(*) Üç bölüm önce başladığımız “Britanya’daki Yahudîler Dosyası”na kaldığımız yerden devam ediyoruz.
– – – – –
■ YAHUDÎLER’İN BRİTANYA’YA YENİDEN DAVET EDİLMESİ
Sınırdışı edilme, Anti-Semitizm’i İngiliz kültürüne yerleştirerek kalıcı bir etki yarattı. “Sınırdışı Etme Fermanı” Ortaçağ’ın geri kalanı boyunca yürürlükte kaldı. Ferman, 365 yıldan fazla bir süre sonra, Koruyuculuk döneminde, 1656 yılında Yahudîler’in İngiltere’ye yeniden yerleştirilmesine gayr-ı resmî olarak izin vermesiyle bozuldu.
Yahudîler’in 1290 yılında sınırdışı edilmesi ile 1655’teki gayr-ı resmî geri dönüşleri arasında, 1551 yılına kadar ve hatta daha sonra bir kısmını kendi bölgesinde tutan Domus Conversorum ile bağlantılı olanlar dışında, İngiliz topraklarında bu tür Yahudîler’e dair resmî bir iz yoktur. (233)
Hem Yahudîler’i 1492’de İspanya’dan sınırdışı eden “1492 El- Hamra Kararnamesi”nden hem de 1496’da Portekiz’de uygulanan benzer tedbirlerden sonra, bazı yabancı tüccarlar (Yahudî olup Hristiyanlık’a dönenler; genellikle Yahudîlik’i gizlice uygulayanlar; bazen “Yeni Hristiyanlar” olarak da bilinirler veya aşağılayıcı bir şekilde “Marranos” olarak da adlandırılırlar) Londra (London) ve Bristol’a yerleştiler. Küçük topluluk büyük ölçüde ticaret yoluyla Belçika’daki Anvers (Antwerpen) şehrine bağlıydı ve 1609’da tamamen sınırdışı edildiler. Londra’nın bir ticaret şehri olarak artan önemiyle birlikte, Hollandalı Yahudîler 1630’lardan itibaren ülkeye bir kez daha yerleşmeye başladılar. Birleşik Krallık’taki mevcut Yahudî nüfûsu işte bu günden itibaren arttı. (234)
1530’larda başlayan İngiliz Reformu, uzun vadede Yahudîler’e fayda sağlayacak birtakım değişiklikleri de beraberinde getirdi. Roma Katolik Kilisesi (Vatikan)’nin Yahudîler’e hakaret eden öğretileri ve ritüelleri, özellikle de Yahudîler’in Hz. İsa (as)’nın ölümündeki rolünü vurgulayanlar ortadan kaldırıldı. Anti-Semitizm’in yerini daha fazla, Papa’nın deccal olduğu Katolik karşıtlığı aldı. (235) İngiliz İç Savaşları (1642 – 51) ve Fetret Dönemi (1649 – 60), hem yaygın yeni kuşak inançların hem de dînî hoşgörünün başlangıcıyla işaretlendi. Önemli bir şekilde, İngiltere’deki Binyılcılık (Millenarianism), İbranice ve Yahudîlik’in incelenmesini vurgulayan güçlü bir İbranî karakterine sahipti. Bu bazen bazı kişiler tarafından İngilizler’in İsrail’in Kayıp 10 Kabilesi’nin torunları olduğunu iddiâ edecek şekilde genişletildi. (236) İngiltere’nin yönetim biçimini Krallık’tan Cumhuriyet’e çeviren ve 1290’da İngiltere’den sürgün edilmiş olan Yahudîler’i 1655 – 56’da yeniden İngiltere’ye geri getiren İngiltere, İskoçya ve İrlanda Topluluğu Koruyucu Lordu Oliver Cromwell (1599 – 1658)’in kendisi de bu fikrin destekçileri arasında yer alıyordu. (237)
İngiliz İç Savaşı’nın ardından iktidara gelen Oliver Cromwell, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki zengin Yahudîler’i Londra’ya çekmek planları yapar. Böylelikle İspanya İmparatorluğu’nun Yeni Dünya’daki sömürgeleriyle yapılan ticareti İngiltere’ye çekmek istemiştir. Görüşmeler için Amsterdam’a giden İngiliz hukukçu ve siyasetçi Oliver St. John (1598 – 1673), buradaki Yahudî cemaat önderi Manoel Dias Soeiro ya da İbranice bilinen adıyla Menasseh ben Yosef ben İsrael (1604 – 57) ile görüşür. Menasseh için İngiltere’ye giriş izni verilse de, İngiltere ile Hollanda arasında 1652 – 54 yılları arasında vuku bulan savaş nedeniyle bu ziyaret gerçekleşmez. (238)
Savaş biter bitmez Menasseh ben İsrael, kayınbiraderi David Abravanel Dormido (? – 1667)’yu İngiltere’ye göndererek, Yahudîler’in ülkeye yeniden alınmasını talep eder. Oliver Cromwell, bizzat Menasseh ben İsrael’i Londra’ya çağırır. Beklenen buluşma Eylül 1655’te gerçekleşir. Aralık ayında ise ileri gelen dînî liderler, akademisyenler ve hukukçuların katıldığı bir konferans düzenlenir. Hukukçular Yahudîler’in yeniden ülkeye davet edilmesine engel görmezken, dîn adamları ve tacirler şiddetle karşı çıkar. Cromwell bileşimi karar almasına fırsat vermeden dağıtır. 1656 yılında sorun pratik bir şekilde yeniden gündeme gelir. İngiltere İspanya ile savaşa girince, İberya asıllı Londralı Marranolar düşman sayılmamak için Yahudîlik inancını reddetmek durumunda kalır. Sonuç olarak Cromwell enformel şekilde Yahudîler’in ülkede kalmasına ve ticaret yapmasına izin verir. Yahudîler’e, kamuya açık şekilde dînî ibadetlerini yapmamaları ve kimseyi dîn değiştirmeye zorlamamaları şart koşulur. (239)
Yahudîler’in İngiltere’ye yeniden yerleştirilmesi, 1650’lerin ortalarında İngiliz Milletler Topluluğu döneminde Yahudîler’in inançlarını açıkça uygulamalarına olanak tanıyan resmî olmayan bir düzenlemeydi. İngiltere’deki Yahudîler’in tarihinin önemli bir bölümünü oluşturur. Tarihçiler, özellikle Oliver Cromwell’in saikleriyle ilgili olmak üzere, yeniden yerleşimin ardındaki nedenler konusunda fikir ayrılığına düştüler, ancak bu hareket genellikle, politik ve İbranîlik’in yanısıra felsefî Binyılcılık ve İbranîlik’i de kapsayan, vicdan özgürlüğüne doğru ilerleyen dînî ve entelektüel düşünce akımının bir parçası olarak görülüyor. İngiltere’deki Yahudî varlığını destekleyen ticarî çıkarlar. Yahudîler’in İngiltere’ye yeniden yerleşmesine yol açan düşünce okulları, 18. yy öncesi dönemde Anglo-Yahudî tarihinin en yoğun şekilde incelenen konusudur. (240)
