Filiz Akın Vefat Etti

Parveke / Paylaş / Share

Yeşilçam’ın usta oyuncularından Filiz Akın vefat etti. Akın, 82 yaşındaydı.

 

     Yeşilçam’ın usta oyuncularından Filiz Akın vefat etti. Akın, 82 yaşındaydı.

     Ünlü oyuncu, 1 Eylül’den bu yana zatürre ve çeşitli enfeksiyonlar nedeniyle tedavi görüyordu. Ocak ayında Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla Bodrum’dan İstanbul’a getirilen Filiz Akın’ın ölüm haberi, bakanlığın sosyal medya hesaplarından duyuruldu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Türk sinemasının nadide isimlerinden Filiz Akın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Sinema tarihimizde unutulmaz izler bırakan Filiz Akın’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sanat camiâsına başsağlığı diliyoruz” ifadeleri yer aldı.

     Filiz Akın’ın eşi Sönmez Köksal, Akın’ın cenazesinin bugün toprağa verildiğini belirtti. Sanatçının sosyal medya hesabından eşi tarafından yapılan paylaşımda, “Sevgili eşim, hayat arkadaşım Filiz’i (Akın Köksal) uzun süren bir hastalık sonucu 21 Mart gecesi kaybettim. Vasiyeti uyarınca her türlü dînî vecibeler yerine getirilerek, en yakın aile mensupları tarafından bugün Aşiyan’da toprağa verildi. Sevenlerinin başı sağolsun” ifadesi kullanıldı. Akın’ın kendisinin de bir meşale olduğu belirtilen açıklamada, sanatçının anısını yaşatmak isteyenlerin Türk Eğitim Derneği (TED)’ne bağış yapabilecekleri belirtildi.

     Filiz Akın, Türkân Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik ile beraber “Yeşilçam’ın dört yapraklı yoncası”ndan biri olarak anılıyordu.

     FİLİZ (SUNA) AKIN KİMDİR?

     Filiz Akın, 2 Ocak 1943 tarihinde Suna Akın adıyla Ankara’da doğdu.

     Annesi Habibe Leman Şaşırmaz, Ankaralı bir terzi; babası Bekir Sami Akın ise Afyonlu bir hâkimdi. Annesi baba tarafından Arnavut iken, babası anne tarafından Çerkes’tir.

     Suna (Filiz) Akın 3 yaşına kadar babasının görev yaptığı Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşadı.

     5 yaşında ilkokula başladı. İlköğrenimini Ankara’nın Kızılay semtinde bulunan Sarar İlkokulu’nda okudu.

     7 yaşındayken annesi ile babası ayrıldı.

     Suna (Filiz) Akın ortaokul ve liseyi Ankara Koleji’nde yatılı ve burslu okudu. Okulda yaptığı resimler ve kompozisyon çalışmaları ile çeşitli ödüller aldı. Tüm sınıfları başarı ile geçti, öğretmenleri tarafından ideal öğrenci olarak gösterildi. Okulda en bilinen özelliği çok iyi taklit yapmasıydı. 1960 yılının Haziran ayında kolejden mezun oldu.

     Koleji bitirdikten sonra “American Export Lines” isimli New York merkezli seyahat şirketinin Ankara acenteliğinde çalışmaya başladı. İki yıl çalıştığı bu şirketin deniz kısmının şefi oldu.

     İyi derecede İngilizce ve Fransızca öğrendi, ayrıca İtalyanca öğrenmeye çalıştı. Diğer yandan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi’nde devam mecburiyeti olmayan Arkeoloji Bölümü’nde bir dönem okudu.

     Filiz (Suna) Akın, lise arkadaşı Oya San’ın annesinin ısrarı ile “Artist” mecmuasının düzenlediği yarışmaya fotoğrafını gönderdi ve 1962 yılında birinci oldu. Ancak ödülün kendisine “Akasyalar Açarken” filminde oynarsa verileceği söylenince vazgeçti. Dergi yöneticileri ve filmciler kendisini ikna etmek için İstanbul’dan Ankara’ya geldiler ancak ikna olmadı. Fakat Memduh Ün de Ankara’ya kadar gelip ısrar edince teklifi kabul etti. İşi ve üniversiteyi bırakıp annesiyle birlikte İstanbul’a gitti. Kendisine yardımcı olan derginin yöneticilerine ve Memduh Ün’e güven duyması sinemaya başlamasına yardımcı oldu.[ Anlaşmayı imzaladı ve 1962 yılında ilk filmi olan “Akasyalar Açarken”i Göksel Arsoy’la birlikte çektikten sonra prodüktörler kendisine bütün yılını dolduran bir program hazırladılar.

