Danimarka’da Stonehenge benzeri dairesel bir yapı keşfedildi.
Danimarka’da Stonehenge benzeri dairesel bir yapı keşfedildi. Arkeologlar, “Woodhenge” olarak adlandırılan bu ahşap çemberin M. Ö. 2600 – M. Ö. 1600 yılları arasında inşâ edildiğini söylüyor. Araştırmacılar ayrıca bu yapının İngiltere’deki Stonehenge ile benzer bir eksene sahip olduğunu öne sürüyorlar.
İngiltere’deki Stonehenge ile bağlantılı olabileceği düşünülen binlerce yıllık bir ahşap çember, Danimarka’da toprak altında keşfedildi. Kuzey Jutland’daki Aars bölgesinde bulunan ve çapı yaklaşık 30 m olan bu çember, en az 45 ahşap direkten oluşuyor ve M. Ö. 2600 – M. Ö. 1600 yılları arasında inşâ edildiği düşünülüyor.
Kazılar sırasında ortaya çıkarılan “Woodhenge”, bu bölgede bulunan ikinci ahşap çember olma özelliğini taşıyor. Uzmanlar, bu keşfin paylaşılan inanç sistemlerinin ne kadar yaygın olduğunu ve Danimarka ile İngiltere arasındaki yakın bağlantıyı gösterdiğini söylüyor. Vesthimmerlands Müzesi küratörlerinden Sidsel Wåhlin, kazı lideri Andreas Bo Nielsen ile birlikte yüzey toprağını kaldırırken çemberin kazık deliklerini fark ettiğini belirtiyor. Wåhlin, “Bu olağanüstü bir keşif” diyerek ilk başta bunların sadece sıradan kazık delikleri olduğunu düşündüğünü, ancak kısa süre sonra bir çember oluşturduklarını farkettiğini söylüyor: “Bir an durup düşündüm ve ‘Aman Tanrım, bir ahşap çember, başka bir açıklaması olamaz’ dedim.” Daha önceki hava fotoğraflarında görünmeyen bu çember, Geç Neolitik Çağ ve Erken Tunç Çağı’na ait ritüeller ve sosyal yapılar hakkında önemli bilgiler sunuyor.
İngiltere ve İrlanda’da, M. Ö. 3000 – M. Ö. 2000 yılları arasına tarihlenen ve Stonehenge ile yakınındaki Woodhenge gibi taş veya ahşap direklerden oluşan düzinelerce “henge” bulunuyor. Wåhlin’e göre, bu yapılar o dönemde Güneş’e tapınma ve tarımsal ritüellerle bağlantılı ritüel merkezleri olarak kullanılıyordu: “Böylesine belirli bir anıt inşâ etmeye karar vermek için, onun anlamını ve nasıl planlanacağını bilmek gerekir.” Wåhlin, “Bu keşif, geniş coğrafyalarda paylaşılan dünya görüşlerini, çiftçilik anlayışını ve toplumun doğaüstü güçlerle nasıl bağlantı kurduğunu gösteriyor” diyor. Ve ekliyor: “Böyle anıtsal yapılar inşâ etmek için hem neden hem nasıl yapıldığını bilmek gerekir. Eğer o dönemde bir Britanyalı buraya gelmiş olsaydı, burada yapılan şeyi hemen anlayabilirdi.”
Araştırma ekibi, kazılar sırasında ahşap örnekleri üzerinde yapılan testlerin sonuçlarını bekliyor. Direklerin büyük olasılıkla meşe ağacından yapıldığı düşünülüyor. Buna ek olarak, ekip DNA testleri yaparak bu alanın İngiltere veya Avrupa’nın diğer bölgeleriyle genetik bir bağlantısı olup olmadığını araştırmayı planlıyor.
ARKEOFİLİ
1 MART 2025