Geri kabul için orijinal dilekçe, Amsterdam’da yaşayan iki İngiliz vaftizci Johanna Cartwright (? – ?) ve Ebenezer Cartwright (? – ?) tarafından Ocak 1649’da 3. Cameron Lordu Thomas Fairfax (1612 – 71)’in “Savaş Konseyi”ne sunuldu. Dilekçeler, Yahudîler’in İngiltere’de yaşamalarına izin verilmesini istemenin yanısıra şu dilekleri de ifade ediyordu: “Yahudîler Emanuel’i tanıyacaklar ve atalarına vaadedilen topraklara nakledilecekler.” Bir önceki yüzyılda İngiliz rahip ve tarihçi John Bale (1495 – 1563)’den bu yana gelişen Püriten düşüncenin Yahudî merkezli eğilimlerinin damıtılmış hali olarak görülebilir. Ancak dilekçe, İngiltere, İskoçya ve İrlanda Kralı I. Charles (1600 – 49)’ı yargılamak için yüksek mahkemenin kurulmasından bir gün önce gönderildi. Bu nedenle ardından gelen kargaşada Cartwright kardeşler hiçbir zaman bir yanıt alamadı. (241)
Ertesi yıl, Amsterdam’da yaşayan haham ve diplomat Menasseh ben İsrael, “Hope of Israel” (İsrail Umudu) adlı kitabında, Yahudîler’in kurtarılmadan önce, tıpkı kutsal kitap “Tevrat”ta belirtildiği gibi “dünyanın dört bir yanına yayılması”nın gerekliliğini yazdı. (242) Kitap ilk olarak 1650’de Flamanca ve Latince, 1652’de ise İngilizce (Parlamento ve Danıştay’a ithaf edilerek) yayımlandı. (243)
1651’de Menasseh ben İsrael, bir İngiliz – Hollanda koalisyonunu güvence altına alma görevlerinde Oliver St. John ve elçileriyle buluştu. İngilizler Menasseh ben İsrael’in bilgi ve tavırlarından etkilendiler ve O’na Yahudîler’in İngiltere’ye geri kabulü için resmî olarak başvurmasını tavsiye ettiler. (244)
1653 yılında Oliver St. John’un önerisi üzerine Oliver Cromwell, “Yahudî ulusunun bir hahamı olan, bilgisine ve devlete olan sevgisine saygı duyulan Menasseh ben İsrael’in Amsterdam’dan bu bölgelere gelmesine” izin veren resmî bir talimat yayınladı. Savaşın hemen ardından yerel İngiliz karşıtı görüşlerden korkan Menasseh ben İsrael, daveti geri çevirdi. Ancak bu yıllarda Cromwell, Marranolu tüccar Simon de Caceres (? – 1704)’ten tavsiye alıyordu. Cromwell, Simon de Caceres’in önerisi üzerine, Marranolu doktor Abraham de Mercado (? – ?) ve oğlu Raphael de Mercado (? – ?)’yu, Yahudîler’in Jamaika’ya yerleşme olasılığını araştırdığı Barbados’a gönderdi. Orada onlara tüm sivil haklar ve hatta arazi hibeleri sunulacaktı. (245)
Hollandalılar’la ticaret konusunda rekabet ve Ekim 1651’de “Navigasyon Yasası” (Navigation Act)’na yol açan giderek artan korumacı ticaret politikası, Oliver Cromwell’in Amsterdam’ın zengin Yahudîler’ini Londra’ya çekmek istemesine neden oldu. Böylece önemli ticarî çıkarlarını Hollanda’dan İngiltere’ye aktarabileceklerdi. Oliver St. John’un Amsterdam misyonu, “Navigasyon Yasası”na alternatif olarak İngiltere ve Hollanda ticarî çıkarları arasında bir koalisyon kurmayı başaramasa da, Menasseh ben İsrael ve Amsterdam topluluğuyla müzakerelerde bulunmuştu. Menasseh’e İngiltere’ye girmesi için bir geçiş izni verildi, ancak 1652’den 1654’e kadar süren I. İngiltere – Hollanda Savaşı nedeniyle bunu kullanamadı. (246)
1655 – 56 yılları, Yahudîler’in İngiltere’ye yeniden yerleştirilmesinin tarihinde belirleyici olacaktı.