     Filiz Akın, üç yıl süren aktif sinema kariyerinde başta Cüneyt Arkın, Ediz Hun ve Kartal Tibet olmak üzere, Ayhan Işık, Sadri Alışık, Yılmaz Güney, Tarık Akan ve Kadir İnanır da dahil, döneminin neredeyse bütün erkek yıldız oyuncularıyla başrolü paylaşma fırsatı buldu. Ancak Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinin en önemsiz filmlerinde rol aldı. Çok sıradan filmlerde de oynadı; “Battı Balık”, “Uçurumdaki Kadın”, “Asfalt Rıza” gibi, “keşke hiç yer almasaydım” dediği filmlerde de.

     1964 yapımı “Gurbet Kuşları”, Filiz Akın’ın Türk sinema tarihine geçen ilk filmi oldu. Ve 1. Antalya Film Festivali’nde “en iyi film” ve “en iyi yönetmen” ödüllerini aldı. Cüneyt Arkın’ın da ilk filmi olan “Gurbet Kuşları”, Türk sinemasında ilk göç filmidir.

     1964 yapımı “Kadın Berberi” filminin setinde tanıştığı ilk eşi Türker İnanoğlu ile 1965 yılında evlendi. Bevliliğinden oğlu İlker doğdu. Bu dönemde aile Topağacı semtindeki evlerinde yaşadı.

     Oyunculuğunun, güzelliğini ve yıldızlığını geride bıraktığı ilk filmi, 1968 yapımı “Kader” kabul edilmektedir. Yine Cüneyt Arkın’la oynadığı bu filmdeki Elif rolüyle 1968’de Gazeteciler Yüksekokulu öğrencileri tarafından “yılın kadın sanatçısı” ödülüne layık görüldü.

     “Umutsuzlar”, “Ankara Ekspresi”, “Utanç”, “Dağlar Kızı Reyhan” ve “Yankesici Kız Hacer” serisi, kendisinin en çok etkilendiği filmleri arasındadır.

     1971 yılında “Ankara Ekspresi” filmindeki Hilda rolüyle 8. Altın Portakal Film Festivali’nde “en iyi kadın oyuncu” ödülünü aldı. Akın, aynı ödülü “Umutsuzlar” filmindeki Çiğdem ve “Utanç” filmindeki Bahar rolleriyle de almayı dilemiş ancak bu dileği gerçekleşmemiştir.

     24 Mart 1972 tarihli “Pazar Mecmuası”na verdiği bir röportajda, aynı yıl Yılmaz Güney ile “İzin” adlı bir film çekeceklerine değinmiştir ancak film çekilmemiştir.

     Mayıs 1962 ile Eylül 1972 arasında 105 film çevirdi.

     Türker İnanoğlu ile evliliği 10 yıl sürdü. Çift, 1974’te “Almanyalı Yarim” filminden sonra boşandı.

     Kariyerinde toplam 116 film çeviren Filiz Akın, 1975 yılında sinemayı bıraktı. 1970’li yılların ikinci yarısından itibaren halkın yeni oyuncağı haline gelen televizyonun, aileleri evde tutmaya başlamasıyla, Türk sineması sokaktaki bekâr erkeği çekecek seks filmlerine ve şarkıcı, türkücü melodramlarına yönelince Filiz Akın da perdeyle yol ayrımına geldi.

     Kasım 1975’te başlayıp Mayıs 1981’de son bulan bu şarkıcılık evresinde başta İstanbul, Ankara ve İzmir’dekiler olmak üzere gazinolarda ve fuarlarda assolistlik yaptı. Zeki Müren, Bülent Ersoy ve Ferdi Tayfur gibi dönemin ünlü ses sanatçılarıyla çeşitli programlar ve organizasyonlar çerçevesinde sahneyi paylaştı. Sinema filmlerinden sonra İstanbul Bankası’nın reklam filmlerinde oynayan Filiz Akın, 1977 yılında TRT’de “Podyum Show” isimli eğlence ve müzik programının sunuculuğunu yaptı. 1979 yılında Haldun Dormen’in yazdığı “Bir Ayrılık” adlı tiyatro oyununda rol aldı. Aynı yıl İzmir Fuarı’nda assolist olarak sahne aldı. Filiz Akın’ın pek anmak istemediği bir dönemdir bu, aynı zamanda.

