“Bir kimse her gün ve her gece üç kere, ‘İsmi anılıp O’nun adına hareket edildikçe yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremediği, herşeyi duyan ve bilen Allah’ın adıyla’ derse, hiçbir şey ona zarar veremez.”
Hadis-i Şerîf
(İbn-i Mace, Dûâ, hâdis no 27)
Mülteci kampına gitmek üzere, sırayla jiplerimize biniyoruz.
Dünyanın en büyük mülteci kampı olan Dadaab Mülteci Kampı (Kisw. Kambi ya Wakimbizi ya Dadaab; İng. Dadaab Refugee Camp; Ar. ﻤﺨﻴﻢ ﻠﻼﺠﻴﻦ ﺪﺍﺪﺍﺐ [Muxayyîm’el- Lillecîn Dadaab])’na geldiğimiz günden beri, ilk kez sabah kendi kampımızın önünden bu kadar mutlu bir şekilde ayrılıyoruz.
Bunun sebebi, elbette ki aramızdaki bir kişinin “Yeni İnsan” olması. Bir insanın hayatında yapabileceği EN BÜYÜK DEVRİM’i gerçekleştirmiş olması.
Nairobili 46 yaşındaki ve 4 çocuk babası Hristiyan şoförümüz Charles Kamau’nun “Müslüman” olmaya karar vermesi ve Kelime-i Şahâdet getirip âzîz İslam dînine girmesi.
O’nun ismi artık İbrahim Sediyani Kamau.
Dünyada artık iki tane “İbrahim Sediyani” var. Âzîz milletimize, Pan – Afrika idealine ve tüm insanlığa hayırlı olsun. (Fatih’teki arkadaşlara nispet yapmak için bunu sürekli tekrar edip duruyorum. Aramızda bir sorun bulunmayan dostlarımız bu satırları hızlı hızlı geçebilirler.)
Bugün Dadaab’daki son günümüz… Allâh nasib ederse; yarın geri dönüyoruz Nairobi’ye.
Kamptaki bu son günümüzde, yine kampta genel bir gezi yapacağız. Çadırları, “Duksi” adı verilen eğitim yuvalarını ziyaret edeceğiz. Günümüz dün nasıl geçtiyse, bugün de aşağı yukarı aynı geçecek. Bir farkla ki; bugün yapacağımız her şeyi “son kez yaptığımızın” bilincinde olarak, doya doya ifâ etmek isteyeceğiz.
Rehberlerimiz, bugün ilk olarak İfo kampındaki İfo çarşısını ziyaret edeceğimizi söylüyorlar.
Sevindim buna… Zirâ, İfo çadırlarını geldiğimiz günden beri nerdeyse her gün iki defa ziyaret ettik ama çarşısını daha görmedik. Bugün çarşıyı göreceğiz. İlginç, çok ilginç. Hem esnafın hem de müşterilerin “Somalili mülteciler” olduğu bir alışveriş çarşısını gezeceğiz bugün…
Jiplerimiz hareket ediyor… 14 kişilik ekip olarak, iki ayrı jipteyiz. Öbür jipin direksiyonunda James Mboga, bizim jipin direksiyonunda da İbrahim Sediyani Kamau.
Kenyalı siyâhî şoförümüz İbrahim Sediyani’nin yanındaki koltuğa oturuyorum ben de. Yol boyunca, hem etrafı gözlüyor, hem de İbrahim Sediyani kardeşimle sohbet ediyorum.
Yol boyunca yine ilginç manzaralarla karşılaşıyoruz. Araçlara el sallayan çocuklar, başlarının üzerinde torba veya testi taşıyan kadınlar, biribirinden ilginç hayvanlar ve tabiî ki, muhteşem doğa manzaraları.
Ağaç dallarından, tahtalardan yapılmış ama hepsi de renkli renkli dükkânlar, evler…
Yağmur suyunun oluşturduğu su göletlerinde çamaşır yıkayan kadınlar, aynı suda çırılçıplak yüzen çocuklar…
Kamptaki göçmenlerin kendi aralarında oynadığı futbol maçı…
Her zaman için ya boş ya da sadece bir uçağın bulunduğu, kampın tek havaalanı…
Develer, eşekler, inekler, koyunlar, keçiler, pelikanlar ve kırmızı renkteki dev karıncalar…
Yemyeşil ağaçlar, reng á reng çiçekler…
Bu coğrafyanın turuncu renkteki gözalıcı toprağı…
Ve tabiî ki, masmavi bir gökyüzü, bembeyaz bulutlar…
Afrika burası dostlar, Afrika…
Afrikalı çocuklar yüzüyorlar su göletlerinde, yağmur sularında…
Çırılçıplak! Çırılçıplak ve simsiyah…
Özgür ve simsiyah… Mutlu ve simsiyah…
Bizim bugün ilk ziyaret edeceğimiz yer olan İfo 1 mülteci köyü, Bola Xêyr mülteci köyünün 1 km kuzeyinde, İfo 2 mülteci köyünün de 7 km güneyinde bulunuyor. Onun da 1 km kuzeyinde İfo 3 mülteci köyü, onun da 8 km kuzeyinde Degahli mülteci köyü, onun da 3 km kuzeyinde Bola Bextî mülteci köyü, onun da 3 km kuzeyinde Hage Dara mülteci köyü yer alıyor.
Dadaab Mülteci Kampı’nda toplam 7 kamp var ve bu kamplarda 650 bin Somalili mülteci yaşıyor.
İfo 1 mülteci köyünün çarşısındayız şimdi.
sediyani@gmail.com
SEDİYANİ SEYAHATNAMESİ
CİLT 7
FOTOĞRAFLAR:
Dünyanın en büyük mülteci kampı olan Dadaab Mülteci Kampı’na geldiğimiz günden beri, ilk kez sabah kendi kampımızın önünden bu kadar mutlu bir şekilde ayrılıyoruz.
Bunun sebebi, elbette ki aramızdaki bir kişinin “Yeni İnsan” olması. Bir insanın hayatında yapabileceği EN BÜYÜK DEVRİM’i gerçekleştirmiş olması.
Nairobili 46 yaşındaki ve 4 çocuk babası Hristiyan şoförümüz Charles Kamau’nun “Müslüman” olmaya karar vermesi ve Kelime-i Şahâdet getirip âzîz İslam dînine girmesi.
O’nun ismi artık İbrahim Sediyani Kamau.
Yol boyunca yine ilginç manzaralarla karşılaşıyoruz. Araçlara el sallayan çocuklar, başlarının üzerinde torba veya testi taşıyan kadınlar, biribirinden ilginç hayvanlar ve tabiî ki, muhteşem doğa manzaraları.
Kenyalı siyâhî şoförümüz İbrahim Sediyani’nin yanındaki koltuğa oturuyorum ben de. Yol boyunca, hem etrafı gözlüyor, hem de İbrahim Sediyani kardeşimle sohbet ediyorum.
Futbol her yerde… Dadaab Mülteci Kampı’nda futbol oynayan Somalili mülteci gençler.
Her zaman için ya boş ya da sadece bir uçağın bulunduğu, kampın tek havaalanı… Sadece Birleşmiş Milletler (BM) ve devletler tarafından kullanılıyor. Dünyanın en büyük mülteci kampındaki tek havaalanından bir uçağın havalanışını, siz sevgili gönüldaşlarımız için görüntüledik.
Kampa haftada iki veya üç defa uğrayan yolcu otobüsü… Dadaab ile Garissa arasında yolcu getirip götürüyor. Dadaab, daha önce de sizlere anlattığımız gibi, Garissa’nın ilçesidir.
Dün akşam biz tam kamptaki gezimizi bitirip Dadaab ilçe merkezine dönerken bastıran yağmur, yol üzerinde böyle bir manzara oluşturmuş.
Rehberlerimiz, bugün ilk olarak İfo kampındaki İfo çarşısını ziyaret edeceğimizi söylüyorlar.
Sevindim buna… Zirâ, İfo çadırlarını geldiğimiz günden beri nerdeyse her gün iki defa ziyaret ettik ama çarşısını daha görmedik. Bugün çarşıyı göreceğiz. İlginç, çok ilginç. Hem esnafın hem de müşterilerin “Somalili mülteciler” olduğu bir alışveriş çarşısını gezeceğiz bugün…
İfo 1 mülteci köyünün çarşısındayız şimdi
Bizim bugün ilk ziyaret edeceğimiz yer olan İfo 1 mülteci köyü, Bola Xêyr mülteci köyünün 1 km kuzeyinde, İfo 2 mülteci köyünün de 7 km güneyinde bulunuyor. Onun da 1 km kuzeyinde İfo 3 mülteci köyü, onun da 8 km kuzeyinde Degahli mülteci köyü, onun da 3 km kuzeyinde Bola Bextî mülteci köyü, onun da 3 km kuzeyinde Hage Dara mülteci köyü yer alıyor.
Dadaab Mülteci Kampı’nda toplam 7 kamp var ve bu kamplarda 650 bin Somalili mülteci yaşıyor
Hmm; çarşı bugün bayağı kalabalık galiba…
Ara sokaklara dala dala gidiyoruz
Fâkir ama renkli bir hayat var burada
Reng á reng..
Kenya’daki Dadaab Mülteci Kampı’nda ismi “Bosna Dükkânı” olan küçük ve şirin bir dükkân… Tabelayı görünce, râhmetli Aliya İzzetbegoviç’i yeniden özlemle ve minnetle anıyorum içimden.
Selamun aleykum kardaş; işler nasıl?
Bir çarşı düşünün; mülteci kampında bir alışveriş çarşısı. Esnaf mülteci, müşteri mülteci…
Afrika burası dostlar, Afrika…
Çarşı dedikse, tabiî sizin bildiğiniz çarşılara pek benzemiyor. Dükkânlar kulübe şeklinde; betondan değil, tahtadan veya sacdan yapılmış…
Afrikalı çocuklar günün her saati neşê dolu; size her baktıklarını gülüyor, arabayla her yanlarından geçtiğinizde el sallıyorlar. Hele siz de aynı şekilde karşılık verin; dünyalar onların olur.
Yol ortasındaki bu tabeladan, çarşının içinde dükkânlar haricinde başka nelerin olduğunu öğrenebiliyorsunuz. Biz oraya 2023 yılından çok önce gittiğimiz için, henüz orda AK Parti, CHP, MHP tabelaları yoktu.
Afrika’da hayat
Özgür ve simsiyah… Mutlu ve simsiyah…