Menasseh ben İsrael’in oğlu Samuel ben İsrael (? – ?), Yahudîler’in yeniden yerleştirilmesi olasılığını araştırmak için 1653 yılında tüccar David Abravanel Dormido eşliğinde İngiltere’ye gelmişti. (247) Mayıs 1655’te babasını İngiltere’yi ziyaret etmeye ikna etmeye çalışmak üzere Amsterdam’a geri gönderildi. Haham, Eylül 1655’te diğer üç yerel hahamla birlikte İngiltere’ye geldi ve burada Oliver Cromwell’in misafirleri olarak ağırlandılar. (248) Orada Cromwell’e “mütevazi adresini” yazdırdı. Menasseh ben İsrael Londra’da kalmaya başladığında, şehirde yaklaşık 20 Yeni Hristiyan (Yahudîlik’ten dönme Hristiyan) ailenin yaşadığı tahmin ediliyor. (249)
Sonuç olarak, Aralık 1655’in başlarında Whitehall’da bazılarının yer aldığı ulusal bir konferans toplandı. Ülkenin en seçkin avukatlarından, dîn adamlarından ve tüccarlarından konuşmacılar katıldı. Avukatlar Yahudîler’in İngiltere’de ikamet etmesine karşı olmadıklarını beyan ettiler, ancak hem dîn adamları hem de tüccarlar geri kabule karşı çıktılar, bu da Cromwell’in olumsuz bir kararı önlemek için tartışmayı durdurmasına yol açtı. (250)
Menasseh ben İsrael, Eylül 1657’ye kadar İngiltere’de kaldı. Bu süre zarfında bir dizi nüfûzlu insanla tanıştı ve onlarla ilişki kurdu. (251) Yahudîler’in yeniden İngiltere’ye yerleştirilmesi konusunda yasal bir karara varamasa da, O’nun varlığı, önde gelen İngilizler’e Yahudîler arasında olumlu bir bilgi ve erdem izlenimi verdi. (252)
1655 – 56 yılları arasında Yahudîler’in İngiltere’ye dönüşü konusu bir broşür savaşında tartışıldı. İngiliz hukukçu, yazar ve polemikçi William Prynne (1600 – 69) dahil muhafazakâr rakipler geri dönüşe karşı çıkarken, “Quakers tarikatının annesi” olarak kabul edilen Margaret Fell (1614 – 1702) geri dönüş taraftarıydı. Hristiyan destekçiler, Yahudîler’in dîn değiştirmesinin son zamanların bir işareti olduğuna ve İngiltere’ye geri kabulün bu amaca yönelik bir adım olduğuna inanıyorlardı. (253)
Bu tartışma yönteminin Yahudî karşıtı duyguları çok güçlü bir şekilde yükseltmeme avantajı vardı; ve aynı şekilde, İngiltere, İrlanda ve İskoçya Kralı II. Charles (1630 – 85)’ın 1660 yılındaki “Restorasyon” politikası sırasında, Londralı tüccarların kendisinden Cromwell’in imtiyazını iptal etmesini isteyen dilekçeleri üzerine herhangi bir işlem yapmaktan kaçınmasına da olanak sağladı.
Yahudiler 1656’dan sonra tekrardan Büyük Britanya topraklarına geri döndüler ve İngiltere’ye yerleşmeye başladılar. (254)
■ GERİ KABULDEN GÜNÜMÜZE
Büyük Britanya’daki en eski Yahudî cemaati, varlığı 1630’lara kadar uzanan, geri kabulden önce başkent Londra (London)’da gizlice varlığını sürdüren ve Yahudîler’in tekrar İngiltere’ye kabul edildiği tarih olan 1656’da gayr-ı resmî olarak meşrûlaşan Britanya’daki İspanya ve Portekiz Yahudî Cemaati’dir. (255)
Çoğunlukla Almanya eyaletlerinden gelen Aşkenaz göçü, 17. yy’ın sonlarından 19. yy’ın başlarına kadar devam etti.
Geri dönüşten 150 yıl kadar sonra, 18. yy’ın başlarında Londra’daki Yahudî cemaati, Kuzey Avrupa’daki başlıca Yahudî finansörlerin temsilcilerinden oluşuyordu. Bu önde gelen Yahudî tüccarların ve finansörlerin faydaları geniş çapta kabul ediliyordu. Yeniden yerleşimin ilk tüccarlarının ülkeye 1, 5 milyon Sterlin (£) tutarında bir sermayeyi yanlarında getirdikleri tahmin ediliyor. 18. yy’ın ortalarında bu miktarın 5 milyon £’e çıktığı tahmin ediliyor.
1858 yılında Birleşik Krallık’taki Yahudîler resmî olarak “eşit vatandaşlık” kazandılar. (256)
19. yy’a girerken İngiltere’deki Yahudî nüfûsu küçüktü; muhtemelen 20.000 kişiyi geçmiyordu. Bununla birlikte, 1881’den sonraki birkaç on yıl içinde çok sayıda Yahudî’nin Rusya İmparatorluğu’ndaki baskıdan kaçması nedeniyle nüfûs dört katına çıktı. Aşkenazî göçünün ikinci dalgası bu zamanda yaşandı: 1880 ile 1905’te daha sıkı göç kısıtlamalarının uygulanması arasında pogromlar ve “Mayıs Yasaları” nedeniyle Rusya İmparatorluğu’ndaki zûlümden kaçan büyük bir Aşkenaz Yahudîsi göçmen dalgası Britanya’ya doğru yol aldı. (257)
Nazi Holokostu’ndan kaçan birçok Almanya ve Polonya Yahudîsi, II. Dünya Savaşı (1939 – 45) öncesinde ve sonrasında Britanya’ya geldi. Nüfûs 1933 – 45 arasında % 50’ye kadar arttı. Birleşik Krallık 1933 – 38 arasında yaklaşık 70.000, 1938 – 45 arasında ise 80.000 Yahudî’yi kabul etti. 1940’ların sonları ve 1950’lerin başları sayısal olarak en yüksek noktaydı.
Bugün Britanya Yahudîleri’nin yaklaşık % 80 – % 90’ı Aşkenazî’dir.
Sömürgecilikten kurtulmanın ardından, 20. yy’ın sonlarında Yemenli Yahudîler, Iraklı Yahudîler ve Bağdatlı Yahudîler Birleşik Krallık’a yerleştiler. (258)
Çokkültürlü bir topluluk olan İngiltere Yahudîleri, 2005 – 06 yıllarında, İngiltere’ye yeniden yerleşmelerinin 350. yıldönümünü kutladılar. (259)
2021 Birleşik Krallık nüfûs sayımına göre, İngiltere ve Galler’de 271.327 Yahudî yaşıyor. Bu da toplam nüfûsun % 0, 5’ini oluşturuyor. (260)
Günümüzde İngiltere’de, okul çağındaki Yahudî çocukların yaklaşık % 60’ı Yahudî okullarına gidiyor. (261) Yahudî gündüz okulları ve “yeşiva”lar ülke çapında bulunmakta. Yahudî kültürel çalışmaları ve İbranice dili eğitimi genellikle sinagoglarda tamamlayıcı İbranice okulları veya Pazar okulları şeklinde sunulmakta. Britanya’daki Yahudî okullarının çoğunluğu hükûmet tarafından finanse ediliyor.
Yahudî Öğrenciler Birliği (The Union of Jewish Students), üniversitelerdeki Yahudî öğrencileri temsil eden bir şemsiye kuruluştur. 2011’de 50’den fazla Yahudî Topluluğu vardı. (262)
İngiltere Yahudîleri genellikle yüksek düzeyde eğitim başarısına sahip. Genel nüfûsla karşılaştırıldığında, herhangi bir yeterliliğe sahip olma olasılıkları % 40 daha az, üst düzey niteliklere sahip olma olasılıkları ise % 80 daha fazladır. (263)
Yıllık “Limmud” festivali, İngiltere’deki Yahudî cemaatinin yüksek profilli bir eğitim etkinliği olup, çok çeşitli uluslararası sunumcuların ilgisini çekmektedir. (264)
Britanya’da ulusal veya bölgesel düzeyde yayınlanan çok sayıda Yahudî gazetesi, dergisi ve diğer medya kuruluşları bulunuyor. En çok bilineni, 1841 yılında kurulan ve dünyanın sürekli yayınlanan en eski Yahudî gazetesi olan “The Jewish Chronicle”dir.