     Filiz Akın, 1982 yılında Bubi Rubinstein ile evlendi. Evliliği boyunca 11 yıl Fransa’nın başkenti Paris’in Neuilly ve Bougival semtlerinde yaşadı.

     1989’da televizyon dizisi “Geçmiş Bahar Mimozaları” için tekrar kamera karşısına geçti. Rutkay Aziz, Müşfik Kenter ve Nurseli İdiz gibi oyuncularla başrolü paylaştığı bu dizideki Hümeyra rolüyle bambaşka bir Filiz Akın olarak seyircileriyle buluştu.

     1991 yılında babası Sami Akın’ı kaybetti.

     11 yıldır evli olduğu Bubi Rubinstein ile 1993 yılında boşandı.

     Mayıs 1994’te dönemin Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) müsteşarı Sönmez Köksal ile Ankara’da evlendi. Evlenince Ankara’ya taşındılar. Çiftin nikâh şahitliklerini dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk yaptı.

     Eşi Sönmez Köksal’ın Şubat 1998’de “Paris Büyükelçisi” olarak görevlendirilmesiyle, Filiz Akın resmen “Paris Sefiresi” oldu ve 4 yıl Paris sefaretinde bulundu. Paris’te Türkiye’yi tanıtmak amacıyla düzenlenen La Fayette’deki Türk – Osmanlı ürünleri standı, Bagatelle Bahçeleri’ndeki Lale Parkı ve Türk ressamları sergisi, Versay’daki büyük sergi gibi etkinliklerde gösterdiği özen ve çabaları ile bir kültür elçisi olan Filiz Akın, ayrıca kültürüyle, zarafetiyle Fransızlar’ı etkiledi. Akın, 4 yıl da Paris sefaretinde olmak üzere bu dönemde toplam 15 yıl Fransa’da yaşadı.

     2002 yılında bir çeşit burun ve ağız arkası kanseri olan nazofarenkse yakalandığını öğrendi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’ndeki Teksas Üniversitesi’ne bağlı MD Anderson Kanser Merkezi’nde tedavi oldu ve kanseri yendi. Bu hastalık sonucu ses telleri ve ses tonu ciddi zarar gördü.

     2004 – 07 yılları arasında “Sabah” gazetesinde köşe yazıları yayınlandı.

     2005 yılında Türkiye Meme Vakfı yararına, kansere karşı destek amaçlı “sarı bilezik” kampanyasını başlattı, 1 milyon adet bilezik satıldı. 2005 yılında toplumda kansere olan farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen ve “Hacettepe Üniversitesi Umut Evi” projesi yararına düzenlenen “mavi bilezik” kampanyasının tanıtımına destek verdi.

     Beypazarı’nda 3 yaşına kadar yaşadığı konağın bulunduğu sokağa 2006 yılında belediye meclisi tarafından “Filiz Akın Sokak” ismi verildi.

     Merkezi ABD’de olan Starkey İşitme Vakfı’nın Türkiye kolu olan ve onursal başkanlığını yaptığı EMÖV Vakfı ile “Türkiye’de İşitmeyen Kalmasın” projelerine 2007’den itibaren destek oldu.

     2008 yılında “Kanal 1” televizyonunda “Filiz Akın’la Sohbetler” programını sundu.

     2009 yılında “Habertürk TV”de “Filiz Akın’la Haftasonu Sohbetleri” programını sundu.

     Kasım 2013’te üçüncü kitabı “Lezzete Merhaba”nın imza günü için 32. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nda sevenleriyle buluştu.

     Filiz Akın, aynı zamanda TED Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesidiydi.

     Filiz Akın, 21 Mart 2025’te İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 82 yaşında vefat etti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

     Sediyani Haber olarak hayatını kaybeden Filiz Akın’a Allah’tan rahmet, başta ailesi ve sinema dünyası olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

     AJANSLAR, SEDİYANİ HABER

     22 MART 2025

 


Parveke / Paylaş / Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir