anthropological Sciences, sayı 94, s. 201 – 221, Haziran 2016, https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26708102/
(111): Paola Villa – Wil Roebroeks, Neandertal Demise: An Archaeological Analysis of the Modern Human Superiority Complex, PLOS One, sayı 9, e96424, Nisan 2014, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4005592/
(112): Marcel Bradtmöller – Andreas Pastoors – Bernhard Weninger – Gerd-Christian Weniger, The Repeated Replacement Model – Rapid Climate Change and Population Dynamics in Late Pleistocene Europe, Quaternary International, sayı 247, s. 38 – 49, Ocak 2012, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1040618210004039?via%3Dihub / Benjamin A. Black – Ryan R. Neely – Michael Manga, Campanian Ignimbrite Volcanism, Climate and the Final Decline of the Neanderthals, Geology, sayı 43, s. 411 – 414, Mayıs 2015, http://seismo.berkeley.edu/~manga/blacketal2015.pdf / Daniel Wolf – Thomas Kolb – Manuel Alcaraz-Castaño – Susann Heinrich – Philipp Baumgart – Ruben Calvo – Jésus Sánchez – Karolin Ryborz – Imke Schäfer – Marcek Bliedtner – Roland Zech – Ludwig Zöller – Dominik Faust, Climate Deteriorations and Neanderthal Demise in Interior Iberia, Scientific Reports, sayı 8, Mayıs 2018, https://www.nature.com/articles/s41598-018-25343-6
(113): Simon Underdown, A Potential Role for Transmissible Spongiform Encephalopathies in Neanderthal Extinction, Medical Hypotheses, sayı 71, s. 4 – 7, Şubat 2008, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0306987708000157?via%3Dihub / Alexis P. Sullivan – Marc de Manuel – Tomas Marques-Bonet – George H. Perry, An Evolutionary Medicine Perspective on Neandertal Extinction, Journal of Human Evolution, sayı 108, s. 62 – 71, Temmuz 2017, https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0047248417301148?via%3Dihub
(114): Benjamin A. Black – Ryan R. Neely – Michael Manga, Campanian Ignimbrite Volcanism, Climate and the Final Decline of the Neanderthals, Geology, sayı 43, s. 411 – 414, Mayıs 2015, http://seismo.berkeley.edu/~manga/blacketal2015.pdf
(115): Ann Gibbons, The Riddle of Coexistence, Science, sayı 291, s. 1725 – 1729, Mart 2001, https://www.science.org/doi/10.1126/science.291.5509.1725
(116): Tom Higham – Katerina Douka – Rachel Wood – Christopher Bronk Ramsey – Fiona Brock – Laura Basell – Marta Camps – Alvaro Arrizabalaga – Javier Baena – Cecillio Barroso-Ruíz – Christopher Bergman – Coralie Boitard – Paolo Boscato – Miguel Caparrós – Nicholas J. Conard – Christelle Draily – Alain Froment – Bertila Galván – Paolo Gambassini – Alejandro Garcia-Moreno – Stefano Grimaldi – Paul Haesaerts – Brigitte Holt – Maria-Jose Iriarte-Chiapusso – Arthur Jelinek – Jesús F. Jordá Pardo – José-Manuel Maíllo-Fernández – Anat Marom – Julià Maroto – Mario Menéndez – Laure Metz – Eugène Morin – Adriana Moroni – Fabio Negrino – Eleni Panagopoulou – Marco Peresani – Stéphane Pirson – Marco de la Rasilla – Julien Riel-Salvatore – Annamaria Ronchitelli – David Santamaria – Patrick Semal – Ludovic Slimak – Joaquim Soler – Narcís Soler – Aritza Villaluenga – Ron Pinhasi – Roger Jacobi, The Timing and Spatiotemporal Patterning of Neanderthal Disappearance, Nature, sayı 512, s. 306 – 309, Ağustos 2014, https://www.nature.com/articles/nature13621