Diğer yayınlar arasında “Jewish News”, “Jewish Telegraph”, “Hamodia”, “Jewish Tribune” ve “Jewish Renaissance” zikredilebilir.
■ SONSÖZ
Yahudîler’in Ortaçağ’da, hatta yüz yıl öncesine kadar Avrupa kıtasında yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları zûlümler ve katliâmlar, hakikaten kelimelerle anlatılacak gibi değil. Korkunç zûlümler gördüler, sürüldüler, öldürüldüler, diri diri yakıldılar.
Yahudîler, özellikle Kıta Avrupası’nda yaşadıkları kötülüklerin benzerini Ada’da, Britanya’da da yaşadılar.
“Semavî dînler” veya “İbrahimî dînler” olarak (Musevîlik, Hristiyanlık ve İslam) bilinen Tek Tanrı inancının bir bakıma başlatıcıları, tam öyle olmasa bile en azından taşıyıcıları olan, peygamberlerin onlar arasında çıktığı bu ulusa karşı tarih boyunca birçok kötülük yapılmıştır ve dünyanın her yerinde korkunç bir nefret politikasının hedefi olmuşlardır.
Tarihin her döneminde en acımasız bir şekilde vurulan onlar oldular, ama her seferinde ayağa kalkmayı bildiler ve her coğrafyada en güçlü şekilde var olmayı başaranlar yine onlar oldular.
Tarih boyu birçok soykırıma maruz kaldılar, ama yok edilmediler. Büyük devletler tarafından sürüldüler, yok edilmek istendiler, ama her sürecin sonunda en güçlü şekilde var olmayı başardılar.
Her coğrafyada en küçük azınlık idiler, ama yine de onlara karşı hep düşmanları zelil oldu.
Onlara dost olanlar kazandılar, onlara düşmanlık edenler kaybettiler; çünkü onlar hep kazanan “inançlı topluluk” oldular.
Tıpkı kutsal kitap “Tevrat”ın bir bölümü olan “Zebur”da söylendiği gibi:
“Kötülük edenlere kızıp üzülme,
Suç işleyenlere özenme!
Çünkü onlar ot gibi hemen solacak,
Yeşil bitki gibi kuruyup gidecek.
Sen Rabb’e güven, iyilik yap,
Ülkede otur, sadakatle çalış.
Rabb’den zevk al,
O senin yüreğinin dileklerini yerine getirecektir.
Her şeyi Rabb’e bırak,
O’na güven, O gerekeni yapar.
O senin doğruluğunu ışık gibi,
Hakkını öğle güneşi gibi aydınlığa çıkarır.
Rabb’in önünde sakin dur, sabırla bekle;
Kızıp üzülme işi yolunda olanlara,
Kötü amaçlarına kavuşanlara kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi,
Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.
Çünkü kötülerin kökü kazınacak,
Ama Rabb’e umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak.
Yakında kötünün sonu gelecek,
Yerini arasan da bulunmayacak.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak,
Derin bir huzurun zevkini tadacak.
Kötü insan doğru insana düzen kurar, diş gıcırdatır.
Ama Rabb kötüye güler, çünkü bilir sonunun geldiğini.
Kılıç çekti kötüler, yaylarını gerdi,
Mazlumu, yoksulu yıkmak,
Doğru yolda olanları öldürmek için.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, yayları kırılacak.
Doğrunun azıcık varlığı,
Pekçok kötünün servetinden iyidir.
Çünkü kötülerin gücü kırılacak,
Ama doğrulara Rabb destek olacak.
