Umutla söylenen türküleri vardır ülkemin
ve yüreğinde sevgi çiçekleri kızlar bilirim
ak gerdana yazılmış
ak gerdana
bembeyaz gördüklerim yanıltmaz beni
kana bulanan gelinlikler gördüm çünkü
sereserpe uzanmış umutlar gördüm
kurşunlanmış sevdâlar
uzanmışlar yüzüstü
vurulup da biteviye
dikenlitellerden atlayan çocuklar
düşerler yere
düşer yere yarınlarımız.
Uzaklardan bahseder türkülerimiz hep
hep uzaklarda ararız özgürlüğü
hep uzaklar yakın olur bize
şâhdamarımızla temas halinde
yoldaş olur bize
sırdaş olur
yüreğimdeki ayrılık acısı
yakar bedenimi alev alev
göğsümde ateş parçaları
güneşin gözyaşları.
Susuzluğumu gidermeli bu yaz yağmurları
anasütüyle beslenen çocukları
ve gözyaşıyla sulanan toprakları
vardır yurdumun çünkü
çocuklar bu toprakların geleceği
gece bırakmaz ki uyku girsin gözlerime
gecenin karanlığı sırdaşımız bizim
siyâha sevdâlıyım anlıyor musun
ve haykırırım söylenmemiş sözleri
mavi Urmiye
yeşil Çukurova
ülkemin Vankedisi gözleri.
Ağlamak isyan demektir bizde
gözler bunun için mânâlı bakar
sevdiceğimin bana bakan gözleri
göğsüme vuran iki kurşundur
ağlıyorum erkeklik sizde kalsın
gözlerimden yaşlar akar anne
iki gözyaşı nehri
yanaklarımı ıslatır
sineme dökülür
gömleğimin yakasına dökülür
dudak gibi kuru toprağa dökülür
Fars Körfezi’ne dökülür
iki nehir
Dicle ile Fırat
ülkemin gözyaşları.
Bu çeperler
bu dikenliteller anne
toprağımıza değil
onurumuza
benliğimize kazılmıştır bizim
parça parçadır yüreklerimiz
hani benim gençliğim
özgür toplumu kuracak bilincim nerde
tellerin öte yanını seyreden çocuklara baksana
intifada okunuyor gözlerinden
ve Kerbelâ’ya ağıt yakar
tarlada çalışan Zeyneb’ler
“lê dotmam”ı söylerler hep bir ağızdan
bu türkü
bu sevdâ bizim.
Varsın duymasın çığlığımı kardeşlerim
varsın taqrîr-i sükûn olsun
uyumayıp da kapkara gökyüzüne
o sevdâlandığımız zencî geceye
Malcolm X’in gözleriyle bakan
insanları yeter bu toprakların
ve üçüncü dünyanın kavgası
négritúde
négritúde
“siyâh güzeldir”
bu sevdâ yeter bana.
21 Mart 1993
GÜLİSTAN