(117): Edouard Bard – Timothy J. Heaton – Sahra Talamo – Bernd Kromer – Ron W. Reimer – Paula J. Reimer, Extended Dilation of the Radiocarbon Time Scale Between 40.000 and 48.000 Y BP and the Overlap Between Neanderthals and Homo Sapiens, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), sayı 117, s. 21005 – 21007, Ağustos 2020, https://www.pnas.org/doi/full/10.1073/pnas.2012307117
(118): Krist Vaesen – Gerrit L. Dusseldorp – Mark J. Brandt, An Emerging Consensus in Palaeoanthropology: Demography was the Main Factor Responsible for the Disappearance of Neanderthals, Scientific Reports, sayı 11, Mart 2021, https://www.nature.com/articles/s41598-021-84410-7 / Enes Gençtürk, Neandertaller’in Yok Oluş Sebebine Dair Bilimsel Bakış Değişti, Arkeofili, 21 Mart 2021, https://arkeofili.com/neandertallerin-yok-olus-sebebine-dair-bilimsel-bakis-degisti/ / Neandertaller Zekiydi ve Yok Oluş Sebepleri Homo Sapiens Değil | Bilimsel Teoriler Yanlış, Sediyani Haber, 21 Mart 2021, https://www.sediyani.com/?p=38632
(119): agm / agh / agh
(120): Friedemann Schrenk – Stephanie Müller, Die Neandertaler, s. 107, Beck Verlag, Münih 2005
(121): Richard E. Green – Johannes Krause – Adrian W. Briggs – Tomislav Maricic – Udo Stenzel – Martin Kircher – Nick Patterson – Heng Li – Weiwei Zhai – Markus Hsi-Yang Fritz – Nancy F. Hansen – Eric Y. Durand – Anna-Sapfo Malaspinas – Jeffrey D. Jensen – Tomas Marques-Bonet – Can Alkan – Kay Prüfer – Matthias Meyer – Hernán A. Burbano – Jeffrey M. Good – Rigo Schultz – Ayinuer Aximu-Petri – Anne Butthof – Barbara Höber – Barbara Höffner – Madlen Siegemund – Antje Weihmann – Chad Nusbaum – Eric S. Lander – Carsten Russ – Nathaniel Novod – Jason Affourtit – Michael Egholm – Christine Verna – Pavao Rudan – Dejana Brajkovic – Željko Kucan – Ivan Gušic – Vladimir B. Doronichev – Liubov V. Golovanova – Carles Lalueza-Fox – Marco de la Rasilla – Javier Fortea – Antonio Rosas – Ralf W. Schmitz – Philip L. F. Johnson – Evan E. Eichler – Daniel Falush – Ewan Birney – James C. Mullikin – Montgomery Slatkin – Rasmus Nielsen – Janet Kelso – Michael Lachmann – David Reich – Svante Pääbo, A Draft Sequence of the Neandertal Genome, Science, sayı 328, s. 710 – 722, Mayıs 2010, https://www.science.org/doi/10.1126/science.1188021 / Sriram Sankararaman – Nick Patterson – Heng Li – Svante Pääbo – David Reich, The Date of Interbreeding Between Neandertals and Modern Humans, PLOS Genetics, sayı 8, e1002947, Ekim 2012, https://journals.plos.org/plosgenetics/article?id=10.1371/journal.pgen.1002947 / Melinda A. Yang – Anna-Sapfo Malaspinas – Eric Y. Durand – Montgomery Slatkin, Ancient Structure in Africa Unlikely to Explain Neanderthal and Non-African Genetic Similarity, Molecular Biology and Evolution, sayı 29, s. 2987 – 2995, Ekim 2012, https://academic.oup.com/mbe/article/29/10/2987/1029326?login=false / Federico Sánchez-Quinto – Laura R. Botigué – Sergi Civit – Conxita Arenas – María C. Ávila-Arcos – Carlos D. Bustamante – David Comas – Carles Lalueza-Fox, North African Populations Carry the Signature of Admixture with Neandertals, PLOS One, sayı 7, e47765, Ekim 2012, https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0047765
(122): Richard E. Green – Johannes Krause – Adrian W. Briggs – Tomislav Maricic – Udo Stenzel – Martin Kircher – Nick Patterson – Heng Li – Weiwei Zhai – Markus Hsi-Yang Fritz – Nancy F. Hansen – Eric Y. Durand – Anna-Sapfo Malaspinas – Jeffrey D. Jensen – Tomas Marques-Bonet – Can Alkan – Kay Prüfer – Matthias Meyer – Hernán A. Burbano – Jeffrey M. Good – Rigo Schultz – Ayinuer Aximu-Petri – Anne Butthof – Barbara Höber – Barbara Höffner – Madlen Siegemund – Antje Weihmann – Chad Nusbaum – Eric S. Lander – Carsten Russ – Nathaniel Novod – Jason Affourtit – Michael Egholm – Christine Verna – Pavao Rudan – Dejana Brajkovic – Željko Kucan – Ivan Gušic – Vladimir B. Doronichev – Liubov V. Golovanova – Carles Lalueza-Fox – Marco de la Rasilla – Javier Fortea – Antonio Rosas – Ralf W. Schmitz – Philip L. F. Johnson – Evan E. Eichler – Daniel Falush – Ewan Birney – James C. Mullikin – Montgomery Slatkin – Rasmus Nielsen – Janet Kelso – Michael Lachmann – David Reich – Svante Pääbo, A Draft Sequence of the Neandertal Genome, Science, sayı 328, s. 710 – 722, Mayıs 2010, https://www.science.org/doi/10.1126/science.1188021 / Vania Yotova – Jean-Francois Lefebvre – Claudia Moreau – Elias Gbeha – Kristine Hovhannesyan – Stephane Bourgeois – Sandra Bédarida – Luisa Azevedo – Antonio Amorim – Tamara Sarkisian – Patrice Hodonou Avogbe – Nicodeme Chabi – Mamoudou Hama Dicko – Emile Sabiba Kou’ Santa Amouzou – Ambaliou Sanni – June Roberts-Thomson – Barry Boettcher – Rodney J. Scott – Damian Labuda, An X-Linked Haplotype of Neandertal Origin Is Present Among All Non-African Populations, Molecular Biology and Evolution, sayı 28, s. 1957 – 1962, Temmuz 2011, https://academic.oup.com/mbe/article/28/7/1957/1048596?login=false / Sriram Sankararaman – Swapan Mallick – Michael Dannemann – Kay Prüfer – Janet Kelso – Svante Pääbo – Nick Patterson – David Reich, The Genomic Landscape of Neanderthal Ancestry in Present-Day Humans, Nature, sayı 507, s. 354 – 357, Ocak 2014, https://www.nature.com/articles/nature12961 / Qiaomei Fu – Heng Li – Priya Moorjani – Flora Jay – Sergey M. Slepchenko – Aleksei A. Bondarev – Philip L. F. Johnson – Ayinuer A. Petri – Kay Prüfer – Cesare de Filippo – Matthias Meyer – Nicolas Zwyns – Domingo C. Salazar-Garcia – Yaroslav V. Kuzmin – Susan G. Keates – Pavel A. Kosintsev – Dmitry I. Razhev – Michael P. Richards – Nikolai V. Peristov – Michael Lachmann – Katerina Douka – Thomas F. G. Higham – Montgomery Slatkin – Jean-Jacques Hublin – David Reich – Janet Kelso – T. Bence Viola – Svante Pääbo, The Genome Sequence of a 45.000-Year-Old Modern Human from Western Siberia, Nature, sayı 514, s. 445 – 449, Ekim 2014, https://www.nature.com/articles/nature13810
(123): Richard E. Green – Johannes Krause – Adrian W. Briggs – Tomislav Maricic – Udo Stenzel – Martin Kircher – Nick Patterson – Heng Li – Weiwei Zhai – Markus Hsi-Yang Fritz – Nancy F. Hansen – Eric Y. Durand – Anna-Sapfo Malaspinas – Jeffrey D. Jensen – Tomas Marques-Bonet – Can Alkan – Kay Prüfer – Matthias Meyer – Hernán A. Burbano – Jeffrey M. Good – Rigo Schultz – Ayinuer Aximu-Petri – Anne Butthof – Barbara Höber – Barbara Höffner – Madlen Siegemund – Antje Weihmann – Chad Nusbaum – Eric S. Lander – Carsten Russ – Nathaniel Novod – Jason Affourtit – Michael Egholm – Christine Verna – Pavao Rudan – Dejana Brajkovic – Željko Kucan – Ivan Gušic – Vladimir B. Doronichev – Liubov V. Golovanova – Carles Lalueza-Fox – Marco de la Rasilla – Javier Fortea – Antonio Rosas – Ralf W. Schmitz – Philip L. F. Johnson – Evan E. Eichler – Daniel Falush – Ewan Birney – James C. Mullikin – Montgomery Slatkin – Rasmus Nielsen – Janet Kelso – Michael Lachmann – David Reich – Svante Pääbo, agm
(124): Konrad Lohse – Laurent A. F. Frantz, Maximum Likelihood Evidence for Neandertal Admixture in Eurasian Populations from Three Genomes, Populations and Evolution, sayı 1307, Temmuz 2013, https://ui.adsabs.harvard.edu/abs/2013arXiv1307.8263L/abstract
(125): Kay Prüfer – Cesare de Filippo – Steffi Grote – Fabrizio Mafessoni – Petra Korlević – Mateja Hajdinjak – Benjamin Vernot – Laurits Skov – Pinghsun Hsieh – Stéphane Peyrégne – David Reher – Charlotte Hopfe – Sarah Nagel – Tomislav Maricic – Qiaomei Fu – Christoph Theunert – Rebekah Rogers – Pontus Skoglund – Manjusha Chintalapati – Michael Dannemann – Bradley J. Nelson – Felix M. Key – Pavao Rudan – Željko Kućan – Ivan Gušić – Liubov V. Golovanova – Vladimir B. Doronichev – Nick Patterson – David Reich – Evan E. Eichler – Montgomery Slatkin – Mikkel H. Schierup – Aida Andrés – Janet Kelso – Matthias Meyer – Svante Pääbo, A High-Coverage Neandertal Genome from Vindija Cave in Croatia, Science, sayı 358, s. 655 – 658, Ekim 2017, https://www.science.org/doi/10.1126/science.aao1887
(126): David Emil Reich, Who We Are and How We Got Here: Ancient DNA and the New Science of the Human Past, “Encounters with Neanderthals” bölümü, Oxford University Press, Oxford 2018
(127): Benjamin Vernot – Joshua M. Akey, Resurrecting Surviving Neandertal Lineages from Modern Human Genomes, Science, sayı 343, s. 1017 – 1021, Ocak 2014, https://www.science.org/doi/10.1126/science.1245938
(128): Ann Gibbons, Ancient DNA Pinpoints Paleolithic Liaison in Europe, Science, sayı 348, s. 847, Mayıs 2015, https://www.science.org/doi/10.1126/science.348.6237.847
(129): Erman Ertuğrul, Neandertaller DNA’mızda Yaşıyor – Ve Diğer Eski İnsanlar da, Arkeofili, 22 Mart 2022, https://arkeofili.com/neandertaller-dnamizda-yasiyor-ve-diger-eski-insanlar-da/ / Neandertaller DNA’mızda Yaşıyor – ve Diğer Eski İnsan Türleri de, Sediyani Haber, 22 Mart 2022, https://www.sediyani.com/?p=41683
(130): agh / agh
(131): agh / agh
(132): agh / agh
SEDİYANİ HABER
7 MAYIS 2024