Rabb yetkinlerin her gününü gözetir,
Onların mirası sonsuza dek sürecek.
Kötü günde utanmayacaklar,
Kıtlıkta karınları doyacak,
Ama kötüler yıkıma uğrayacak.
Rabb’in düşmanları,
Kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek,
Duman gibi dağılıp yok olacak.
Kötüler ödünç alır, geri vermez;
Doğrularsa cömertçe verir.
Rabb’in kutsadığı insanlar ülkeyi miras alacak,
Lanetlediği insanların kökü kazınacak.
Rabb insana sağlam adım attırır,
İnsanın yolundan hoşnut olursa.
Düşse bile yıkılmaz insan,
Çünkü elinden tutan Rabb’dir.” (265)
sediyani@gmail.com
DİPNOTLAR:
(233): Isidore Singer, The Jewish Encyclopedia, cilt 5, Joseph Jacobs, “England”, s. 161 – 174, Funk & Wagnalls Publishing, New York 1903
(234): Todd M. Endelman, The Jews of Britain (1656 to 2000), s. 17 – 18, University of California Press, Berkeley & Los Angeles & Londra 2002
(235): Todd M. Endelman, The Jews of Georgian England, 1714 – 1830: Tradition and Change in a Liberal Society, s. 47, University of Michigan Press, Ann Arbor 1999 / Albert S. Lindemann – Richard S. Levy, Antisemitism: A History, s. 151, Oxford University Press, Oxford & New York 2008
(236): Mel Scult, Millennial Expectations and Jewish Liberties: A Study of the Efforts to Convert the Jews in Britain, Up to the Mid Nineteenth Century, s. 18, Brill Publishing, Leiden 1978 / Elizabeth Caldwell Hirschman – Donald N. Yates, The Early Jews and Muslims of England and Wales: A Genetic and Genealogical History, s. 163 – 173, McFarland & Company Publishing, Jefferson 2014
(237): Pinchas E. Lapide, Hebrew in the Church: The Foundations of Jewish-Christian Dialogue, s. 73, Eerdmans Publishing, Grand Rapids 1984
(238): Yosef Kaplan – Richard Henry Popkin – Henry Mechoulan, Menasseh Ben Israel and His World, Henry David S. Katz, “Menasseh Ben Israel’s Christian Connection: Henry Jessey and the Jews”, s. 117 – 119, Brill Publishing, Leiden & Köln & Kopenhag & New York 1989 / Howard M. Sachar, Farewell Espana: The World of the Sephardim Remembered, s. 313, Vintage Books, New York 1994
(239): William Godwin, History of the Commonwealth of England, Colburn & Taylor Publishing, Londra 1824 / Heinrich Graetz, Geschichte der Juden, Leipzig 1868 / Lucien Wolf, Menasseh ben Israel’s Mission to Oliver Cromwell, Macmillan Publishing, Londra 1901
(240): Ulinka Rublack, The Oxford Handbook of the Protestant Reformations, Andrew Colin Gow – Jeremy Fradkin, “Protestantism and Non-Christian Religions”, Oxford University Press, Oxford 2017
(241): Robert Owen Smith, More Desired than Our Owne Salvation: The Roots of Christian Zionism, s. 95 – 117, Oxford University Press, Oxford & New York 2013
(242): Menasseh ben Yosef ben Israel, Hope of Israel, Londra 1652
(243): Mel Scult, Millennial Expectations and Jewish Liberties: A Study of the Efforts to Convert the Jews in Britain, Up to the Mid Nineteenth Century, s. 24, Brill Publishing, Leiden 1978
(244): Howard M. Sachar, Farewell Espana: The World of the Sephardim Remembered, s. 313 – 314, Vintage Books, New York 1994
(245): Barry L. Stiefel, Jewish Sanctuary in the Atlantic World: A Social and Architectural History, s. 128, University of South Carolina Press, Columbia 2014 / Howard M. Sachar, age
