Öcalan PKK’ye Silah Bırakma ve Kendini Feshetme Çağrısı Yaptı

Parveke / Paylaş / Share

PKK örgütünün İmralı (Emir Ali) Adası’nda tutuklu bulunan lideri Abdullah Öcalan, örgütüne silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaptı.

 

     Kısa adı PKK olan Kürdistan İşçi Partisi (Partiya Karkerên Kurdistan) örgütünün Marmara Denizi’nde yer alan ve Bursa (Hüdavendigâr) ilimize bağlı olan İmralı (Emir Ali) Adası’nda tutuklu bulunan lideri Abdullah Öcalan, örgütüne silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaptı.

     PKK lideri Öcalan’ın içeriği bilinmesine ve tahmin edilmesine rağmen yine de uzun süredir beklenen açıklaması, kendisiyle İmralı (Emir Ali) Adası’nda üçüncü kez görüşen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) vekilleri tarafından İstanbul’daki Elite World Hotel’de gerçekleştirilen “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” toplantısında okundu. Öcalan’ın Kürtçe ve Türkçe olarak okunan çağrı metninin Kürtçe’sini Ahmet Türk, Türkçe’sini ise Pervin Buldan okudu.

     Öcalan, okunan mektubunda, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” dedi. Öcalan’ın açıklamasında, “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasî partilerin mâlum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihî sorumluluğunu üstleniyorum” ifadeleri yer aldı. Öcalan, “Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” ifadelerini kullandı.

     PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, örgütüne silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yapması, bu nedenden ötürü 40 yıldan fazladır her türlü çile ve acıyı yaşamış Kürt kamuoyunda büyük sevinç ve memnuniyetle karşılanırken, aynı çağrı metnindeki bir cümle duyarlı ve bilinçli Kürt çevrelerinde büyük öfke ve tepkiye neden oldu. Öcalan’ın mektubundaki bu dikkat çekici cümle, “Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idarî özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır” şeklindeki cümle idi.

     Abdullah Öcalan’ın çağrısının tamamı şu şekilde:

     “PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, Reel-Sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkârı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.

     Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda Reel-Sosyalizm’in iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkârının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.

     Kürt – Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir. Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir.

     Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyet’in tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hal alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik rûhu içinde inançları da gözardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.

     Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idarî özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır. Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.

     Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır. Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasî partilerin mâlum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihî sorumluluğunu üstleniyorum.

     Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.”

     AJANSLAR

     27 ŞUBAT 2025

 


Parveke / Paylaş / Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir