“Şamari Mada” adlı sözlüğün yazarı Tahsin Aziz, 20 yıl boyunca yaptığı araştırmalar neticesinde Sümerliler’in Kürt olduğunu ve Sümer dilinin de en çok Kürtçe’ye yakın olduğunu savundu.
“Şamari Mada” adlı sözlüğün yazarı Tahsin Aziz, 20 yıl boyunca yaptığı araştırmalar neticesinde Sümerliler’in Kürt olduğunu ve Sümer dilinin de en çok Kürtçe’ye yakın olduğunu savundu.
Kürt yazar Tahsin Aziz, Kürtçe ile Sümerce arasındaki ilişkiyi anlatan “Şamari Mada” adlı bir sözlük hazırladı. Yazar toplam 755 sayfadan oluşan sözlüğünde orjinal Sümerce’de yer alan kelimelerin Kürtçe karşılaştırmasına ve ayrıca filolojisine yer verdi.
“Rûdaw TV”de “Nûroj” programına konuk olan Tahsin Aziz, Irak’ta Sümer tarihi üzerine araştırma yapan yabancı tarihçilerin sürekli Arap iktidarlar tarafından görevlendirilen Arap veya Hristiyan asistanlarla çalıştığını, bu nedenle de Sümerce’nin Kürtçe ile değil, Arapça veya Aramice ile kıyaslandığını söyledi. Osmanlılar’ın da Sümerce’yi Türkçe’yle karşılaştırmaya çalıştığını ancak herhangi bir kanıt bulamadıklarını anlatan Aziz, sadece Kürtçe’yle karşılaştırılmadığı için araştırmaların eksik kaldığını belirtti.
Yazar “Şamari Mada”da, 5000 yıl önce Sümer şehir devletlerini kuran toplulukların başka yerden gelmediğini, bugün Mezopotamya denilen, Kürtler’in yaşadığı coğrafyadan Irak’ın güneyine doğru yayıldıklarını savundu. Tahsin Aziz, “‘Şamari Mada’ sözlüğündeki kelimeleri Oxford Üniversitesi’ndeki akademisyenlerden aldım, Kürtçe ile karşılaştırdım ve çevirdim. 1950’den sonra bulunan tabletlerden sonra bu yazıların harflerden değil, kelime ve cümlelerden oluştuğu anlaşıldı. Bu konu üzerinde bilim insanları, tarihçiler uzun tartışmalar yürüttü. Ancak arkasında dîbî bir otorite vardı ve ‘Tevrat’ doğru söylüyor diye bugün hakim olan yorumu geliştirdiler. Oysa Sümerce kelimeler aslında yanlış yorumlanıyor çünkü doğrudan Sümerce’den değil, Akkadca’dan alınıyor ve Akkadca’ya göre karşılaştırılıyor, çeviriliyor. Oysa Sümerce ile Akkadca farklıdır. Örneğin tablet için ‘dep’ deniliyor. Bugün hâlâ Behdinan bölgesinde düz tahtalara ‘dep’ deniliyor. Akkadca ise tıpkı şu an Arapça’da olduğu gibi P, G ve keskin V harfleri yok. Sözlüklerine baktığınızda da P’nin B olduğunu ve V’nin de U yada ‘Waw’ olduğunu görüyoruz” dedi.
Bunun gibi birçok detayın yanısıra Kürtçe’deki eril ve dişil yapının Sümerce ile yakın olduğunu belirten yazar, bunu canlı örneklerini ile anlattı. Daha önce de “Gılgamış” adlı Sümer destanını kaleme alan Tahsin Aziz, Sümerce’deki Ur’un da “şehir” veya “medeniyet” değil, “yükseklik, tepelik” anlamına geldiğini, Urbala (Erbil Kalesi’nin olduğu tümsek), Urfa-Urvo ve Kerkük isimlerinin de aynı şekilde olduğunu söyledi.
Yazar Aziz, “Şamar” diye adlandırdığı Sümer’in ardından bölgede hakim olan Akkadlar ve Asurlular’ın da sıklıkla karıştırıldığını belirtti. Aziz, Sümerlerin tarihi ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Akkadlar Âd kavmindendi, 3500 yıl önce, Büyük Tufan’dan sonra gelip bölgeye yerleştiler. Harflerinin Sümerce ile karıştığını görüyoruz. Sümerliler yani Şamariler ise Madlar’dan gelmişler. Sümerliler’in Samî olmadığını tüm bilim insanları kabul ediyor. Bilim insanları Madlar’ın çok tanrıya inandığını öne sürüyor ancak öyle değil, Tek Tanrı’ya inanıyorlardı ve birçok ismi ve sıfatı vardı. ‘Yê’, ‘ê’ ve ‘êk’ ile gelen tüm sıfatlar Tanrı’ya aittir, daha da küçültüldüğünde ise ‘pad’ veya ‘şa’ eki alır. ‘Padşah’ gibi. Şamirler Madlar’ın padişahlarıdır ve kendilerini Tanrı Kral ilan edince kovulurlar. Çünkü Madlar Tanrı’yı padişahtan daha çok sever ve ona taparlar. Şimdi bu bölgeye bakınca Kut var, aslında ismi Gut’tur ve Gutiler’in yeridir. Ancak dediğimiz gibi Akkadca ve Arapça’da G harfi yoktur. Ur ile belirlenen yerler bir nevi sınırları da çiziyor. Madideler çok geniş bir coğrafyada yaşamış, Adana’dan Harran’a, bugünkü Amed’e, hatta Hemedan’a kadar. Amed’in hükümdarı çok adilmiş ve Amed, Hemedan, Eridu o ve çocuklarının adını almış.”
Yazar son olarak bu tarihin Kürt halkının hizmetleri için kullanılması gerektiğini belirterek, sözlük yayınlandığında Kürdistan Bölgesi Hükûmeti’nden İngilizce’ye çevirmesini ve Oxford’dan profesörlerin davet edilerek ulusal bir konferans düzenlemelerini istediğini söyledi.
1955 yılında Erbil’de dünyaya gelen Tahsin Aziz aynı zamanda mühendis ve ABD’de ikamet ediyor.
RÛDAW TV
18 MAYIS 2024