(246): Yosef Kaplan – Richard Henry Popkin – Henry Mechoulan, Menasseh Ben Israel and His World, Henry David S. Katz, “Menasseh Ben Israel’s Christian Connection: Henry Jessey and the Jews”, s. 117 – 119, Brill Publishing, Leiden & Köln & Kopenhag & New York 1989 / Howard M. Sachar, age
(247): William D. Rubinstein – Michael Jolles – Hilary L. Rubinstein, The Palgrave Dictionary of Anglo-Jewish History, “Dormido, David Abrabanel” maddesi, s. 227, Palgrave Macmillan Publishing, Basingstoke 2011
(248): Howard M. Sachar, Farewell Espana: The World of the Sephardim Remembered, s. 313 – 314, Vintage Books, New York 1994
(249): Todd M. Endelman, The Jews of Britain (1656 to 2000), s. 26, University of California Press, Berkeley & Los Angeles & Londra 2002
(250): Philip Sigal, The Emergence of Contemporary Judaism, cilt 3: “From Medievalism to Proto-Modernity in the Sixteenth and Seventeenth Centuries”, s. 175, Wipf & Stock Publishers, Eugene 1986
(251): Yosef Kaplan – Richard Henry Popkin – Henry Mechoulan, Menasseh Ben Israel and His World, Henry David S. Katz, “Menasseh Ben Israel’s Christian Connection: Henry Jessey and the Jews”, s. 117 – 119, Brill Publishing, Leiden & Köln & Kopenhag & New York 1989
(252): Philip Sigal, The Emergence of Contemporary Judaism, cilt 3: “From Medievalism to Proto-Modernity in the Sixteenth and Seventeenth Centuries”, s. 175, Wipf & Stock Publishers, Eugene 1986
(253): The Norton Anthology of English Literature, “The Debate over the Resettlement of Jews in England, 1655–56”
(254): Konuyla ilgili tüm kaynaklar
(255): The Spanish and Portuguese Jews’ Congregation, London, The Montefiore Endowment, https://www.montefioreendowment.org.uk/sirmoses/london/
(256): Cecil Roth, A History of the Jews in England, s. 266, Clarendon Press, Oxford 1964
(257): Michael Charles Prestwich, Edward I, s. 345, Yale University Press, New Haven 1997
(258): Reuben Ahroni, The Jews of the British Crown Colony of Aden: History, Culture and Ethnic Relations, Köln & Leiden & New York 1994 / Harriet Sherwood, Iraq-Born Refugee Could Become First Arabic Speaker to Head Britain’s Jews, The Guardian, 5 Mayıs 2018, https://www.theguardian.com/world/2018/may/05/iraqi-refugee-edwin-shuker-british-jews-first-leader-arab-origin
(259): EJP Looks Back on 350 Years of History of Jews in the UK, European Jewish Press, 30 Ekim 2005, https://web.archive.org/web/20110503225850/http://ejpress.org/article/in_depth/on_anglo_jewry/3808
(260): Religion, England and Wales: Census 2021, Office for National Statistics, https://www.ons.gov.uk/peoplepopulationandcommunity/culturalidentity/religion/bulletins/religionenglandandwales/census2021
(261): The Future of Jewish Schools, Jewish Leadership Council, 2008
(262): The Voice of Jewish Students, https://www.ujs.org.uk/about-us/
(263): David Graham – Marlena Schmool – Stanley Waterman, Jews in Britain: A Snapshot from the 2001 Census, s. 79, Institute for Jewish Policy Research, 18 Mayıs 2007, https://web.archive.org/web/20110726035312/http://www.jpr.org.uk/downloads/2001_census.pdf
(264): Robbie Gringras, Writing the Limmud Theme Song, Haaretz, 8 Ocak 2010, https://www.haaretz.com/2010-01-08/ty-article/writing-the-limmud-theme-song/0000017f-e3ca-d804-ad7f-f3faf8c70000
(265): Zebur, Mezmurlar, 37:1 – 24
SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ
CİLT 15